| Seferihisar.com Twitter'da |
|
|
Seçildiği partisinde istifa etti, Partililerinin seçtiği makamından istifa etmedi...
Bugün ardı ardına telefonlar geliyordu. Arayanlar, “Duydun mu Belediye Meclisi Üyesi Sevcan partisinden istifa etmiş!..” diyordu.
Hemen aklıma 2005 yılı geldi. O yıllarda da CHP'den İl Genel Meclisi üyeliğine seçilen M. Emin Belkıs, AK Parti’nin İl Genel Meclisi Daimi Encümeni üyeliğini kabul edip seçildiği partisi olan CHP'den istifa etmişti. Ben de “Etik olan seçildiğin partiden istifa etmek değil İl Genel Meclisi üyeliğinden de acilen istifa etmektir. Aksi halde bunun ifadesi ‘satılmış demektir’ diye yazmıştım. Belkıs oralı olmadı…
Sonunda geçtiğimiz yerel seçimlerde AK Parti, bu arkadaşı yedek aday olarak bile yazmadı...
Bugün yaşanan olay ile o gün yaşanan olay arasında çok fazla fark göremiyorum. O günkü arkadaş, makam uğruna, seçmenlerini sokak ortasında bıraktı. Bugünkü arkadaş ise çevresinin kızağına bindi...
Ayrıca o günlerdeki arkadaş en azından bir yıl dayanabilmişti, bu arkadaş beş ay dayanabildi...
Belediye Meclisi Üyesi ve Spor Komisyonu sorumlusu olan Ali Sevcan Bilim’i CHP'den istifa edecek kadar önemli olan olaylar nelerdi, perde arkasında ne gibi sorunlar vardı.
Ben duyduklarımı ve öğrendiklerimi açıklayayım. (Yanlışım varsa, muhatapları cevap haklarını aynen kullanabilirler.)
İrfan Kozan…
Bu arkadaşın oğlu belediyeye alındı ama bu yetmedi kendisi spor müdürlüğü istiyordu. İrfan Kozan seçimlerden iki ay önce o günün belediye başkanına gidiyor ve “Oğlumu belediyeye alın sizi destekleyeyim” diyor, o günün belediye başkanının, “Seçimlerden sonra alırım” vaadini kabul etmiyordu. gelişmeler üzerine olayı duyan şu anki Belediye Meclisi ve Encümen Üyesi Mehmet Ecer “İrfan Kozan yolunu belirle” dediğinde, “Tamam sizi, yani CHP'yi destekleyeceğim” diyordu.
Seçimlerde CHP başarılı çıktı ve İrfan Kozan’ın oğlu belediyede işe alındı.
CHP yöneticisi İrfan Kozan için oğlunun işe alınması yetmiyordu. Spor müdürü olabilmesi için defalarca başkana bizzat söyledi ve aracılar koydu.
Bu arada CHP yönetim kurulunda bulunan Türker Çınar da seçimlerin ardından Sığacık tuvaletlerinin bakımını üstlendi. Dikkat edin!! Bu da CHP yönetim kurulunda görevli bir isim!.. Peki CHP yönetim kurulunda görevi olan bu isimlerin belediyeden kişisel çıkar sağlama beklentisine girmesi yakışır mıydı?...
Elbette bu işin yakışığı yoktu. İşte o günlerde parti tabanındann sesler yükselmeye başlamıştı…
Ve İrfan kozan'ın isteği yerine getirilemeyince Sevcan bey İrfan bey ve azınlık bir gurubun lafına bakarak partisinden istifa etti...
Burada ben sadece partisinden değil CHP oyları ile o makama seçilen kişinin seçildiği meclis üyeliği makamından da istifa edene yiğit derim..
Aksi halde bu ve benzer kişiler gibi sedece partisinde istifa edip seçildiği makamdan istifa etmeyenlerin ve seçmenini hiçe sayıp adeta kandıranların adını seçmeni koymalı...
Bu gurupta yer alan bir isim daha var: Fikri Gürcü, diğer namı Fikri Albay..
Bu arkadaşı seçimlerden sonra personel müdürlüğüne, daha sonra temizlik işleri müdürlüğüne atadılar özetle seçimlerden az önce CHP'li olan bu isim siyasi makamlarda gelebileceği en üst makamlara getirilmişti...
Ancak bulunduğu makamı o da hazm edemedi ve getirildiği makamda siyaset yapmayı sürdürdürerek çıkar çevrelerin maşası olmaya devam etti...
Fikri Gürcü'nün amacı belkide CHP yönetim kadrosunda görevli çok sayıda kişiyi belediyeye işe aldırmaktı, olmadı olamayacaktıda.
Olmamasını nedeni, CHP'nin tüm organlarından mırıldanma sesleri günden güne yükseliyor olmasıydı...
Sayın Belediye Başkanı Tunç Soyer: Bu gemi su almaya başlamıştır ve gemi aydan aya değil, günden güne batmaya devam etmektedir.
Belediyenin alt kadrosunda çalışan bazı personel ruhsat harcı için bin lira istediğinde başkan yardımcısına gönderiyor. Başkan yardımcısı beş yüz liraya düşüyor ve bu personel veya personeller bu vatandaşlara “Hamit olsaydı yüz lira alırdı” diyor.
Böyle personel ile bu gemi yol alamaz. Bunu dile getireli aylar oluyor...
Burada takdir belediye başkanında diyemiyorum...
Sorun başkanlık sınırlarını aşmış, sorun Ürkmez'inden Ulamış'a kadar, partili partisiz her kesimin rahatsızlığı hat safhalara ulaştığı bilinmesi gerekir.
Takdir belediye başkanı ile bu partiye oy veren, hatta vermeyen tüm bölge sorunu haline geldiği bilinmelidir.
Sorunu çözme: CHP yönetimi, CHP belediye meclisi üyeleri ve il genel meclisi üyeleri ile birlikte soruna neşter koyma zorunluluğudur...
Bence bu komite seçilmişler ile gerçek CHP yönetimi ve yöneticileri bir an önce ve acilen toplanmalı ve sorunlara kökten çözüm bulmanın zamanı geldi geçiyor. Çünkü gemi su almaya başlamıştır.
Benden hatırlatması...
O dönemlerde sadece anlattıklarınla kalınmamıştı.
Mustafa ağbinin hafta sonu ruhsatı olmadığı için zabıtaları ofisini
mühürlemeye göndermişlerdi.
Diğer levhalar dururken Mustafa ağbinin yol üzerinde ki levhalarını kestirmişlerdi.
Ofisin önündeki levhaları toplatıp zabıta arabası ile çaya atacaklarında İnanç o günlerde henüz küçüktü. Zabıtalara çaya atmayın diye yalvara yakara evinin önüne getirttirmişti.
Mustafa Ağbin emlak işi yapamasın, para kazanamasın diye adamları ofise gelen çok kişiye buradan emlak alırsanız inşaat ruhsat verdirmeyiz diye engel oluyorlardı.
Özetle kendi memleketimizde esir hayatı yaşıyorduk.
Mustafa Ağbin o günleri yaşamıştı bu günlerin kıymetini çok iyi biliyor bu gün CHP iktidarda:) zorlukları yaşamayan o günkü hamitçiler şimdiki sonradan olma CHPliler o günlerde zorlukları yaşamadıklarından bu günlerin kıymetini bilemiyorlar.
Mustafa ağbin bu olanlara çok üzülüyor, CHPnin bayram yapacağı günlerde birbirlerinin kuyularını kazıyorlar CHP'ye her zaman destek oldu Mustafa Ağbin. İnanç okuyordu Fatih küçüktü gece yarılarına kadar haber yazıyor tek başına gazete çıkartıyordu ama bazı sonradan CHPli olan kişiler devamlı kuyusunu kazmaya çalışıyorlar.
Üzüntüsü bundandır mustafa'nın..
Duygu dolu yazdığın yazınızı, önerilerinizi mutlaka dinleyecektir Mustafa Ağbin...
Yazında o günlerdeki Arabımızdan söz etmişsin çok duygulandık.
Çok teşekkür ederim yavrum
Şu anda meydandaki totemi m2'si 12 liraya yapılırken 8-9 ay önce m2'si 24 liraya yapanları faturalarla buradan teşhir edeceğim. O zaman kimin basın işine neden el attığını daha iyi anlayacaksınız.
Daha önce de belediyede çalışır gibi gözüküp de maaş alanları hangi gün maaş aldığını, ogünlerde İstanbul'da olduğunu belgeleriyle göreceksiniz.
Yağma dönemi bitti artık. Kimin ne olduğunu insanlar anlasın. Herşey belgeli.
Mustafa Abi yayınlamazsan yanına daha da gelmem.
Bir cümlenizi önemle çok beğendim 'yakışıyormu sosyal Demokratlara' demişsin. bu cümle çok önemli. ANLAYANA
birde belediyeden üç kişi parti yönetiminde olmasını öğrendim öyle üzüldüm ki...
Yazık ediyorlar bu Cumhuriyetin Partisine. üzülüyorum...
nasıl olur bir yönetim kurulu üyesi hamitten iş isteyebilir.
üstüne birde bunu ikrar eder. bu açıklamanızdan hemen sonra istifa etmeliydiniz. yazık adınıza üzülüyorum.
bu yetmez gibi kendinizde belediyeden bir şekilde maaş alıyorsunuz değilmi.
Berfin hanım parti yönetiminde siz aynı fikri gürcü aynı. siz en iyisi ismail başkan hariç chp yönetim kurulu tümden belediyeden maaşa bağlatın kaninizi.
yakışıyormu sosyal demokratlığa. yakışıyormu siz gibi öğretmen emeklisine. yazık yazık. hemde çok yazık
Adımı açarak yüz kızartıcı suçlamalarda bulunmusunuz.Sayın Hamit NİŞANCI ile her anne baba gibi ogluma iş istedim.Senin Sayın M.Tunç SOYER den istediğin gibi.Aradaki fark Sayın NİŞANCI ya seni ve partini desteklerim diye pazarlık yapmadım.O zamanda ben CHP liydim ve parti üyesiydim.CHP de görev yaptığım sürece Ne Sayın M.Tunç SOYER'le ne Mehmet ECER'le nede A.Sevcan BİLİM'le hiçbir şekilde hiç bir konuda pazarlığım olmamıştır.Bu benim karekterimde yoktur.Sayın A.Sevcan BİLİM'in istifası ilede bir ilgim yoktur.Bu şahsi düşüncesidir.
Acaba sen Sayın KARABULUT oğlun işe alınmasaydı Sayın Tunç SOYER'in bukadar yanında olurmuydun?
Yayınlayacağın umuduyla Seferihisar halkını bilgilendirmek istedim.
Saygılarımla.
Bu açıklamamı tüm yerel basınla paylaşıyorum.
Not:Yazımı hazırlarken Sayın Mehmet ECER'in yazıdan çıkartıldığını üzülerek gördüm.
Oligarşik yapıya kavuşan bir partiyi yine oligarşik zihinler yönlendiriyor galiba...
neyse önce güzel Türkçe'mize bakalım bu yazıda : öncelikle, o kelime "taktir" değil "takdir" olarak yazılır sn.karabulut hazretleri...
bu arada siz çok severdiniz zat-ı alileri...noldu? kavga mı ettiniz yine.bölüşemediniz mi adil bir şekilde...
Bence kavgaların nedeni bu işte...ne güzel demişsin...bir şeyleri bölüşmeyi bile bilmiyor bu insanlar...yani siz.. :)
bu ülkede bu insanlar ne diyor bir kulak versenize :) "Chp zihniyeti" diye bir laf aldı başını gidiyor...hep biz mi hatırlatacağız canım..cık cık.. :)
burası haber sitesinden öte siyasi bir kimlik kazanmaya başladı desek yanılmamış oluruz herhalde :)
değil mi?
yoksa o da mı hayır :)