| Seferihisar.com Twitter'da |
|
|
Gerçek CHP’liler mücadele etti, Çakma CHP'liler Rakibe Çalıştı (4)
Tarih 2008… Eylül ayının son günleriydi. Bir yandan CHP'de adaylık ve transfer dedikoduları almış başını gidiyor diğer yandan da hem CHP ilçe başkanı hem de belediye başkan aday adayı olan Güler Boler, CHP'den aday adayı olan Tunç Soyer'i parti gezi ve toplantılarına davet etmiyordu.
Boler'in gizli planının arkasında Tunç Soyer'i yok saymak veya görmemezlikten gelmek olduğu su yüzüne çıkıyordu...
Gelişmeleri parti yöneticilerinden öğrendiğimde köşemde şu yazıyı yazmıştım.
“Düne kadar Güler Boler CHP'de tek belediye başkan aday adayıydı. Bu gün partide iki aday adayı var. Ancak aldığım bilgiler CHP'nin hiç de iyi yönetilmediğidir. Güler Boler başkanlığındaki heyet, mahalle veya köylere gideceğinde partiden diğer belediye başkan aday adayı olan Tunç Soyer'e niçin haber verilmiyor?
Burada parti çıkarlarının yerini kişisel siyasi çıkarların ön plana çıkarılmış gibi bir his var içimde...
Benim önerim, Güler Boler'in bir an önce değil, hemen ya ilçe başkanlığından ya da belediye başkan aday adaylığından istifa etmesidir...!”
İşte bu ve benzer cümlelerimi yazıp yayına koyar koymaz bir aylık gezimiz için eşim Fatma Hanım ile birlikte 04 Ekim tarihinde Sydney'e gitmek üzere Seferihisar'dan ayrılıyorduk...
Sydney'de gece, burada gündüz olduğu için Seferihisar'da olanları iki üç gün sonra duyabilme imkanımız oluyordu.
Gezimizin yirminci gününde Seferihisar'com haber sitesinde bir haber okudum “Güler boler ve diğer ilçe teşkilatı görevden alındı.” Peki yerine kim atanacaktı? Hamit Nişancı'nın CHP'ye geçmesini isteyen gruptan bir isim mi? Gerçek CHP'li bir isim mi?
Aradan bir hafta geçmişti ikinci bir haber aldık “CHP ilçe Başkanlığına İsmail Yetişkin atandı...”
Bu haberi aldığımızda Fatma Hanım ile atama kritiğini yaptık. Fatma Hanım, “İsmail Yetişkin, Nişancı'nın CHP'ye transferine sıcak bakmaz. Geçen seçimlerde Nişancı taraftarları İsmail Yetişkin'in amcasına ait otobüsün lastiklerini kesmişti.” Değerlendirmesinde bulundu.
O aylarda benim aracımın da lastikleri kesilmişti. Burada bir anımı aktarayım. 2004 yerel seçimlerde Etem Çalış'ın konuğuyuz. Geç vakit aracıma gittiğimde aracımın iki lastiğinin kesildiğini gördüm. Aracım kaskoluydu ve sigorta şirketini aradığımda aracımın kaskolu olmadığını öğrenmiştim. Meğer ben ücretini ödediğim halde muhatap sigortacı, ücretini şirkete yatırmamış. Bu olay başıma gelmeseydi ben aracımın kaskosuz olduğunu öğrenemeyecektim.
Hani derler ya bir musibet bin nasihattan iyidir diye… İşte bu ve benzer olaylarla, partizanlık ve kişisel intikam peşinde olan Nişancı ve ekibi ile gerçek CHP'liler arasında unutulamayacak ölçüde kin ve nefret tohumları atılmıştı. Bu gerekçelerle de gerçek CHP'liler Nişancı'nın partiye transferine asla sıcak bakmıyordu ...
10 Kasım günü Yeşilköy Havaalanı’na indiğimizde Seferihisar'dan ardı ardına telefonlar alıyorum. Telefonlarda bir isim, “Abi Nişancı yarın CHP'den rozet takacak”. Diğer “Ne yarını abi az önce İzmir İl CHP merkezinde Nişancı'ya CHP rozeti takılmış...”
Seferihisar'daki ilk günümde CHP adeta toz dumandı... Bir habere göre bir gün önce Güzelbahçe ve Narlıdere belediye başkanlarından oluşan bir heyet, Nişancı'yı dün akşam makamında ziyaret etmişlerdi, bu gün akşam üstü de rozet takılacaktı. Bunu söyleyen de CHP ilçe yönetimi görevinden alınan yandan partili bir isim...
İşte o ay ve günlerde yaşananları şu an CHP ilçe başkanlığı görevini yürüten İsmail Yetişkin anlatıyor...
“Bir akşamın geç vakti evimden o günün İl başkanı Kemal Karataş aradı. ‘İsmail yarın il başkanlığına gel seni ilçe başkanlığına atayacağız...’ dedi.”
İsmail Yetişkin bu haberi aldığında uykusu kaçar ve konuyu sadece kendisinin bildiğini zanneder. Giyinir çarşıya çıkar. Kahvede bir arkadaşının “İsmail bey hayırlı olsun...” sözüne çok şaşırır.
- Ne hayırlısı?
- Yahu CHP'nin ilçe başkanlığına atanıyorsun.
Diğer bir dostu telefon açar aynı sözler
Bunun üzerine “Ne yapmalıyım?” diye düşündükten sonra Hüseyin Ercan'ın marketine gider ve Ercan'a durumu anlatır...
Gecenin geç vakti Hüseyin Ercan ile birlikte araca binerler ve Akarca'da bir kenara çekilirler. Konu yarın il merkezine gidildiğinde ilçe başkanlığının hangi şartlar ile kabul edileceğidir.
Ve o akşam Hüseyin Ercan ile karar verirler.
İsmail Yetişkin sabahleyin tek başına il başkanının yanına gider.
İl başkanı önerisini söyledikten sonra tek şartı vardır İsmail Yetişkin'in.
Sayın başkan bu önerinizi bir şart ile kabul edeceğim.
Karakaş: Nedir şartın?
Yetişkin: Hamit Nişancı CHP'ye transfer edilmeyecek ise… Diğer türlü beni bu işlere hiç bulaştırmayın.
Kemal Karataş bu öneriyi anlayışla karşılar ve “Tamam” der.
İl başkanının daha sonra bu sözlerinin arkasında durmadığı veya dik duramadığı günlerde, İsmail Yetişkin ve ilçe yönetim kurulundaki bazı arkadaşları, hakaret edici sözlere varan çıkışlarla Karataş’ın karşısına dikilirler. Nişancı ile ilgili bazı soruşturma dosyalarını il başkanının önüne koyarlar. Etkin mücadele sonucunda Nişancı’nın transferi önlenir.
Önümüzdeki yazı dizimde.
- Güler Boler niçin Hamit Nişancı aleyhine basına beyanat vermeye başladı...?
- O aylarda belediye basın bürosunda görevli DHA Seferihisar temsilcisi Evrim Ataman neler anlattı...?
- Yerel seçimlere iki ay kala kim Hamit Nişancı'dan oğlu veya kızı için iş istedi ve Nişancı'ya “Seçimlere iki ay var. Çocuğumu işe alırsan sana çalışacağım” dedi.
- Osman Ürkmez Makamına gelen CHP kadın kollarına ne dedi?
- Seçim ve sonrası...
Not: Yazıma muhatap kişi veya kişilerin açıklama gönderdikleri halde isimleri, isteğe bağlı açık veya gizli tutulmak kaydı ile her türlü cevap hakları gün beklemeksizin yayına konulacaktır...