| Seferihisar.com Twitter'da |
|
|
Seferihisar ve Seferihisarlılar adına çirkin bir davranış. Bunu yapan bir Selanik'li de olamaz. Çünkü Selanik bir Avrupa kenti ve Selanik'te bayanlara saygı en üst seviyelerdedir...
Bir Seferihisar hikayesi...
Misafirperver olalım, hoş görülü olalım, insanlara güler yüzle davranalım ama en önemlisi Seferihisar'a yakışacak insan gibi insan olalım diyoruz...
Bu cümleleri fırsatım olduğunda yazar ve söylerim, ama nafile...
Bu gün yaşanan bir olayı aktaracağım. Yaşanan olay ve sarf edilen cümleler Seferihisar halkına ne kadar yakışıp yakışmayacağına siz karar verin...
Öğle saatleri Neptün Hanım aracını park yasağı levhası bulunmayan CHP ilçe başkanlığının bulunduğu ara sokağın kenarına aracını park eder.
Oradan bir esnaf aracının başına dikilir “Buraya aracınızı park edemezsiniz!”
Neptün Hanım: "Neden?"
Dükkan sahibi: "Mal gelecek!"
Neptün Hanım: "Ben belediye kültür merkezine çıkıyorum on beş dakikaya varmaz gelirim. Bu arada dükkanınıza mal gelirse haber verin hemen gelir aracımı bulunduğu yerden alırım..."
Dükkan sahibi: "Hayır şimdi telefon eder mal getirttiririm. Çekin aracınızı buradan!"
Neptün Hanım: "Bu dükkanda bir beyefendi vardı, o beyefendi insanlara sizin gibi davranmıyordu!"
Dükkan sahibi: "O benim çalışanım!"
Aracına başka park yeri bulamayan Neptün Hanım aracının yanından ayrılır. Aradan beş dakika geçer Trafik polisi anons geçer “35 xxx xx aracınızı bulunduğu yerden kaldırın”
Polis anonsunu duyan Neptün Hanım koşarak aracının yanına gelir.
Neptün Hanım: "Benim aracımın plakasını niçin anons ediyorsunuz? Burada araç park edilemeyeceğine ait herhangi bir levha yok ki!"
Trafik polisi olay yerinden ayrılır...
Neptün Hanım dükkan sahibine: "Niçin böyle yapıyorsun? Hepimiz Seferihisar'lıyız, yüz yüze bakıyoruz..."
Dükkan sahibi: "Ben Seferihisar'lı değilim, Selanikliyim! Dükkanımda daha önemli insanlar var sizinle konuşamam".
Şimdi soruyorum: Bu esnafın davranışı hengi esnafa veya insana yakışır...?
Buna siz karar verin...
Aslında yaşanan bu üzücü olay bu kadarlıkla geçiştirilecek bir konu değil. Sadece şimdilik konuyu geçiştirip olayın başka yönünü ele alacağım.
Belediye Başkanlığı'na
Son günlerde beş veya on dakikalığına park yapılabilecek caddelerde dahi “Aracınızı buraya park etmeyin mal gelecek” diyen (yalan söyleyen) esnaf sayısı günden güne çoğalıyor.
Bunun nedeni ne?
Turizme hazırlanmakta olnan Seferihisar'ın çarşı merkezi veya ana caddelerinde bulunan esnaf mesai saatleri haricinde mal alımı yapsalar daha uygun olamazmı?
Gidin güneyde tüm turistik ilçeleri gezin görün mesai saatleri içerisinde ilçe merkezinde bir tek mal getiren kamyon, kamyonet görebilecekmisiniz!...
Yetmedi. Gezin görün bakalım mesai saatleri içerisinde ilçe merkezlerinde bir tek kamyon, traktör iş makinesi girebiliyor mu? Bunun çaresi mutlaka bulunmalı. Üstelik hiç geciktirilmeden...
Seferihisar Emniyet Müdürlüğüne
Seferihisar'ın park sorunu malum, ancak Salı ve Cuma günleri kurulan pazara gelen insanlar araçlarını park edecek alan bulabilmeleri kesinlikle imkansız...
Araç sahipleri mecburen beş veya on dakikalığınada olsa bir müsait yer bulduklarında araçlarını bırakmak zorunda kalıyorlar.
Önceki aylarda şehir içi trafik görevlilerimizden eleştiri gelmiyordu. Bu günlerde mırıldanmalar yükselmeye başladı. İlçede araç sayısımı arttı, trafik ekiplerimiz kontrollerinimi arttırdı?.
Bunun nedenini öğrenmek istiyorum...
Mustafa Karabulut
Başkanın ismini duyuyorum Seferihisara fazla bir insan olduğu kanaatindeyim. Kendisinden bir ricam olacak Seferihisarda ne kadar erkek esnaf varsa belediye otobüsüne bindirip güneyde bulunan turistik beldeleri gezdirsin. Olanları duyduğumda Seferihisarlıyım diyemiyorum aile toplantılarında.
Yeter artıkyaa. Böyle kaba insanlar sadece bu ilçedemi var oluyor.
Peynirciden bir kilo peynir almak için oralara aracını park etseydi o peynirci laf etmezdi. Bir seferihisarlı olarak o peynirciyi kınıyorum ama bu böyle kalmamalı o peynirci mutlaka eğitilmeli. Diğer yandan trafik polisleride peynircilere karşı biraz daha etkili görev yapmaları için kaymakam ve Emniyet müdürüne iletilmeli! duyurulmalı!
Bak Kardeşim...
Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama
Yarım saat erkene kurulsun saatin.
Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin..
Pencerini aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin...
Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin...
Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin.
Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart,
Çek kızarmış ekmek kokusunu içine,
Bak güzelim kahvaltının keyfine.
Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis,
Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin..
Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile.
Sonra koş git işine, dünden, önceki günden,
Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla,
Ohhh şöyle bir hafifle
Bir güzel kahve ısmarla kendine,
seni mutlu eden sesi duymak için "alo "de
Hiç işin olmasada öğle üzeri dışarı çık
Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa...
Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak
Çiçek görürsen kokla ,köpek görürsen okşa ,
çocuk görürsen yanağından makas al.
Sonra,şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı,
sen çok dar da iken kimler seni ferahlattı,
hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı?
Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?
Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara
Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor..
Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak,
yüzünde güller açtıracak.
Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun..
Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun.
Arkadaşım,
hayat bu daha ne olsun?
Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!
Can Yücel