| Seferihisar.com Twitter'da |
|
|
Yurdumuzun dört bir yanından her dört ayda bir Seferihisar'a eğitimlerine tamamlamak üzere binin üzerinde gencimiz Eğitim Tabur Komutanlığına gelir ve üç aylık eğitimlerinden sonra yine yurdumuzun dört bir yanına atamaları yapılır.
Başta Kahveciler, Berberler ve Pastaneci esnafımız Asker çarşı iznine çıkacağı hafta sonununu bekler asker çarşı iznine çıktığında pekçok askerimizin ziyaretçileri de gelir ve o gün çarşı adeta panayır günü görünümündedir.
Askerimizin yemin töreni günü ise kahve ve pastanelerde oturacak sandalye bulmak bile güçleşir.
Asker ve ailesini yolunacak kaz gibi görmek...
Üzücüdür ki çok az da olsa bazı berber ve kahveci esnafımız asker ve askerimizin ziyaretine gelen konuklarına misafir gözüyle onları güler yüzle karşılamak yerine “onlardan nasıl ve ne kadar para kazanabilirim” gözüyle bakmak Seferihisar'ımıza yapılan en büyük kötülüklerden biridir.
Her Asker Bir Turisttir
İnsan yaşamında unutulmayan anlar vardır; herkesin ilkokul yıllarını unutamadığı gibi erkekler de askerlik yaptığı yeri, ilk eğitim (acemilik) yıllarını yaşam boyu unutmazlar. Hele askerliğe ilk adım attıklarında bir esnafın onu kazıkladığını ve bir esnafın ona güler yüzle yaklaşmadığını gördüklerinde o esnafı değil daima o esnafın memleketini kötüler...
Bir esnafın veya vatandaşın yanlışlığını gördüklerinde “Seferihisar esnafı mı?... Seferihisar insanı mı? Aman aman allah bir daha o ilçeye kimseyi düşürmesin” cümlesini yaşam boyu unutmaz ve her askerlik anısını anlatmaya başladığında anılarında ilk aklına gelen o insandır...
İşte o anda olan tüm Seferihisar'a ve bu ilçenin geleceğinin az da olsa kötü kaderi çizilmiş olur.
Bir örnek vereyim... İki yıl önce bir aile oğlunun yemin merasimini izlemek için Seferihisar'a gelir ve komutanı bir günlük akşam izni verir. Aile Sığacık'ta üç kişi bir akşam konaklayabileceği bir pansiyoncuya girer. Pansiyon işletmecisi “Kaç gün kalacaksınız?” diye sorunca “Bir gecelik istiyoruz” yanıtını verir...
Pansiyoncu yanıtı ilginçtir: “Bir geceliğine vermem, biraz sonra iki geceliğine bir asker ailesi gelir odayı ona veririm. Biz para kazanabilmek için bugünü bekliyoruz”
Bu durum karşısında çaresiz kalan aile bir gece kalır ve iki gecelik ücret öder.
Bu pansiyon işletmecisi bu konuyu unutmuş olabilir ama eğitim gören askerlerimiz arasında bu konu iki yıldır konuşulduğunu duyuyorum.
Aslında bizim toplumumuz misafirperverdir. Tabur Komutanlığı ile konuşularak her yemin merasiminden sonra bir aileyi misafir edecek yüzlerce Seferihisarlı olduğu kesi... Bu konuda sadece öncülük etmek gerek. Bu görev de sanırım yine Seferihisar'da etkinliklere öncülük yapan kadınlarına düşüyor...
Bir turist olarak gördüğümüz askerler de her turist gibi Seferihisar'dan ayrıldığında, Seferihisar'ın tarihi ve doğal güzelliklerine dair anıları ve hikayeleri olmalı. Bence askerlerimiz geldiğinizde Doğanbey, Ürkmez, Sığacık, Akarca'sıyla Seferihisarımızı tanıtıcı yayınlar ve kentimizi simgeleyen ürünleri hazır olmalı.
En önemlisi de dört ayda bir ilçemize gelen yüzlerce askerlerimize ömür boyu unutamayacak güzel anılar bırakabilmek olmalı..
Gelelim çözüme; Nasıl ? İlk önce adalet denen terazinin kefelerini oluşturalım. Bir yanda Hizmet veren bir işletme bir yanda da hizmet almak isteyen müşteri; İyide iğneyi kendimize çuvaldızı nasıl olsa batıracak birini buluruz. Kişi kendi haklarını bilmemesi hatadır. Ve aynı zamanda anayasa gereği kanun bilmedim demek te suçtur. Nasıl ? Suç işlemek Suçun cezasının bu kadar olduğunu bilmiyordum demek değildir. Şimdi gelelim hakkımıza. İşletme eğer mevcudunda konaklamaya yetecek olan odası var ise ve bu odada tadilat çalışması yok ise gelen müşteri kim olursa olsun konaklatmak zorunluluğu vardır. Konaklatma yapan işletmenin iki görevi vardır. 1. gelen müşteriye gerekli hizmeti ücreti karşılığı vermek. 2. Kamu düzeni sağlamak açısından da gelen kişilerin kimlik bilgilerini ilgili kolluk kuvvetine bildirmek.
Bir kere sizi konaklatmıyorum şu veya bu gerekçe ile diyerek müsteriyi rencide etmek tüketici haklarına aykırı.
Kanun gereği konaklama yapacak insanların kalacak yerlerinin olmaması ve ücreti karsılığında konaklama yaptırmak, parası olmayan kişilerinde kolluk kuvveti nezaretinde gerektiğinde o kişilerin konaklama ücreti o yörenin müki amirliğince karşılanmak sureti ile konaklamanın yaptırılması bir zorunluluktur.
Ayrıca Konaklatmıyorum demek suçtur. TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN'un 5.maddesinin 2.fıkrasında "Hizmet sağlamada da haklı bir sebep olmaksızın kaçınılamaz." ibaresi mevcuttur.
5. maddeye aykırılık halinde 25.maddeye göre İdari Para Cezası uygulanmaktadır. Bu ceza da olay anında kolluk kuvvetlerinin yetkisindedir. Saygılarımla
Bu yorumumu silmeyin 5 sene sonra bugünlerde okuyun. Tunç Bey için de maalesef, Fikri adındaki bir Albayı Personel Müdürü yaptı, insanlara tepeden baktığı için, başkandan çok makam merağı olduğu için, yanlış uygulamaları nedeniyle Tunç Beye seçim kaybettirdi demezlerse adam değilim.
Umarım yine 5 sene sonra koca ilçeyi çoluğa çocuğa kaptırmazsınız sayın CHP'liler. Bir diğer konu ise;
BURADAN TUNÇ BAŞKANA SESLENİYORUM:
CHP yönetiminde ve mecliste kendi menfaatlerine ve kesesine çalışmayan topu topu 5 kişi var.
1- Tunç SOYER
2- Ali SEVCAN
3- Hüseyin ERCAN (BALCI)
4- Ali TAŞKIN
5- Özlem Derya ULUS
Diğerleri az da olsa çok da olsa menfaati peşinde koşturuyor.
Son konuya geliyorum, kısa kesiyorum. Yılın 8-9 ayı Akarca'da ikamet ediyorum. Hamit Nişancı Akarca'ya önem vermedi diye ve partisinden dolayı oyumu CHP'ye attım. Be kardeşim, Hamit'in günahını almışım. Adam hiç olmazsa temel hizmetleri aksattırmadan işleri yürütüyordu. Yakın bir zamanda Çöp dağlarının fotoğrafını sitenize göndereceğim. Alınmayan çöpler artık sağlığımızı tehdit eder hale geldi. Bu fotoğrafları tarafsızsanız yayınlarsınız.