| Seferihisar.com Twitter'da |
|
|
Bazı Hamit Nişancı yandaşı vatandaşlar bana takılıyor: “Yahu Nişancı sana ne yaptı da devamlı muhalefet yapıyorsun?…”
İşte bu ve benzer cümleler bana Hamit Nişancı’ya birkaç soru sorma imkânını sağladı. Daha doğrusu Nişancı’yı neden eleştirdiğimi açıklama ihtiyacım olduğunu hatırlattılar…
Birçok okurum hatırlayacaktır… 18 Nisan 1999 yılı yerel seçimlerde yine ANAP’tan aday olan Hamit Nişancı için “çok küçük” diyenler için şu cümleleri kullanmıştım “Yaşı küçük olabilir, ama ülkemizde bu yaşlarda pek çok kişi bütçesi trilyonları bulan holdingleri, yüzlerce işçi çalıştıran fabrikaları yönetiyor. Seferihisar gibi bir ilçeyi niçin bu yaştaki kişi yönetmesin? Evet, o günlerde dediğim doğruydu.
Nişancı seçildiğinde Yeni Asır’da iki gün arka arkaya birinci sayfadan haberini ben yapmıştım. Neydi o yayınladığım haber hatırlatayım.
Nişancı, “Yatırımcıların 24 saat emrindeyiz!” diyor ve “Yatırımcılara tüm kapılarımız sonuna kadar açık olacaktır!” diye devam ediyordu.
Peki, geçen on yıl içinde Nişancı ilçeyi nasıl yönetti…
Cevabı ortada…
Seferihisar Belediyesi’ni babadan miras bulmuşçasına kötü ve keyfi yönetim ile iflasın eşiğine getirdi…
Neden mi?
Bazı belediye işçileri, sadece Nişancı’ya oy vermedikleri ya da tiplerinden hoşlanılmadıkları için ağır koşullar ve hakaretler altında çalıştırıldı. İşçiler sadece ağır koşullar altında çalışmadı, tüm işçilerin prim, ücretli izin, ikramiye, gıda ve giysi yardımı gibi toplu sözleşme hakları gaspedildi. Büyükşehir Belediyesi'ne geçen bu işçiler ise haklarını mahkemede ararken mahkeme Belediyeyi mahkum ederek işçilerin alacaklarının faiziyle ödenmesine karar verdi.
Bu ve benzer türlerden hakları gaspedilen ve mahkemeyi kazanan işçilerin şu an belediyeden toplam alacakları ne kadar oldu biliyor musunuz?
Sıkı durun…
TAM ÜÇ TRİLYON CİVARINDA
Bu işçiler yerel seçimden önce veya hemen sonra anlaşarak veya icra kanalı ile alacaklarını isteyecekler, ayrıca cadde ve sokaklara taş döşettirilen bir firmanın 300 bin YTL alacağı için belediyeyi icraya verdiği de duyumlar arasında...
AYRICA…
1.) Şu anda belediyenin tüm hesapları icralık… Paralar İzmir’de bulunan çeşitli bankaların şubelerinde bazen ayda, bazen de haftada bir yer değiştiriyor.
2). Özellikle bir kamu kurumunda olmaması gereken sigortasız işçi çalıştırma yöntemi Seferihisar Belediyesi’nde uygulanıyor. Nerede mi? Çöp toplama da...
3). Belediyeye ait gayrimenkuller babadan kalmışçasına haraç mezat satıldı veya satılıyor…
4). Çok ilginçtir ki Akkum bölgesinde orman alanı içinde kaldığı gerekçeyle çok sayıda arsaya orman itiraz ettiği halde, bu bölgede bulunan belediyeye ait 300 dönüm civarındaki arazi de belediye tarafından üç beş ayda bir ihale ile satılığa çıkarılıyor.
5). Sığacık çarşı merkezinde 1.Nolu kentsel SİT alanı içinde bulunan belediyeye ait bir tapunun bir kısmı, müstakil tapuya dönüştürülmeden ihale edilip bir vatandaşa satılıyor.
Tekrarlıyorum. 1.Nolu kentsel sit alanı içinde ve müstakil tapusu olmadığı halde ihale edilip satılıyor ve parası da alınıyor…
Şimdi üst cümlemi tekrarlıyorum.
4. ve 5. maddelerde yazılı olanları. özel bir emlak firması yapsaydı, toplum o firmayı sahtekârlıkla suçlar mıydı? Suçlamaz mıydı?
Buna da siz karar verin…
ŞAHİBELER
Seferihisar Belediyespor Kulübü’nde çok büyük yolsuzluklar olduğunu duyuyoruz, hatta bu konudaki iddiaları toplumda konuştuğu için Nişancı tarafından bazı vatandaşlarımızın tehdit edildiğini kamuoyu biliyor.
Söz açılmışken burada Başta Seferihisar Kaymakamlığı olmak üzere devletimizin ilgili tüm kurumlarına alenen ihbarda bulunuyorum: “Lütfen şaibe ve yolsuzluk iddiaları ilçe dışına kadar yayılmış bu spor kulübü müdür, dernek midir bilemiyorum ama bu kurumun acilen denetlenmesi gerekir… Denetlensin ki vatandaşların kuşkusu giderilsin.
Seçildiğinde “24 saat kapımız açık” diye beyanat vermişti…
Peki daha sonra örnekleriyle ne oldu?…
Bir gün bana (mesleğim gereği) araç vize istasyonu kurabilmek için bir yatırımcı geldi. (Firmanın üst düzeyinden yetkili. Not. Telefonunu hala kayıtlı isteyen olursa hemen verebilirim) Sanayi bölgesinden kendisine bir gayrimenkul bulduk, ancak belediyeden de bilgi edinmek ve belediye başkanından da destek almak istiyordu. Bu yatırımcı üç ay Hamit Nişancı’dan randevu alamadı… Tekrar ediyorum, tam üç ay randevu alamadı. Sekreteri her defasında “Henüz gelmedi efendim, notunuzu ilettim efendim, sizi arayacağız efendim. Tekrar telefonunuzu verebilir misiniz efendim” laflarıyla tam ve tam üç ay geçti ve sonunda bu yatırım İzmir’in Gaziemir ilçesine yapıldı…
Hani yatırımcıya kapılarımız 24 saat açıktı?...
Bitmedi…
Hangi yatırımcılar Seferihisar Belediyesi’nin kapılarında haftalarca bazen aylarca bekletildi…
Hangi yatırımcı spor kulübüne nakit bağış vermedi gerekçesiyle yatırımları engellendi...
Bilgi, duyum ve yaşadıklarım hakkındaki yazı dizim www.seferihisar.com adresinde devam edecektir.