|
|
|
|
![]() |
| |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | Künye | Reklam | Seferihisar Rehber | Seferihisar Shop | Seferihisar Emlak | Forum | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | |||||||||||||||||||||||||||||||||||
KATEGORİLERHABER ARAEN ÇOK OKUNAN HABERLER
Özel Arama
|
İnsanlar, Ey Benim İnsanlarım...
Şeriat mı?Hadi canım sen de!.. Diyenler... Derya içinde olup da deryayı bilmeyenler... Bir 2 Temmuz daha geldi... Sivas’ta 37 aydınımızı yakan alevlerin külleri hala soğumadı...Ortaçağın Avrupa’sındaki engizisyon ateşlerinin alevleri değil,hepimizin daha dünmüş gibi hatırladığı,bugünün Türkiye’sinde,gerici yobazların yaktığı şeriat ateşinin alevleridir sözü edilen... Siz,her an içinde olduğunuz için,küçük küçük,sürekli değişen yaşam koşullarının belki farkında değilsiniz ama yurtdışında yaşayan bizler her Türkiye’ye geldiğimizde travma yaşıyoruz. Hem de Dir Mengi Fırat’ın sözünü ettiği cinsten uyduruk bir travma da değil... Yaşamımızı altüst eden gerçek bir travma... Sıcak bir günde AKP’li belediyenin işlettiği bir kafeterya veya restoranda bir bira içmek istiyoruz,ya da kamunun bir dinlenme tesisinde yemeğimizin yanında biraz alkol almak istiyoruz,bir dayak yemediğimiz kalıyor... Yasak hemşerim!.. Neden yasak?Emri getir de görelim,nedenini anlayalım... Yasak dedik,işte o kadar!.. Bir kurumda bir işimiz var vezneye gidiyoruz;bir de ne görelim,baylar veznesi ayrı,bayanlar veznesi ayrı... Denize gireceğiz,birden karşımızda ceberrut herifler;hayır burada giremezsiniz... Niye? Burası hanımlara tahsis edildi... Neee?Denizide mi kadın erkek ayrı ayrı parsellediniz?.. Otele gidiyoruz,resepsiyondaki görevli görünüşümüzden anlıyor ve açıklıyor:”Burada kalamazsınız.Burası tesettür oteli...” Yoksa biz yanlışlıkla Türkiye yerine Suudi Arabistan’amı gittik!.. En acısını bir Karadeniz gezisinde yaşadık.Tur otobüsü bir öğle yemeği için durdu.Lokantaya gireceğiz. Aaaa!.. Kapıda garson,erkekleri ayrı bölüme,kadınları ayrı bölüme yöneltiyor!... Kardeşim,bu benim eşim!.. Hayır,ayrı oturacaksınız... Geziyi o anda terkettik... Ayni olay,ilgimizi çeken ve izlemek istediğimiz bazı konferanslarda da başımıza geldi.Kadınlar ayrı,erkekler ayrı bölümlerde oturacak!... Eşim ve ben birbirimizi çimdikliyoruz,Türkiye’deyiz değil mi?... Şaştım da kaldım;baktım eşim,sanki kırk yıldır o ortamda imiş gibi giysilerinde de farkına varmadan değişikliğe gidiyor ve ne olur ne olmaz diye daha kapalı giyinmeye başlıyor!.. Mahalle baskısı mı?.. Hiç farkına bile varmadan bakıyorsunuz hayat sizi bir yerlere sürükleyivermiş... Türban mı?.. Siz türbanı tartışa durun atı alan üsküdarı geçiyor... Artık iş öylesine şirazesinden çıkmaya başladı ki;mayo reklam panoları duvarlardan kaldırılıyor derken,bakıverdik bir dükkan sahibi kendiliginden binlerce yılın şarap tanrısı Dianissos’a don giydirivermiş bile!.. Farkında değilsiniz belki...Ne ‘günaydın’ kalıyor ne de ‘iyi günler’... Hayırlara vesile olur inşallah!.. Bizim entel takımının bu yazılanlara bıyık altından güldüklerini görür gibi oluyorum... Yağcılık ve yardakçılığa devam etsinler... Benim asıl canımı sıkan onlar değil... Hele bir demokrasi havarisi Avrupa var ki... Evlere şenlik... Hani Avrupa’yı bilmesem,Pasifikte de olsa kendini batı dünyasının bir parçası olarak gören Avusturalya’da yaşamasam adamların demokrasi samimiyetlerine ve aşklarına inanıvereceğim... Gidin de okyanusun ortasında Yeni Kaledonya’da Fransa’nın demokrasi anlayışı neymiş görün... Daha birkaç gün önce Guam’dan bir temsilci bu batı demokrasisinin ne menem bir şey olduğunu anlatmak için Avusturalya’ya geldi... Zaten ben Aboriginlerle beraber yaşadığım için, Avusturalya’da bunun ne anlama geldiğini çok iyi biliyorum... İki gün önce,yapılan bir istatistiğe göre, Avusturalya’lıların Japonlardan sonra en uzun yaşayan insanlar olduğu sevinçle açıklandı... Ama önemsiz bir eksiklik yapılmış!.. Bu istatistik çalışmasına Aboriginler alınmamış!.. Gelişmiş batı ülkesi Avusturalya’da 50’sini gören Aborigin kendisini çok şanslı görüyor da!.. Ahh Atatürk ahh... Oysa sen ne diyordun? “ Hangi istiklal vardır ki yabancıların nasihatlarıyla,yabancıların planlarıyla yükselebilsin...” Ne diyordu Nazım? “İnsanlar,ah benim insanlarım, yalanla besliyorlar sizi...” Ahh,bir de bu yalanların farkına varabilsek...
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||
| Sitemizde yayınlanan köşe yazıları, yazanın sorumluluğundadır. Haber, yazı ve resimler izinsiz yayınlanamaz alıntı yapılamaz. | |
| Teknik destek: Bilkar Bilgisayar Mali Destek: Karabulut Emlak İçerik: Yeni Haber Gazetesi Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |