| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | Künye | Reklam | Seferihisar Rehber | Seferihisar Shop | Foto Galeri | Videolar | Seferihisar Emlak | Anketler | Sitene Ekle | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
KATEGORİLER
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
Travma Meselesi
Sevgili dostlar travma ne demektir biliyor musunuz? Tıbbî bir terim olan travma kelimesi zarar görmek, hasar almak, darbe almak gibi anlamlara gelen bir terimdir.
Örneğin trafik kazası veya birinin kafasını gözünü patlatmak bir travma örneğidir. Yani mutlaka bir zarar görme söz konusudur. AKP de parti adına söz söyleme yetkisine sahip 4-5 kişiden biri konumunda olan DMM Fırat, ‘Atatürk devrimlerinin Türk halkı üzerinde bir travma yarattığını’ söylemiş. Ben DMM Fırat’ı gerçek yüzünü ortaya koyduğu için kutluyor ve sözlerinde küçük bir düzeltme yaparak bu görüşlere katıldığımı söylemeden geçemeyeceğim. Atatürk devrimlerinin bir travma yarattığı doğrudur. Ancak bu etki kesinlikle halk üzerinde olmamıştır. Öncelikle düzeltilmesi gereken nokta budur. Sözkonusu travma, Tanrı’nın yeryüzündeki temsilcisi olduğunu iddia ederek, kendisinde ilahi bir güç vehmeden ve bu gücü kendisine siyasi rant elde etmek için kullananlar için olmuştur. Bu travma, halkı cahil bırakıp kul köle etmeyi yönetmek sananlar için olmuştur. Bu travma, kadınları kara çarşafa sokup 4 tane kadını arkadan yürütüp bunu erkeklik sananlar için olmuştur. Aynı şekilde kadına mirasda yarı hisse veren, toplumsal yaşamda ciddiye almayan, kız çocuklarını okutmayı aklından bile geçirmeyenler için olmuştur. Ülkenin yeraltı ve yerüstü zenginliklerini yakınlarına ya da yabancı güçlere peşkeş çekenler için olmuştur. Kendisindeki ilahi gücün var olmadığını kimse anlamasın diye yabancı bir dille ibadet edilmesini kural olarak oturtanlar için olmuştur. Dünyada benim bildiğim kadarıyla kendi dilinden başka bir dille ibadet eden bir başka ülke görmeniz olası değildir. Düşünsenize mensubu olduğunuz dinin gereklerini yerine getirirken ne dediğinizi bilmiyorsunuz. Var mı böyle bir şey? 1932 yılında Yüce Önder Atatürk gereken tüm çalışmalar yapıldıktan, dönemim ileri gelen din bilginlerinin görüşleri alındıktan sonra ezanın Türkçe okunması talimatını vermiştir ve 1950 yılında Adnan Menderes iktidara gelinceye kadar da bu topraklarda ezan Türkçe okunmuştur. Ne zaman Arapçaya dönmüştür biliyor musunuz? Menderes iktidara geldikten sadece 12 gün sonra. İşte bu travmanın nerelere uzandığı buralardan bellidir. Bu ne büyük bir travmanın kuyruk acısıymış ki Cumhuriyet kurulduğu günden beri hiçbir zaman unutulmamış. Hep bir karşı devrim çalışması var olagelmiş. Ancak Atatürk ne büyük bir lidermiş ve ne sağlam temeller atmış ki 85 yıllık Cumhuriyet kendisini savunacak aydınlık ve devrimci güçleri her zaman yaratmış, hep kendisini korumayı başarmıştır. Asla unutulmasın ki sonsuza kadar da bu güçler var olmaya devam edecektir. Hiç boşuna heveslenmesinler. Asla başaramayacaklar ve daha çok travma alacaklar. Unutulmasın ki günün en karanlık anı aydınlanmanın başladığı andır. Bu kuyruk acısını onlara tattıran Atatürk’e binlerce teşekkür ve minnet duygularımı sunarım.
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||