| Seferihisar.com Twitter'da |
|
|
Bu yılın ilk haftalarıydı. EXPO 2020 adaylığı için İnciraltı'nın önerileceği henüz kesinleşmemişti.
Ama 2015 adaylığı sürecinde ellerini, avuçlarını “İnciraltı da İnciraltı… EXPO’ya en uygun yer inciraltı” diye ovuşturanların, EXPO 2020 adaylığı sürecinde de İnciraltı üzerinde ısrar edeceğinden emindim.
Çünkü İnciraltı, 'ranta' en elverişli bölgeydi.
Bulundukları mevkileri çıkara dönüştürmekte tartışılmayacak kadar usta olan 'lobi' sesini yine yükseltti. İnciraltı konusunda ısrar etti.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın, “İnciraltı EXPO'ya uygun değil” açıklaması ile biraz umutlandım ama bu umudum fazla sürmedi. Uluslararası Sergiler Bürosu'na sunulan dosyada fuarın yapılacağı alan olarak yine İnciraltı gösterildi.
Bazı dostlarımız, İnciraltı olayına fazla duygusal baktığımı, planın İnciraltı'nın yeşil örtüsünü koruyacağını, EXPO'nun da İzmir'e ve Ege'ye büyük kazanç sağlayacağını savunuyor.
Öncelikle şunu tekrarlayayım. Benim EXPO'ya karşı olmam söz konusu değildir. EXPO'nun İzmir'e verilmesini herkesten çok ben isterim.
Ancak, EXPO arkasına saklanarak İzmir'in son yeşil alanının talan edilmesine de asla göz yumamam.
Akıl ve izandan yoksun, yatırım için gözlerini sadece yeşil alanlara diken doymazların, Çiğli-Menemen arasındaki geniş bakir toprakları, İzmir'den Seferihisar'a gelirken Bademler'den sonra yolun sol kısmındaki yamaç ve tepeleri kaplayan çorak ve otluk alanları fark etmeyip "İlla da İnciraltı" demelerinin altında (bana göre) sadece ve sadece 'rant'tan pay kapma düşüncesi vardır.
Buca, Menemen, Selçuk, Torbalı gibi ilçelerden yükselen, “EXPO için yer tahsisine hazırız” açıklamalarına rağmen kem gözlerin İnciraltı'ndan başka yer görmemesi bu yüzdendir. Çünkü İnciraltı, muhteşem doğası, mavi denizi, her tondan yeşilliği ile yatırım için harcanacak paranın en kısa sürede 'kar'a dönüştürülebileceği eşsiz bir yerdir.
“Ne var canım. İnciraltı oluversin” diyenlere planı iyi incelemelerini öneririm. İşte Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın açıkladığı plan taslağının ayrıntıları…
- 5 milyon 560 bin metrekarelik alanın yüzde 55'i yapılaşmaya açılacak. (Yani, 3 milyon 58 bin metrekarelik alan betonlaşacak. Bu da demektir ki, İnciraltı'nda ortalama 100 metrekarelik 30 bin 580 apartman dairesi kadar yapılaşma olacak. Bu yapılar da, kesilecek mandalina, portakal, limon ağaçlarının yerine, turistik tesis, rezidans, ticari alan adı altında inşa edilecek.)
- Otoyola yakın 690 bin 541 metrekare alan; konut, rezidans yapımına olanak sağlayacak şekilde tercihli kullanım alanı olacak. Bu bölgenin deniz tarafında kalan kısımla ağaçlı yolun Narlıdere yönünde kalan kesimindeki toplam 1 milyon 897 bin 987 metrekare alana turizm tesisleri yapılacak.
(Yani, yemyeşil bahçeleri atalarından devralan terzi Eminler, ayakkabıcı Fahriler, Ayşe teyzeler, Fatma halalar devasa rezidanslar yapamayacakları için ellerinden çıkaracakları ata yadigarlarında dikilen binaların seyircisi olacak, kurulacak tesislerde çocuklarına, torunlarına bir iş kapabilmek için çırpınacak. Bodrum, Marmaris, Kuşadası'nda yıllar önce yaşanan yer satışları burada da hızlanacak.)
- Planda, otoyoldan denize doğru uzanan 273 bin 2 metrekarelik bir bölge ticari alan olarak işaretlendi. Burada en küçük parsel 3 bin metrekare olacak.
(Hal böyle iken... Şimdi atadan, dededen miras kalan mandalina bahçesinin içine, ata, baba hatırını yaşatacak iki katlı bir ev yapma imkanı var mı? Yok… O zaman mandalina bahçelerinin sahiplerinden maddi durumu iyi olmayanlar ne yapacak? Arazilerini turizm tesisi kuracak olan 'büyüklere' cebren satacak. Satmazsa tepesinde kamulaştırma kılıcı sallanacak.)
- Üç bin metrekareden aşağı parsel olmayacak.
Kaç mirasçı 3 bin metrakarelik alana tesis yapabilir? Haydi bakalım, üç beş mirasçı bir araya gelsin de orada milyonluk tesisler kursun. Böyle bir güçleri olmadığına göre araziler, “EXPO için en uygun yer İnciraltı da İnciraltı" diyen lobicilerce ele geçirilecek. Tesisleri onlar kuracak.
EXPO için İnciraltı'ndan başka yeri gözü görmeyen lobiciler bayram edecek.
Çok değil. İşin kokusu birkaç yıla kadar çıkar. Her gün gazete sayfalarında, tv ekranlarında boy gösteren bazı isimleri hafızalarınıza şimdiden kazıyın. Göreceksiniz ki oradaki turistik tesislerin, rezidansların sahipleri veya bu tesisleri kuracak şirketlerin ortakları, "EXPO için en uygun yer İnciraltıdır" diyenler olacak.
Vatandaş da şişirilmiş EXPO balonuyla avunacak. Matah bir şey oluyor sanacak.
Bunları görmek için kahin olmak gerekmiyor.
Senaryosu çoktan yazılan bu filmi, çok yakında hep birlikte izleyeceğiz.
duyarlılığınız gerçekten takdire şayan.Ancak ben sizin bu bölgeyle ilgili çözüm öneriniz nedir onu da gerçekten öğrenmek isterim.Bizim büyükannemizden miras arazimiz bölgede mevcut,yıllardır süründürülüyoruz.Bazı rant çevrelerinin biz de farkındayız ama burası KAMU arazisi değil ÖZEL arazi.30 yılı aşkın süredir bu sorunu çözmeyenlerin amacı neydi,şimdi çözmeye çalışanların amacı ne diye bakarsak bence fark yok ama en azından artık toprağından suyundan verim alınmayan sahibi olan kimseye(sizin dediğiniz mandalin bahçeleri artık yok sayılır oranda)bir getirisi bulunmayan ve dünyanın hiçbir gelişmiş şehrinde akciğer diye tanımlanamıyacak bir yer en azından planlanıp imara açılınca hem izmir halkının hem de mülk sahiplerinin hayrına olacaktır.Saygılar