Seferihisar Yeni Haber Gazetesi | Yazarlar

UMRE HATIRALARIM

06 Ekim 2011, 11:46
Seferihisar.com Twitter'da

Değerli okurlarım hepinizi saygı sevgi ve muhabbetle selamlıyor. yaklaşık bir ay Türkiyede olamamam ve sonrasında yaşadığım misafir yoğunluğum sebebiyle sizlerle geç buluşmamdan dolayı affınızı istirham ederek başlıyorum bu ay ki yazıma.

Allahın selamı rahmeti ve bereketi hepimizin üzerine olsun.


12 Haziran 2011 seçimlerinin akşamında ayrıldık Türkiye’den ve cenabı hakkın misafirlerini kutsal topraklara götürüp onlara rehberlik etmek gibi şerefli ve o derece onurlu bir görev için çıkmıştık yola. 28 gün sürecek olan bu güzel ve özel yolculuğun hepimiz üzerindeki etkisini görmek insanların yüzlerinden o heyecanı okumak hiçte zor değildi.
Nasıl heyecanlanmasın ki Allahın evlerinin en önemlisi olan Müslümanların kıblegahı Kabe’ye ve gönüllerin aşkıyla yanıp tutuştuğu Medine’ ye, Ravza-ı Mutahhara’ ya yani Resulullahaydı bu yolculuk.
Uçağımız Cidde havaalanına indiğinde hepimizin heyecanı daha da artmıştı. Mekke’ye vardık ve otellerimize yerleştikten sonra daha önce kutsal topraklara gelmiş olan umrecilerimiz hemen tavaf yapmak ve bir an önce Kabe’yi görebilmek için otelden ayrılmak istediler bizde hem onların heyecanlarına ortak olmak hemde yeni gelen umrecilerimizle birlikte umre tavafımızı yapıp mescidi haramı tanıtmak için mescidi harama bütün umrecilerimizle gittik.
Herkeste bir duygu yoğunluğu ki sormayın Ağlayanlar, dualarını tüm sevdikleri için sıralayanlar, gözlerine ve gördüklerine inanamayıp, hocam rüyada değiliz gerçekten mescidi haramda, Kabede, Beytullahta, Allahın evindeyiz değil mi? Diyenler.…
Gözyaşlarının Allah aşkından ona duyulan muhabbetten geldiği o kadar belliydi ki bazen bizde onlara katılmaktan kendimizi alamıyorduk. Mekke’de ki günlerimizi Umreler yapmak, tavaflar yapmak, kutsal ve turistik mekânları gezerek sürdürüyorduk bu yıl Mekkede benim için iki ilginç olay meydana geldiki ikiside birbirinden ilginçti ve etkileyiciydi...
Birincisi: Mekkede olduğumuz zaman ay tutulmasının vuku bulması sebebiyle Kabe imamının gözyaşları içerisinde tam üç saat Husuf ( Ay tutulması ) namazı kıldırmasına bizler tavaf esnasında şahit olmuştuk.
İkincisi ise: Bu zamana kadar çok defalar gitmiş olmama rağmen bu Umrede nasip olan Taif gezim… beni derinden etkiledi. Allah Resulünün 0 - 4 yaş arasını sütannede geçirdiği ve Allahın ona olan sevgisinden ve merhametinden yemyeşil kıldığı vahaları ve vadileri gezmek benim için en büyük kazançlardan ve mutluluklardan biriydi.
Mekke’deki görevimizi tamamlamıştık. Artık bu kutsal beldeden ayrılık saati yaklaşıyordu hüzünle gururu aynı anda yaşıyorduk. Hüzünleniyorduk çünkü bir daha bu güzel ve kutsal mekana gelebilecek miydik ondan ayrılmanın ve tekrar görememenin hüznünü taşıyorduk. Gururluyduk çünkü; bu mübarek yerlere gelmenin, umre ibadetini yapmış olmanın, Allahın misafiri olmanın gururunu taşıyorduk.
Yine Mekke’den ayrılma saatimiz yaklaşmıştı yaşlı gözlerle veda ettik Beytullah’a. Otellerimize gelip zaten daha önceden toplanmış olan valizlerimizi bizim için gelmiş olan otobüslerimize yerleştirdik ve fahri kâinat efendimize Sevgililerin sevgilisine peygamberimize ve onun bulunduğu Medine’ye doğru başlamıştı yolculuğumuz.
Yolculuğumuz gayet rahat ve can sıkıcı bir aksilik olmadan tamamlanmış ve Medine’ de bize ayrılan otele yerleşmiştik. Burada yaklaşık olarak Resulullahın misafiri olacak onun mescidinde veya onun namaz kıldığı yerlerde 40 vakit namaz kılacak ve buradan da ayrılacaktık.
Kabede olduğu gibi tüm kafileyle birlikte gittik Resulullah’ın mescidine. Burada da umrecilerimiz Resullah’a selat-ü selamlarını, getirmiş oldukları ve üzerlerinde bulunan peygamberimizi ziyarete gelememiş olan kardeşlerimizin selamları arz ettiler.
Namaz için bekliyorduk İmanın ne kadar güzel bir nimet olduğunu ve İslam kardeşliğinin ne kadar güzel ve büyük bir şey olduğunu tekrar tekrar düşüneceğim bir olay vuku buluyordu gözlerimin önünde.

Bildiğiniz gibi Umre hac sezonu gibi değildir. O kutsal mekânlar hac sezonu gibi fazla kalabalık olmaz. Bunu fırsat bilen hali vakti yerinde ve zamanları uygun olan ailelerde çocuklarını getirmişlerdi umre için akşam namazı için şemsiyenin altında beklerken işte bu Çocuklar takıldı gözlerime…
Dünyanın dört bir yanından gelen dilleri, kültürleri, Milletleri ve ten renkleri ayrı olan çocuklar Resulullah ’ ın mescidinin avlusunda birbirleriyle oynuyor, bahçenin granitlerinde birbirlerini sürüklüyor, alt alta üst üste güreş ediyorlardı adeta onları seyreden ailelerde gururlu bir tebessümle izliyorlardı çocuklarını.
O zaman şunu düşündüm. Rahmet peygamberinin huzurunda onun en çok sevdiği, dünyanın süsü ve cennet kokusu dediği çocuklar oynuyor ve adeta onu ne kadar çok sevdiklerini onun sevgisinden buralara geldiklerini ve onun sevgisiyle birbirlerini sevdiklerini ve kardeş olduklarını lisan-ı hal ile anlatıyorlardı.
Birkaç gün sonra Umreciler ile Ziyaretlere gittik ve yine başlangıç Uhud.. Uhud beni hep çok etkilemiştir. Belki de Allah Resulu ’nün “Uhud bizi sever, bizde Uhud’u” demesi yine “Dünyada cennetten bir yer görmek isteyen uhud’a baksın” demesi. Belki de Uhud savaşına kadar var olmayan şimdilerde Hacılarımızın ve Umrecilerimizin Allah Resulünün uhud ta sığındığı mağaraya gittik dedikleri mağara…
Bu mağara uhud savaşına kadar yok İslam ordusu bozulup Resulullah yaralanınca Uhud dağına doğru ilerler ve Uhud ona adeta güvenli bir mekan hazırlamak için bu gün bilinen mağarayı ortaya çıkarır ve Resulullah’ın burada istirahat buyurup tedavi edilmesine imkan hazırlar ve O nun istirahat ettiği yerler ondan etkilenir ve bu gün bile onun mis kokusu hala o mağarada kokmaya devam eder Bu olay bile başlı başına peygamberimizin mucizelerinden biridir. Uhud’u sevme sebebim belki de; Uhud dağının Hz. Hamza, Peygamberin amcası, şehitlerin başı…
Hz. Hamza şehit olduktan ve Uhud dağı civarına defnedildikten sonra Peygamberimiz onu Baki kabristanlığına nakletmek ve yanında olmasını ister. Hamza’yı almaya gittiklerinde Uhud dağı ayaklanır ve ‘’Hamza’yı bize bırakın’’ der beklide bu beni çok etkiler.

Ziyaretlerimizde bitti artık dönüşümüzü beklemeye başladık.
Sevgili okurlarım Cenabı hak bu güzel mekânlara gitmek isteyenlere gitmeyi nasip eylesin.
Üç aylarınız ve içindeki kandiller hepinize sağlık sıhhat ve huzur getirsin, hepimize huzurlu bir şekilde Ramazan ayına ulaşmayı cenabı hak nasip eylesin. Ramazan yazımda görüşmek dileklerimle…
Allah’a emanet olun…

Seferihisar Yeni Haber Gazetesi
 Seferihisar Yeni Haber Gazetesi internet sitelerinde yayınlanan köşe yazılarının tüm hakları ve sorumluluğu köşe yazarına aittir.
YORUM YAZ
BU KÖŞE YAZISI İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Seferihisar Yeni Haber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
ÖNCEKİ YAZILARI
ÖZEL RÖPORTAJ
Ümit Cingöz'le dobra dobra
Ümit Cingöz'le dobra dobra
AK Parti İlçe Başkanı Ümit Cingöz’e biz sorduk, Cingöz cevapladı.
 
YAZARLARIMIZ
Yeni Haber'den
GEÇ DE OLSA İYİ OLACAK
Mustafa KARABULUT
TEOMAN EREL VE SEFERİHİSAR BELEDİYE MECLİSİ
Ayaklı Gazete
BELEDİYENİN AVRUPA YAKASI
Yasemin KARABULUT
KADINLARIMIZ
Şükrü Demirel
ÖMÜR VE ÖLÜM MUHASEBESİ
Muhittin AKBEL
BAZ İSTASYONU TERÖRÜ
 
FOTO GALERİ
 
SON YORUMLANAN HABERLER
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
EN ÇOK TIKLANAN HABERLER
 

Bu sitenin tüm hakları, Seferihisar Yeni Haber Gazetesi-ne aittir.

Seferihisar Yeni Haber Gazetesi - Hıdırlık Mh. Atatürk Cd. 35/105 Seferihisar / İZMİR
Tel :0232 7434212