Seferihisar Yeni Haber Gazetesi | Yazarlar

Hac hatıraları (Medine)

18 Ocak 2011, 18:35
Seferihisar.com Twitter'da

Haccımızı tamamlamış veda tavafımızı yapmış Mekke’ ye,  Müslümanların santral noktasına, yer yüzündeki en kutlu ve yüce makama göz yaşları içerisinde veda etmiştik.

Şimdi önümüzde bizi bekleyen çok güzel ve kutlu bir belde vardı Medine…
 
sabah namazı sonrası ayrıldığımız Mekke’ den hacılarımla yaklaşık 5 saat sürecek olan Medine yolculuğuna başlamıştık hepimiz de bir heyecan ki sormayın. Resulullah’ a kavuşmanın özlemi ve o hasretin son demleri had safhada…
 
Yeşil kubbe daha göründüğü andan itibaren gözlerimizdeki yaşlar hazanda dökülen yapraklar gibi iniyordu yanaklarımıza. Otobüsümüz otelimizin önüne yaklaştı ve hacılarımızla otelimize yerleşme telaşı içerisindeyiz. Yerleşim tamamlandı ve herkes rahatlamışken bir ezan okunmaya başladı ki…..
 
Sanki Resulullah’ ın müezzini o yanık sesli Bilal …
 
Bilal-i Habeşi canlanmış gelmiş ve bizler için ezan okuyor ruhumun ve benliğimin tüm derinliklerine işledi o ses.. Odamın penceresinden Medine sokaklarına baktım ve aman yarabbi sanki Resulullah dünyaya yeniden teşrif etmiş,yeniden aramıza dönmüş sanki bizi misafir edecek, ağırlayacak, bizlerle biat tazeleyecek bizlerle sohbet edecek, yanında olma, kokusunu duyma şerefini bizlere de bahşedecek ve bize sanki yeni gelen ayetleri okuyacakmış gibi geldi. O kadar kalabalık ki sokaklar akın akın Resullullah’a koşuyor. Bende attım kendimi o kalabalığın içerisine ve mescidi nebide öğlen namazını kıldım o anki heyecanımı unutamam.

Hacılarımızı odalarına yerleştirip onlara mescidi nebi ve çevreyi öğrettikten sonra bir gün Ravza’ ya gittim. Sabah namazından sonraya kadar Efendimizin Kabr-i Şeriflerinin yanında bulundum. Namaz, Selavat, Kur’ an-ı kerim okumak, dolu dolu yaşıyoruz.

Dünyanın en şerefli, makbul yeri. İnsanın ağzı, dili tutuluyor. Duygu ve heyecan yüklü oluyorsunuz. Ashab-ı Suffayı hatırlamamak veya unutmak mümkün mü? Sanki aralarındayım. Birazdan da Peygamberimiz, Hanelerinden çıkıp gelecek. Bu kadar misafirleri gelmiş uzaktan-yakından, dünyanın her tarafından. Görmek ve görünmek. Ya… işte böyle. Görünürsün ama göremezsin.
Sen hem görülüyor hem de görüyormuşsun gibi olacaksın orada.
Nabinin dediği gibi;
Sakın terk-i edebden kuy-i mahbu-bı  Huda’dır bu, Nazargah-ı ilahidir, makam-ı Mustafadır bu.”

Edep erkanla gireceksin. Bağırmayacaksın. Yüksek sesle konuşmayacaksın. Kimseyi rahatsız etmeyeceksin. Yunusun dediği gibi elsiz, dilsiz, gönülsüz olacaksın. Çok sabırlı olacaksın. Yıllarca her sabah namazına kalktığında, abdest alırken sabah rüzgarıyla Resulullah’ a selam gönderen şair resulullah’ a şöyle sesleniyordu..

Ey bad-ı saba, uğrarsa yolun semt-i Harameyne, ta’zimimi arzeyle Rasulü’s-sekaleyne.”     

İçeride neler yok ki. Cennet bahçelerinden bir bahçe olan Ravza-i Mutahhara. Dünyada başka eşi yok. Başka yer için söylenmemiş. Her birinin ayrı isimleri olan sütunlar var içeride. Hz.Aişe sütunu, Ebu Lübabe direği (Tevbe sütunu), teheccüd sütunu, işte bunlardan iki tanesi bizim atalarımızla ilgili Babüs-Selam kapısından girince  Resulullah’ ın kabrine doğru ilerlerken Üçüncü SütunYavuz Sultan Selim’ in sütunu, Sütun üzerinde Yavuz’ un ismini görürsünüz.
 
Hemen ilerisinde Dördüncü Sütunda Televizyonlarda yeni yayınlanmaya başlıyan “Muhteşem Yüzyıl” dizisinde zevk ve sefa düşkünü gibi gösterilen Cihan Padişahı Kanun-i Sultan Süleyman’ ın sütunu. Ve Kanuni Sültan Süleyman’ ın ismini görüyorsunuz sütun üzerinde…
 
Medinedeki Mescid-i nebiye ve mekkedeki Kabe_i muazzamaya en büyük hizmeti bu iki padişah yapmıştır. O padişahların torunlarının Televizyon dizisinde bu Devlet büyüklerini böyle göstermesi tabiatıyla milletimizin vicdanını yaralamıştır.

 Ecdadımız İstanbulMedine demir yolunu yaptırmış Ancak medineye 5 Km kala Resululah incinmesin, rahatsız olmasın, tren sesi onu rahatsız etmesin diye; Rayların altına keçe döşetmiştir.
 
Medine Tren Garının hemen yanına Hacıların Tren ve Ter kokularıyla Resulullah’ a gitmesini engellemek için,  temizlenip kokular sürünebilecekleri Amberiye mescidini yaptırmıştır.

Ve günler geçip gidiyor sevgiliyle olunan zamanlarda zamanın çabuk aktığı gibi resulullah’ ın yanında da günlerimiz çabucak geçti ve bir gün hacılarımla kutsal yerleri gezmeye gittik çifte kıbleli mescid. Hendek savaşının geçtiği yer Kuba Mescidi ve Uhud Dağı

Uhud savaşının yapıldığı yer. Müslümanların andığı, anladığı ve konuştuğu zaman keşke olmasaydı, yaşanmasaydı, Resulullah buraya gelmeseydi, Keşke Bu savaşta Peygamberimizin mübarek dişi kırılmasaydı, dudağı ve yanağı yaralanmasaydı,  Hz Hamza ve 70 Sahabi Şehit olmasaydı dediği yer...
 
Yahudi münafıkların Bu sıcakta kim savaşır ki?..
 
Biz geri dönüyoruz diyerek Allah’ ın resulünü yalnız bıraktıkları yer.  Münafıkların davranış şekli budur değerli okurlarım. İhtiyaç duyduğun anda ve en zayıf zamanında  seni terk etmek. Ama bunca yıl sonra oraya giden Müslümanlar Resulullah’ a ey Allahın Resulü biz buradayız, yanındayız, ve senin ulvi davanın takipçisi ve katılımcısıyız derler ve onu ziyaret ederler. “Uhud şehidlerini kim ziyaret eder ve selam verirse, kendisine mukabelede bulunulacağınıPeygamberimiz söylemektedir. En az haftada iki defa Hz.Fatıma uhud şehitlerini ziyaret ederdi.
 
Hz.Hamza’ nın bulunduğu yerde Mus’ab b.Umeyr ve Abdullah b. Cahş’ın da kabirleri vardır.

Uhud köyü, uhud şehitliğinin 1 km ilerisindedir. Orada küçük bir dağ vardır. İçinde kaya aralığı bulunur. İki kişi zor girebilir. Uhud savaşında Peygamber Efendimiz yaralanınca bu kaya aralığında tedavi edilmiştir. Hemen önünde ashabına cemaat halinde namaz kıldırdığı alan ve mihrap vardır.

Bugün ki hali yıkılmış, sadece tuğla yığınları mevcuttur. Ama mihrap, içi hafif oyulmuş vaziyette eski halini korur gibidir.

Kaya aralığının içine girerseniz çok güzel bir koku hissedeceksiniz. Ve bu koku asırlardan beri devam eden bir kokudur. Suudi yönetimi kokuyu yok etmek ve insanların kayaya çıkılmasına mani olmak için her tarafına zift döktürür, ama mübarek kokuyu ne yok edebildi, ne de ziyarete mani olabildi. Üzerinden 1435 yıl geçmesine rağmen biz hacılarımızla o kokuyu duyduk teneffüs ettik ve Biz o kokuyu Kâbe kokusuna benzettik…

İnşallah gitmeyenlerinde o mübarek yerlere gidip Kendi Duyu organları ile bu güzel hatıraları yaşaması dileklerimle hepinizi Allaha emanet ediyorum.

Seferihisar Yeni Haber Gazetesi
 Seferihisar Yeni Haber Gazetesi internet sitelerinde yayınlanan köşe yazılarının tüm hakları ve sorumluluğu köşe yazarına aittir.
YORUM YAZ
Ademoglu (-1) -
Ya Rasulallah viladetinle aleme şeref ve nur, gönlümüze surur oldun. Binler Salat ve Selam ile yad ediyoruz seni. Lakin Seni hakkıyla bilemedik, hakkıyla ifade edemedik, hakkıyla hüsnüne misal ve mirat olamadık. Ya Rab kusurumuzu afet bizi kendine kul kabul et emanetini kabz etme zamanında bizleri emanetinde emin kil ...
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Seferihisar Yeni Haber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
ÖNCEKİ YAZILARI
ÖZEL RÖPORTAJ
Ümit Cingöz'le dobra dobra
Ümit Cingöz'le dobra dobra
AK Parti İlçe Başkanı Ümit Cingöz’e biz sorduk, Cingöz cevapladı.
 
YAZARLARIMIZ
Yeni Haber'den
GEÇ DE OLSA İYİ OLACAK
Mustafa KARABULUT
TEOMAN EREL VE SEFERİHİSAR BELEDİYE MECLİSİ
Ayaklı Gazete
BELEDİYENİN AVRUPA YAKASI
Yasemin KARABULUT
KADINLARIMIZ
Şükrü Demirel
ÖMÜR VE ÖLÜM MUHASEBESİ
Muhittin AKBEL
BAZ İSTASYONU TERÖRÜ
 
FOTO GALERİ
 
SON YORUMLANAN HABERLER
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
EN ÇOK TIKLANAN HABERLER
 

Bu sitenin tüm hakları, Seferihisar Yeni Haber Gazetesi-ne aittir.

Seferihisar Yeni Haber Gazetesi - Hıdırlık Mh. Atatürk Cd. 35/105 Seferihisar / İZMİR
Tel :0232 7434212