| Seferihisar.com Twitter'da |
|
|
Önce meraklılarına birkaç not:
600’lü yıllarda yaşayan Peygamberin Hayyam’a nasıl cevap verebildiğine şaşan okurum,sanırım bir önceki yazımı ya okumamış ya da şu satırları atlamış:”İlginçtir,insan nereden nereye geldiğimize şaşıyor.Hayyam’ın 1121 ya da 1122’de öldüğü sanılıyor.Yani dörtlüklerini günümüzden neredeyse 900 yıl önce yazmış,söylemiş;hem de o günün İran’ında...”
Sevgili okurlar,Anadolu insanının anonim zekası işte böyle bir şeydir.Hayyam’ın dizelerine aynen onun tarzında cevap da verdirir...Tıpkı Karacaoğlan,Pir Sultan,Dadaloğlu,Yunus Emre dizelerine benzer,aslından ayrılması çok zor dizeler ürettiği gibi...Tıpkı Neyzen Tevfik’i o tarzda yaratıp söyledikleriyle zenginleştirdiği gibi...
Bir önceki yazımdaki sure ve hadisi araştıran okurum ise,yazının özünü atlayarak,Türkiye’mizin yetiştirdiği saygın değerlerden,yazar ve sanatçı Fikret Otyam’ın ironiyle söylediklerine takılmış.Bırakın sıradan insanları,uzmanlarının bile her konuda nasıl farklı yorumlar yaptığını “türban”tartışmalarında yaşamıyor muyuz?İnsan istediğine inanır,kubullenir;yeterki yazımızın asıl konusu olan,inandıklarını diğer insanlara karşı bir dayatma,ya da yasaklama haline dönüştürmesin...
Bir okurumun yazdığı gibi,öldükten sonra çekeceği cezanın sorumluluğunu da,sağlığının sorumluluğunu da o insana bırakın...İnansın ya da inanmasın,dinin sorumluluğunu kişinin kendine verirseniz ortada bir sorun kalmaz.Yeter ki yaşam kurallarımızı din kitaplarının yazdıklarına göre,herkesin uyacağı kurallar haline getirmeyelim...Modern insanlık bizim bu tartıştığımız konuyu yıllar önce çözdü,Atatürk’ümüz de devrimlerinin temel harcı olan laiklik ilkesiyle toplumumuzu o yola soktu...
Peki sorun nerede?
Sorun Başbakanın 1992’de söylediği şu sözlerde:
“Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor diye.Yahu millet istedikten sonra laiklik tabii ki elden gidecek.En üst belirleyici İslam’ın ilkeleridir.Herşey ona göre belirlenir.Hem laik hem müslüman olunmaz.Ya müslüman olacaksın ya laik...”
Sorun,inandığı yaşam biçimini topluma dayatma çabasında...İçki bunun sadece son zamanlarda suyun yüzüne çıkan bir parçası...
Konu,insan özgürlüğü ve kişi haklarına müdahaleye karşı çıkıldığında,”Vay içkici...”;dini simgelerin devletin tarafsızlığını zedeleyeceğini söyleyerek kamuda türban takmaya karşı çıkıldığında,”vay dinsiz imansız...”demenin çok ötesinde ...
Konu, insanları farklı düşünceleri ile bir zenginlik olarak görmek yerine,farklı her kişiyi öteleştirmek ve senin inandığın kurallara uymak zorunda bırakmada...
Gelin,meramımızı daha iyi anlatmak için, şu son bir iki haftada olanlara bir göz atalım:
“Tütün Mamülleri ve Alkollü İçkilerin Satışına ve Sunumuna İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik” resmi gazetede yayımlandı.Bildiğiniz gibi buna göre:
Topkapı ve Aya İrini’de de,kokteylde de,kır düğününde de,sergi açılışı ya da film galasında da içki servisi yasak...Karayolu kıyısındaki lokantalarda da yasak...Bir yakınınıza sunacagınız hediye paketinin içinde de yasak...
18 yaşında evlenebilsiniz,oy kullanabilsiniz,silah satın alabilirsiniz de 24 yaşına kadar ağzınıza bir damla içki koymanız da yasak...
22 yıllık gazeteci Mehmet Yaşin çok önceleri bu tehlikeye dikkat çekerek şunları söylüyordu:
”Bence 10 yıl sonra rakı,şarap,bira gibi alkollü içkiler satılmayacak,meyhaneler,birahaneler tabii ki olmayacak,olanlar da kentin dışındaki birtakım yerlere doğru itilecek.Bugün bırakın Konya ya da Erzurum’u,turizm kenti Balıkesir’de bir tek içkili lokanta kaldı.O da ne kadar direnecek belli değil...Kayseri’de içki içilecek tek yer var o da Erciyes Dağı’nın tepesinde.Ama aklı başında kimse gidip orada içki içmeye korkar...”
Yalnız alkol mü?
En doğal hak olan gösteri ve protesto hakkını kullanan öğrencilere polis aşırı şiddet kullanınca,İçişleri Bakanı Atalay ne dedi?”Bazı öğrenciler ekran görüntüsü vermek için kendini yere atıyor...”Olay budur!..
Başka?
Mardin’de yılbaşı süslemesi yapan esnafa kızan AKP Milletvekili Şahkulubey:”Böyle şeylerle özümüzü kaybediyoruz”dedi.
Başka?
Çok çok daha önemlisi,TBMM’de RTÜK yasa tasarısının 1.bölümü kabul edildi ve Başbakan Erdoğan’a yayın yasağı getirme yetkisi verildi.Avrupa bu yetkiyi en son Hitler Almanyası’nda görmüştü...
Başka?
Eğitim mi?
Adana Valisi,Cumhurbaşkanı Gül’ün iki günlük ziyareti öncesi yaptığı basın toplantısında: ”Cumhurbaşkanımızın karşılanması eğitim öğretimin bir parçasıdır;Cumhurbaşkanımızın arabasını görüp bayrak sallamanın eğitim olduğunu düşünüyorum...”dedi.
İstinye İmam Hatip Lisesi,kız ve erkek öğrencilerin tenefüste ayni bahçeye çıkmalarını yasakladı.
Mersin Nevit Kodaklı Anadolu Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi Müdürü,kız ve erkek öğrencilerin birbirlerine 45 cm.den fazla yaklaşmalarını yasakladı.
Başka?
Samsun İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’nde sosyolog olarak çalışan Zeynep Akyüz,İl Müdürü ile “etek boyu” yüzünden tartışınca işinden oldu ve”Recm edilmediğime (taşlanmadığıma)şükrediyorum ...”dedi.
Başka?
Başbakan Kars’ta,dünyaca ünlü heykeltraşımız Mehmet Aksoy’un heykelini “ucube”olarak niteledi.Mehmet Aksoy’da,”Bunu parçalayarak yıkacaklar ya da altına dinamit koyacaklar.Talibana dönerler...”dedi.
Başka?
RTÜK bir diziyi,”padişahımızı içki içerken ve şehvet düşkünü olarak gösteriyor”diyerek uyardı ve kapatmayla tehdid etti...
Başka?
Başbakan zaman içinde kamuda da türban takılabileceğinin sinyalini verdi...
Bu arada iyi şeyler de oldu... Başbakanımız Dubai merkezli CNN Arabic internet sitesince “yılın adamı”seçildi.Kuveyt’te”İslam Dünyası Mümtaz Şahsiyet Ödülü”nü aldı...
İşte size eksiği gediğiyle bir hafta,on günlük Türkiye manzaraları...
Umarım sorunun içkinin çok ötesinde olduğunu anlatabilmişimdir...
M.K
Günümüz Avrupasının bir çok ülkesinde (örneğin:Belçika,Hollanda) uyuşturucu madde ve alkollü içeceklerle resmen savaş başlatılmıştır,nedeni ise gençliğin bu maddelere olan bağımlılığıdır.Türkiye'de böyle bir önlem alınınca otomatikman gerekçe dinciliğe bağlanıyor.
Merak ediyorum siz acaba alkollü kişilerden hiç zarar gördünüzmü? eminim görmediniz, inşallahta görmezsiniz. Eğer görmüş olsaydınız bu yazıları yazmazdınız. Ben 7 ay önce alkollü bir sürücü tarafından kıulanılan bir aracın altında dayımı kaybettim. yengem hala sakat. Sürücüye ne mi oldu? son mahkemede 3 yıl ceza aldı infazı olarak 17 ay daha yatıp çıkacak.