| Seferihisar.com Twitter'da |
|
|
Türkiye 17 Ağustos 1999 İzmit depremini, Seferihisar’ı yönetenler de bölgemizde meydana gelen 22 Ekim 2005’teki 5.6’lik depremi unutmamalı!
Şimdi hatırlayalım…
İzmit depreminden sonra ülkeyi yönetenler peş peşe hangi kararları almıştı?
Öncelikle deprem fonu adı altında telefon ve tapu harçlarına zam yapılmış, daha sonra kalıcı hale getirilen bu paraların aynı amaca kullanılmadığını tüm vatandaşlarımız öğrenmişti! Yani ülkeyi yönetenler, açıkça deprem fırsatçılığı yapmışlardı. Daha sonra kanun hükmünde kararname ile yapı-inşaat denetim firmaları oluşturuldu. Ne yapacaktı bu firmalar?.. Yeni inşaatları kontrol edecek, sismik proje ve yapı denetim laboratuvarları devreye girecek, inşaatlar kontrol altına alınacaktı.
Bunun yeni bir
‘rant’ kapısı haline geldiği kısa sürede anlaşıldı. Ruhsat ve denemin paralarına oda harçları da eklenince vatandaşın cebinden çıkan para yüzde
400 oranında arttı.
İnşaat denetim şirketlerinin ve odaların kontrolünden geçirilen projeler ise hiçbir yenilik getirmedi. Sadece dosyalardaki mühürlü evrak sayısı arttı, vatandaş yüzde
400 oranında fazla ödeme yaptığıyla kaldı.
O tarihten bu yana
Seferihisar çevresinde yapılan inşaatları uzmanlara inceletin. Bakalım,
22 Ekim 2005 Seferihisar depreminde yıkılan veya hasar gören yapılardan farkları var mı? Ülke genelini bilmem, ancak
Seferihisar’ı yönetenler, bu konuyu mutlaka dikkate almalı ve bu yasadan sonra yapılan inşaatları uzmanlara kontrol ettirmeli. Ettirmeli ki bazı kontrol firmalarının inşaatları nasıl denetlediğini iyice öğrenip yeni tedbirler alma gereksinimi duyarlarsa bunun gereğini yerine getirmeli…
SEÇİLMİŞLERİN TELEFONU
Aslında sadece seçilmişler değil, kamuya hizmet veren herkes telefonunu
24 saat açık tutmalı… O anda cevap veremiyorsa bile ilk fırsatında arayan kişiye dönüp derdini dinlemeli…
Geçtiğimiz yıl meydana gelen yangından sonra başlatılan “
Biz yandık siz yanmayın” kampanyası kapsamında ilçemize konuk olan, o zamanın bağımsız, şimdilerin
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç’i
Çeşmeden alıp
Seferihisar’a getiriyorduk. Milletvekilinin telefonu
Seferihisar’a gelinceye kadar hiç susmadı.
Hatta
Tunceli’den arayan bir vatandaş, “
Kızımı falanca kişi, oğluna istiyor, vereyim mi” diye çok özel bir konuda bile aradı, fikir aldı. Bizler de gülüştük.
Kamer Genç olayı, “
15 yıldır telefon numaramı hiç değiştirmedim. Beni arayan dağdaki çobandan köydeki muhtara kadar herkesin telefonuna cevap verir, dertlerine derman olmaya çalışırım. Çünkü ben kamu adına Meclis’te görev yapıyorum” sözleriyle açıkladı.
Kamer Genç’in bugün Meclis’te efsane bir milletvekili haline gelmesinde işte bu tavrının büyük önemi var. Sadece
Kamer Genç mi? Hayır… Milletvekilleri
Bülent Baratalı,
Ahmet Ersin,
Mehmet Tekelioğlu ve
Nükhet Hotar da aynı davranışı gösterdikleri için tabanlarında büyük takdir görüyorlar.
Peki ya
Seferihisar’da görev yapan ve siyaset kanadından yöneticiliğe gelen isimler?... Göreve gelmezden önce yukarıda saydıklarım gibiydiler, ancak göreve geldikten sonra iş birden değişti. Çok yoğun olduklarından mıdır, yoksa bulundukları mevkiyi kamuya hizmet için işgal ettiklerinin farkında değiller midir nedir, “
Kusura bakmayın…Çok yoğundum da arayamadım” cümlesini kullanıyorlar.
Tunç Soyer gibi işleriniz yoğun olsaydı ne olacaktı? Sanırım zatı alilerinize ancak bir hafta sonra telefonla ulaşabilecek, 15 günde bir yüzlerinizi görebilecektik…
Sırası gelmişken, Başkan
Tunç Soyer’e bu duyarlılığından dolayı teşekkür etmek ve kutlamak istiyorum..
MAVİ KAPAK KAMPANYASI
İnsanların azminden dağlar bile korkar denir. İşte öyle bir şey bu yazacağım yazı..
Geçtiğimiz
Temmuz ayının başlarında bir üniversitenin Diş Hekimliği Fakultesi tarafından, “
Tane tane kapakları toplayalım, adım adım engelleri aşalım” sloganıyla mavi kapak toplama kampanyası başlatıldı.
Bu kampanya ilçemizde de,
S.S Hıdırlık Kalkınma Kooperatifi Başkanı Neptün Soyer öncülüğünde, başta ilçe merkezi olmak üzere
Ürkmez’den
Sığacak’a kadar
Seferihisar sınırları içinde kalan tüm bölgede yürütüldü. Yaşlısından gencine çok sayıda gönüllü, kampanyaya katkıda bulundu ve
üç ay içinde toplanan
32 çuval kapak, kampanyayı yürütenlere teslim edildi. Şimdi bu kapakların karşılığında bir adet engelli sandalyesi alınacak..
Şimdi düşünebilirsiniz! “
Bir adet engelli sandalye için bu kadar uğraş vermeye değer mi? Kaç paraysa bu sandalye,verelim ücretini alalım..” İşte konunun püf noktası da burada… Burada önemli olan, bir malı satın almak için bir şeyler üretebilmek ve engelli bir vatandaşın yüzünü güldürebilmektir.
Engelli sandalyesi sağlayan firmanın bir sandalye için
32 çuval kapak şartı koşması tamamen insani duygulara dayanmaktadır ve
Seferihisar halkının bu konudaki çabası her türlü takdirin üzerindedir.
Bu kampanyaya öncü olan ve kampanyaya katkı koyan bütün hemşerilerimizi candan kutluyorum. Sizler eli öpülecek insanlarsınız.
mustafa@seferihisar.com
İkinci yorumcuya gelelim sözde seçilmişleri tanımıyorum diyor ve açıkca olmasada üstü kapalı takmışsınız bunlara diyor.Acaba bu yalanına kendi de inandı mı.Peki bu kişinin yorumundaki artılara bakın:)BU İKİİİİİ
çok komik değilmi.Seçilmişlerin adamı ve yandaşları da bu yorumcuya artı veriyorlar.Zaten ancak gizlı kapaklı yapanların akılları buna çalışır.Bir çöpün bile ucundan tutmayı bile beceremiyerek hep birilerinin gölgesinde geçinenler bunlar.Kalkmış onca kurum var onları eleştirin diyor.O kurumların başlarında devlet görevlileri var ve çalışmazlarsa atılırlar.Hadi başkan çalışmayan kaytaran birini atsın, hemen kör öldü badem gözlü olur.Zaten belediyedekilerde hep sözde parti adına koşturanların yakınları.Yani hep birilerının adamları.Ondan işler yürümüyor ya.Adam işsiz diye başkana çatıyor.sanki sihirli, değnek varda.KOCA HOLDİNGLER BATMIŞ,DEVLET,KURUMLAR,BANKALAR,ÖZEL ŞİRKETLER BİLE ONCA İŞCİYİ ÇIKARMIŞLAR KİM GIK DİYOR?Bırakın bu demogojileri tarafsız olun.SEZARIN HAKKINI SEZARA VERİN.Baksanıza yorumcunun biri bir yerde yazmış bu seçilmişler başkanın arkasından onu kötülüyorlar onun yerine gelmek için diye.Bu lafı hazmettiniz mi??? gerçek demekki karşı yorum bile yapılmamış.HADİ BAKALIM ÇIKIN İŞİN İÇİNDEN.??Mustafa bey;tarafsız ve tüm yapılanları herkezin anlaması ıcın yazıyorsa suç mu işliyor? Ne yani onları övsün mü?Geçin bunları.İŞ YAPMAYANLARIN MASKELERİ DÜŞŞÜN DE GÖRELİM KİM ÇALIŞIYOR KİM ÇALIŞIRMIŞ GİBİ GÖRÜNÜYOR.?Kim kimi gammazlıyor?SİZ BAKMAYIN BUNLARA MUSTAFA BEY okurlar olarak SİZE İNANIYORUZ.Onların tarafından (onlara)takıyor görünüyorsunuz ama bizim tarafımızdan da adilane ve tarafsız olarak görünüyorsunuz.İşlerine öyle geliyor da ondan.AK-KARA GÖRÜNSÜN YETER ARTIK..
Bu şahısları şahsen tanımıyorum ancak, sizin bunlarla şahsi bir probleminizin olduğu aşikar.
Klasik Türk basını zihniyeti anlayışınız beni üzdü. İlçede bu kadar kurum ve bu kurumlarda görevli personel varken , bunları sırasıyla eleştirmek veya taktir etmek yerine, ısrarla ''seçilmişler'' diye yazılar yazmanız bence biracık manidardır
Kapak olayına gelince;
Çöplerimizi atarken büyük çöp konteynerlerinin pisliği üzerimize bulaşmasın diye çöp torbalarımızı bır metre öteden atarken Neptün hanım ve önderliğindeki diğer arkadaşlarımız bazen çıplak elle, bazende ellerine poşet geçirerek çöpleri eşeliyerek o kapakları topladılar.Bizler yolda normal yürürken onlar sagda solda atılmış şişeleri alıp kapaklarını çıkarıp çantalarına atıp merkeze götürüyorlardı.Evlerindeki damacanaların kapaklarını atmayıp topladılar.Buna birebir şahidim.KİMSENİN YAPAMIYACAĞI ÖZVERİYLE TOPLANDI O KAPAKLAR.Tam bir "seferberlik" örneğiyle....Katılıyorum ELİ ÖPÜLESİ DUYARLI KADINLARIMIZA...