| Seferihisar.com Twitter'da |
|
|
Haber sayfalarına bir yazar transfer edildiğinde ismi manşetlerde geçer ben iş başı yaptım gazete yönetimi beni kıskandığından olacak ki ismimi bile duyurmadı.
Bende
köstebek halimle aradan geçen altı yıl sonra tekrar görevime başladım, başlamasına da bölge o kadar büyümüşki!
Ulamış’tan
Gümüldür’e kadar köstebek halimle her akşam nasıl dolaşacağım bu kadar geniş bölgeyi:((
İlk görevimGöreve başladığım ilk günü
Ürkmez’deki canlı müzikli bir gazinodaki boş masanın ortasındaki çiçeklerin arasın da yerimi aldım..
Yan taraftaki masaya bir siyasetçi ile sonradan
Seferihisar belediyesinde çalıştığını öğrendiğim bir bayan yerini aldı..
İlk masaya oturduklarında bayanda gözlük yoktu ama nedense az sonra diğer masalarda oturanlar onu tanımasınlar diye olacak ki akşamın karanlığında siyah güneş gözlüklerini taktı!..
Bir politikacı ve gözleri sürmeli, eda gözlü bir belediye çalışanı bu saatte neler konuşur merakımla gazinonun müzik eşliğinde ve loş ışıklarından yararlanıp ani bir atak yaptım ve bu ikilininoturduğu masasının kenarındaki çiçekliğin arasında yerimi aldım.
Siyasetçi:
Bak kızım belediyeden işine son verirlerse versinler, ben seni
İzmir belediyesin de üst makamlarda bir kadro açtırıp seni buralarda işe aldırtırım!!
Akşamın karanlığında güneş gözlükleri takan sürmeli ve eda gözlü bayan: Sana güveneyim mi? Bak benim bu diyarda güvendiğim hiçbir kimsecikler kalmadı! Bir akrabama güvendim, son günlerde o beyefendi de bana yan bakmaya başladı! O akrabam da eskisi gibi bana güven vermiyor!!
Siyasetçi:
Beni tanırsın.
İzmir’de açamayacağım kapı yok, yapamayacağım iş yok!!
Biliyorsun! Arkamda bir kısım medyada var! Sen
İzmir Büyükşehir belediyesini mi İstiyorsun? Yoksa 657’ye tabi bir
Devlet memurumu olmak istiyorsun?
Ne istiyorsan hemen hallederim! Yeterki bana güven!..
Akşamın geç saatlerin olmuştu:
Gözlerin de güneş gölükleri olan gözleri sürmeli eda gözlü bayan:
Sana güveniyorum! Senin siyaset ve medya camiasında ne kadar güçlü olduğunu biliyorum! Sana güvenebilirmiyim? Sözü üzerine..
Siyasetçi:
Bana güvenebilirsin çalıştığın makamdan istifanı ver gerisini bana bırak! Dediğinde bir haber geldi gecenin geç saatlerinde ve karanlığında
Seferihisar tarafına gelen bir aracın bagacına sıkışıp bir anda kendimi
Seferihisar merkezdeki bir kahvede buldum..
Kahvenin bulunduğu yerin üzerinde ağaçlar vardı, geç olduğu için ağaçların cinsini bilemiyorum. Burada
beş kişilik bir masanın yan tarafındaki duvarın kenarında yerimi aldım.
Masadaki
beş kişiden bir kişi çok konuşuyor
dört kişi onu alkışlarcasına dinliyordu:
Çok konuşan:
Beni ihmal ediyorsunuz? Birgün gelecek sizden bunun hesabını soracağım!!
Diğerleri:
Abi biz seni nasıl ihmal ederiz? her akşam çalıştığımız kurumda neler olup bittiğini sizi göremezsek bile telefonla olan biteni sana bildiriyoruz. Hatamız varsa af et bizi!!
Sözlerinden sonra çok konuşan “
haydi hep beraber İzmir’e gidelim” deyip kalktılar..
Bende ilk görevim olduğu için yorulmuştum ve park kahvedeki ağaçların üzerinde istiraata çekildim..
Bundan sonra bölgeyi ve insanları öğrendikçe ikili ve dörtlü masalardaki konuşmaları ve duyduklarımı sizlerle paylaşacağım.
Bu akşamlık hoşçakalın.
Köstebek
İnsanların beş paraya muhtaç olup işten çıkarıldıkları,aç kaldıkları,evlerine ekmek götüremediğini her gün basından etrafımızdan duyuyor ve görüyoruz.Hal böyle iken içden ve dışdan bu ayrışımcılık niye?Neyi paylaşamıyorlar,Allah'a şükredip dürüstçe çalışmak,fitne fesat düşüncelerden arınmak,herkez için pozitif düşünmek varken bunlar niye?SAYGI-GÜVEN-HUZUR üçgeninde bacakların bırı kırıldığında diğerleri de sallanır.Bırakın bunları lütfen işinize dötr elle sarılın.BİRLİK VE BERABERLİĞE EN ÇOK İHTİYACIMIZ OLAN BU GÜNLERDE KİTLENELİM.Mustafa bey bunları deşifre etmekle çok da iyi yapıyor.Hiçbir şey saklı kalmaz.Birde Başkan' dan iş isteniyor.Hangi kadroyla, hangi güvendiğiyle yapsın???Gerçekten zor:((
Kötülük düşünenin ALLAH ayağına dolandırır.Bırakın bunları Meclisteki yöneticilerden en küçük görevliye kadar madem ekmek yiyorsunuz madem seçildiniz HAKKINI VERİN LÜTFEN.(İSTİSNALAR KAİDEYİ BOZMAZ .SÖZÜM YAPMAYANLARA) Sağlıcakla kalın.
Diğer konuya gelince; Maalesef toplumda buna benzer olaylar yaşanıyor .Bunun adı NANKÖRLÜK VE HAİNLİKTİR.Kendine özgüveni olmayan insanların başvurduğu en kötü yol:( Alet olanlar da menfaat için belkı babalarını bıle satan cinsden insanlar.Ama her iki taraf içinde söylenecek tek söz; Dikkat edin bu tür şeyler bumerang gibidir.Allah' ın adaletine inanırım er veya geç döner dolaşır sizlerin başınıza gelir.Ama düşünün ne kötü ve acı birşey.Belediyede birlikte çalıştığı kişileri ve olayları bu işden çıkar sağlamaya çalışan birine aktarmak.Bırakalım bunları lütfen ya.Günahtır,ayıptır,ihanettir..".HAYVANLAR KOKLAŞA KOKLAŞA İNSANLAR KONUŞA KONUŞA ANLAŞIR."derler.İYİNİYETLİ VE DÜRÜSTLÜKLE HALLEDİLMEYECEK HICBIRŞEY YOKTUR DÜNYADA.NE OLUR KALPLERİMİZDEN KÖTÜLÜK TOHUMLARINI ATIP PAPATYALARLA DOLDURALIM.BEYAZ VE TEMİZ.O ZAMAN ALLAH DA YARDIM EDER,KUL DA...Sevgiyle kalın.
Asıl bu şekilde siyaset yaparak siyaseti kirletenlere ve tabii ki bize yazık!!!
Çok merak ettim kim bu çalışan?Gözleri sürmeli eda gözlü olan ıkı üç bayan var.Siyasetçi olan kim?Demek ki bayan ya çok karıştırıyor ortalığı ve atılmayı bekliyor ,yada iyi görünüp arkadan dümen çeviren iki yüzlülerden.Yakında çıkar kokusu:) vah TUNÇ bey vahhh.