Seferihisar Yeni Haber Gazetesi | Yazarlar

Eşekli Kütüphaneci

05 Eylül 2010, 00:05
Seferihisar.com Twitter'da

Uzun süredir yazamıyordum.Kısa süre önce Türkiye’ye dönüp,referandum sürecinde kendilerini “aydın”olarak tanımlayanların hali pür melalini görünce aylar önce yazdığım son yazıda kendilerinden söz ettiğim,bu ülkenin aydınlık yüzlerinden, “sözde” değilözde” aydınlarından Muazzez İlmiye Çığ ve Hayrettin Karaca’yı bir kez daha saygı ve sevgiyle  yadederek yine kendisini tanımaktan onur duyduğum Mustafa Güzelgöz ağabeyiyi yazmanın tam zamanı olduğunu düşündüm…

Eşekli Kütüphaneci Mustafa ağabeyi’yi  ilk 1986’da duydum.

Kendisini yine sevgi,saygı ve rahmetle andığım Fakir Ağabey(Fakir Baykurt)ile Dünya Barış Konferansı delegeleri olarak Danimarka’nın başkenti Kopenhagen’deydik.Konferans çalışmalarına akşamları ara veriyoruz ve ayni odayı paylaştığımız için zamanın nasıl geçtiğini anlamadığım sohbetlere dalıyoruz.Her ikimizde Türkiye’ye giremediğimiz için Türkiye’yi anıyor,Türkiye’yi konuşuyor,geçmiş günleri yadediyoruz.Bir ara Fakir ağabey Eşekli Kütüphaneci’yi anlattı.Bir gün Türkiye’ye dönebilirsem ilk işlerimden birinin Ürgüp’e gidip Mustafa Güzelgöz ile tanışmak olacağını söyledim.

1991 yılında ünlü 141 ve 142’ci maddeler kalkıp hakkımızdaki ağır cezalar düşünce hemen Türkiye’ye geldim ve ilk hasret ziyaretlerinden sonra da Ürgüp’te Mustafa Ağabeyi’yi buldum. Bu kez birlikte Fakir Ağabey’in kulaklarını çınlattık.

Benimle ilgili bir kitap yazıyormuş,umarım kısa zamanda tamamlanır,ben de merakla bekliyorum. diyor.(Fakir BaykurtEşekli Kütüphaneci”yi yazdı ama kitabın basılmasına ömrü yetmedi,kitap biz kendini kaybettikten sonra basıldı.Bu değerli insanları tanımak ve insan olmanın bilincine varmak…Ne güzel…Işıklar içnde uyusunlar…)

Mustafa Amca”diyorum,”nasıl başladı Eşekli Kütüphane olayı?..”

Anlatıyor…

Beyefendi,(söyleşi boyunca da bu hitapta inat etti) yıl 1944…40 lira maaşla Ürgüp’te kütüphaneye tayin edildim.Kütüphane’de yazma,basma eski kitap sayısı 2300.Fakat bu yazma,basma eserleri kim okuyacak diye binanın en altında rutubetli bir odaya hapsetmişler.Ne yaptım?Bütün yazmaları,cüzleri tek tek çıkarıp kuruttum ve tek odalı kütüphaneye yerleştirdim.”

Yani kitaplar özgürlüğüne kavuştu

Öyle de,ben ortaokul mezunuyum.Nazari ilimler,tatbiki ilimler,güzel sanatlar gibi konularda fazla bir kültürüm ve anlayışım yok.Kitaplarını konularına göre ayırmada,o sırada lisede okuyan rahmetli tarih profesörü Bekir Kütükoğlu bana yardımcı oldu.Bir de elime küçük bir kitap geçti,’Kütüphanecinin El Kitabı’.Buradan edindiğim bilgilerle hemen marangoza gidip 9 gözlü bir kutu yaptırdım,kitapları konularına göre ayırdık ve bu küçücük odada kütüphaneciliğe başladık…Şimdi sıra kitapları okutmaya gelmişti,çünkü kütüphanenin insanların gelişiminde büyük rolüolduğuna inanıyordum…”

Bu inancınızın kaynağı neydi?”

Büyük Atatürk ‘uygar ülkeler düzeyine erişeceğiz’diyordu ve devam ediyordu,’hayatta en hakiki mürşit ilimdir.’

İlmin bekçileri biz oluyorduk.Neden?İlim kitaplarda toplanıyordu.O kitaplar nereye geliyordu?Kütüphanelere…Ben de diyordum ki ‘acaba neden bu gelen kitaplardan biz vatandaşı yararlandırmayalım?..’

Bir de şunu söyleyeyim,hayat tecrübemden de biliyordum ki vatandaş hizmet eden insana değer veriyor,hizmet etmeyene o değeri vermiyor;bir köye gidiyoruz,köylü veterinere,doktora,sağlık memuruna sandalye ikram ediyor bana tanımadıkları kütüphaneciye ‘buyrun’deyip bir sandalye vermiyorlar.Dedim ki kendi kendime ‘vatandaş haklı’,’veteriner hayvanını iğneliyor,sağlık memuru kalkıp çocuğuna bakmaya gelmiş…E,peki ben neden vatandaşa hizmet etmeyeyim?dedim.Eskiden Halkevi başkanlığım da var,ne yapacağıma karar verdim.O sırada Halk odaları kapatılmış,ben bunları açtırıp kütüphaneye çevirmek istiyorum ama nasıl olacak?Yasayı inceleyerek köylünün intifa hakkını Maarif Vekaletine verebilecek kuvvette olduğunu görünce o binaları kütüphane yapmak amacıyla bir dernek kurdum,o binaları aldık ve kütüphaneye mal ettik.”

Peki ya kitaplar?”

“Kapı kapı dolaşıp,Türkiye’de ne kadar Ürgüp’lü varsa adreslerini öğrenmeye başladım.Mektuplar yazdım.Eh,eski futbocuyum,tiyatroculuğum ve Halkevi başkanlığımdan dolayı da bir çevrem var,başladı paket paket kitaplar gelmeye…

Ve böylece ilk kütüphaneyi Karain Köyü’nde açtık…”

 

Gelecek yazıda Eşekli Kütüphane öykümüze devam edeceğiz.

Seferihisar Yeni Haber Gazetesi
 Seferihisar Yeni Haber Gazetesi internet sitelerinde yayınlanan köşe yazılarının tüm hakları ve sorumluluğu köşe yazarına aittir.
YORUM YAZ
BU KÖŞE YAZISI İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Seferihisar Yeni Haber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
ÖNCEKİ YAZILARI
ÖZEL RÖPORTAJ
Ümit Cingöz'le dobra dobra
Ümit Cingöz'le dobra dobra
AK Parti İlçe Başkanı Ümit Cingöz’e biz sorduk, Cingöz cevapladı.
 
YAZARLARIMIZ
Yeni Haber'den
GEÇ DE OLSA İYİ OLACAK
Mustafa KARABULUT
TEOMAN EREL VE SEFERİHİSAR BELEDİYE MECLİSİ
Ayaklı Gazete
BELEDİYENİN AVRUPA YAKASI
Yasemin KARABULUT
KADINLARIMIZ
Şükrü Demirel
ÖMÜR VE ÖLÜM MUHASEBESİ
Muhittin AKBEL
BAZ İSTASYONU TERÖRÜ
 
FOTO GALERİ
 
SON YORUMLANAN HABERLER
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
EN ÇOK TIKLANAN HABERLER
 

Bu sitenin tüm hakları, Seferihisar Yeni Haber Gazetesi-ne aittir.

Seferihisar Yeni Haber Gazetesi - Hıdırlık Mh. Atatürk Cd. 35/105 Seferihisar / İZMİR
Tel :0232 7434212