Seferihisar Yeni Haber Gazetesi | Yazarlar

İstanbul'un Fethi ve Gençlik

15 Mayıs 2010, 12:18
Seferihisar.com Twitter'da

İstanbul’un fethinin 557 ci sene-i devriyesinin yaklaşması se bebiyle bu şehrin alınmasında müessir olan maddî ve manevî sebep leri dile getirmek istiyorum.
Milâttan altı buçuk asır önce, Sarayburnu'nda küçük bir köy olarak kurulan İstanbul, zamanla genişleyip büyük bir şehir hâlini almıştır Kostantiniyye şehri hâline gelişi, Milâdî tarihle 300 yılına tesadüf eder. Bundan altmış beş yıl sonra da Şarkî Roma İmparatorluğu'nun merkezi hâline gelince önemi daha da artmıştır.

İstanbul; lâtif havası, denizi, pırıl pırıl manzarası, suları, yeşillikleri ve Asya ile Avrupa arasında köprü teşkil edecek konumu itibariyle pek çok milletlerin hayalini doldurmakta idi. Hükümdarlar ve krallar, orayı elde etmek için açık ve gizli tertipler hazırlıyor, ordular toplayıp İstanbul’u muhasara altına alıyorlardı.

İstanbul, Müslüman Türk milleti tarafından beş defa kuşatılmış tır. Bunlardan ikisi Yıldırım Bâyezıd, ve onun şehzadesi Musa Çelebi tarafından olmuş fakat kendile- rine fetih müyesser olmamıştı.
Dördüncü defa Sultan ikinci Murad tarafından yapılan kuşatma da neticesiz kalmış- tı. Fakat onun mahdumu İkinci Mehmed, bu zor işi başaracak ve «Fâtih» unvanını alacaktı.

Fatih, 29 Mart 1432 tarihinde İsfendiyar Beyin kızı ve Sultan İkinci Murad'ın zevcesi Hatice Sultan'dan doğmuştu.
O günün saray teamüllerine göre Fatih'in yetişmesine büyük bir dikkat gösterilmekte idi. Manisa Valisi bulunduğu sırada, büyük âlim Molla Gürâniyi hoca tayin eden İkinci Murad, oğlunun yetişmesinde büyük bir titizlik göstermiş idi.

Fatih, din ve Fen ilimlerinin her ikisini de öğrenmekte idi. O, küfrün bulutlarını darmadağın edecek iman ve İslâm şuuru na; Bizans'ın surlarını taş taş sökecek teknik bilgilere, tarihte çığır açıp, çığır kapayacak siyasî dehâya ve anadilinden başka beş yabancı lisana vâkıf bulunmakta idi.
Döktürdüğü topların menzil hesaplarını bizzat yapacak kadar matematiğe vâkıf bulunan Fatih, o gün Müderris adı verileri bir pro fesör seviyesinde İslâmî bilgilere sahipti.

İkinci Mehmedi İstanbul'u fethetme hevesine sevk eden âmil, ci hangirlik sevdası değildi. Resûlullah Efendimizin asırlarca evvel müj delediği fetih ve «Orayı fetheden kumandan ne hoş kumandandır» hâdisindeki medhe lâyık olmak arzusu idi.
Buna ilâve olarak, İstanbul'un fethi Osmanlı saltanatının Asya ile Avrupa kıtalarındaki ülkeleri birleştirecek, muvasala ve müdafaa imkânlarını kolaylaştıracak ve her iki kıt'ada genişlemeye yardım edecekti.

Azmi önünde alınmayacak kıta, yıkılmayacak sur tanımayan İkinci Mehmed, fethi kolaylaştırmak için boğazı kontrolü altına al mak zaruretine inanmış bulunuyordu. Dört ay gibi kısa bir zamanda Rumelihisanı yaptırdı.

Din ile tekniği, hacim ile şekil gibi ruhunda mezceden Fatih, biz zat hazırladığı sur plânını, Peygamber Efendimizin ismi bulunan Muhammed şeklinde çizmiş; mim harfinin geleceği yerlere kuleler koydurmuş ve Hazret-i Muhammed'in yoluna baş koyduğunu açıkla mış ve Avni mahlasıyla;

“Hakkı himmet-i cünd-i RicâlüHah ile,

Ehl-i küfrü serseter kahreylemektir niyetim”,


beyti ile, de Allah'a olan tevekkülünü ve Ricâlüllah' a olan güvenini dile getirmiş oluyordu.
îki yüz altmış beş bin kişilik ordusunun içinde evli yadan ve ilmin zirvesindeki ulemâdan yetmiş yedi kişi vardı,. Bu muh terem zatlar; yaptıkları vaaz ve öğütlerle cihadın faziletini, kulaklar dan gönüllere, hayat iksiri gibi akıtmışlar ve islâm askerlerini birer «Serdengeçti» İslâm gazisi hâline getirmişlerdi. Hayatım feda eden İslâm askerleri, bu uğurda şehid olmayı, yaşamaya tercih etmekte idiler.

İslâm şuuru ile yetişmiş ve cihad hevesiyle bilenmiş bu ordu, 7 Şubat 1453'te Edirne'den hareket etmiş, 5 Nisan'da İstanbul surları önüne varmış bulunuyordu.
Şair, âlim, abid ve istikbalin Fatihi; seccadesini Eyüp tarafına serdirip ordusuna imam olarak öğle namazını bizzat kendisi kıldırdı. Şükür secdesine kapanıp Allahü Teâlâ'ya, muzaffer kılması için dua larda bulundu ve ordusuna muhasaranın başladığım ilân ettirdi.

Celallendiği zaman, atını denize sürüp düşmanı kahretmek iste yen Fatih yetmiş parçalık bir donanmayı, karadan yürüterek Haliç'e indirmiş, dünya tarihinde ilk ve son defa görülmüş bir işi başarmıştı. Verdiği kararda en ufak bir fikir zaafı göstermeyen Fatih, fası lasız olarak surları yirmi gün top ateşine tutturdu. Atını ateş hattına kadar sürerek askerlerinin kuvveti maneviyelerini takviye ediyordu. Kan dökmek gayesi gütmeyen Fatih, İsfendiyaroğlu'nu, Şarkî Roma împaratoru'na elçi olarak gönderip şu haberi ulaştırdı: “Kan dökül mesini istemiyoruz şehri teslim ediniz”.


İmparator bu teklifi redde dince muharebeye devam emrini verdi.
Muhasara devam ediyor ve şehrin alınması gecikiyordu. Devrin sadrazamı, padişaha, muhasaranın kaldırılmasını teklif edince tarih lere şan veren su cevabı âldı:

“Ya ben Bizans'ı alırım, ya Bizans beni!”.

 «Hayır!.. Muhasara asla kaldırılamaz. Ordularımın önünde düşmeyecek bir kale, mağlup olmayacak bir or du yoktur.


O günün harp tekniğine göre kanlı bir muharebe başlamıştı. Tü neller açılıyor,temel- ler barutla tahrip ediliyor, toplarla kale bedenle ri dövülmeye devam ediliyordu. İslâm askeri, destani bir feragatle dövüşmekte “gazi veya şehîd” olmaya azmetmiş bulunmaktaydı.

Takvimler 29 Mayıs 1453 tarihini gösteriyordu. Fatih'in sabrı son raddeye gelmişti Artık İstanbul, İslâm beldeleri aralarına katılmalıydı. O günün gecesinde hiçbir kimse uyumamış, herkes dua ederek or dunun zaferine niyazda bulunmuşlardı.

Sabah namazı kılınmış, güneş ortalığı aydınlatırken Fatih hücum emrini vermişti. Mü'minlerin ağızlarından çıkan tekbirler, Allah Allah sesleri, kale duvarlarında akisler yaparak etrafa yayılıyordu.

Fatih, vezirlerin muhalefetine rağmen, atıni ön saflara kadar sü rüyor, “Vurun cengâver- lerim, koman Kurtlarım! Allah büyüktür” diyerek kılıç sallıyordu.


“Enbiya ve evliyaya istinadım var benim.
Lutfu Haktandır hemen ümidi fethi nusretim”.


Diyen  Fatih,  Fetih için son gayreti sarfetmekte idi.

Ulubatlı Hasan, tırnaklan ile Burçlara tırmanmaya muvaffak olmuş, Türk bayrağını surların üze rine dikmişti. Rivayet edilir ki Ulubat’ lı Hasan surlardan oklarla yaralanıp düştüğünde  Fatih Sultan Mehmet İstanbul’ un surlarına İslam bayrağını diken Delikanlıyı görmek için yanına gider ve Ulubatlı Hasan Fatih Sultan Mehmed’ e şu sözleri Söyler “ Müjde Padişahın Peygamberim Surlarda” Bunu duyan Îslâm askeri coşmuş ve hiçbir engel tanı maz hâle gelmişti. Surlarda büyük boşluklar açılmış ve buralardan içeri giren askerlerimiz kale kapısını açmışlardı. Kostantiniyye fethedilmiş, artık İstanbul diye anılacak bu şehir, Müslüman Türk'ün malı olmuştu.

Fatih Sultan Mehmet İstanbul’ u Fethettiği Zaman sadece 21 yaşında idi günümüz gençlerine arz olunur. Onu peygamberimizin bir müjdeciydi ora getiren ve yine peygamber gençler için neler söylüyor.

Ebu Hureyre (ra) Hz Peygamberin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir “yedi kişi vardır ki Allah sadece bunları kendi arşının gölgesinin bulunduğu günde gölgelendirir Adaletli devlet başkanı, Rabbine kulluk üzere yetiştirilmiş bir genç, kalbi mescidlere bağlı kimse, Allah için birbirini seven, Allah için birleşen ve ayrılan iki kişi, güzel ve mevki sahibi bir kadının kendisini (zinaya) çağırıp da: “Ben Allah’tan korkarım” diyen kimse Sağ elinin verdiğini sol elinin bilemeyeceği gizli sadaka veren kimse, yalnız başına tenhada Allah’ı zikredip hatırlayan ve bu nedenle gözleri dolan kimse ” (Buhari, Tirmizi, Müslim)

Diğer bir hadisi şerifinde de:”

Hz Ali (r a )’dan rivayetle: “Adalet güzeldir, fakat idarecilerde olursa daha güzeldir Cömertlik güzeldir, fakat zengilerde olursa daha da güzeldir Dinde titiz olmak güzeldir, fakat âlimlerde olursa daha da güzeldir Sabır güzeldir fakat fakirlerde olursa daha da güzeldir Tevbe güzeldir fakat, gençlerde olursa daha da güzeldir, hayâ güzeldir fakat kadınlarda olursa daha güzeldir ”(Deylemi-Müsnedü’l Firdevs)

Hepimiz Allah Resulunün  bir sözünün peşinde Fatih gibi olmalıyız, gönüllerin ve nefsimizin fatihi olmalıyız.

Selam ve Dua ile….

Seferihisar Yeni Haber Gazetesi
 Seferihisar Yeni Haber Gazetesi internet sitelerinde yayınlanan köşe yazılarının tüm hakları ve sorumluluğu köşe yazarına aittir.
YORUM YAZ
Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın!.. (+2) -
Milliyetçi kişiliği ile tanınan Arif Nihat Asya'nın yazdığı bu şiir, Yıldırım Gürses tarafından bestelenmiştir.

Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;
Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek;
Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek

Yürü, hala ne diye oyunda oynaştasın?
Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın!..

Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden....
Senin de destanını okuyalım ezberden...
Haberin yok gibidir taşıdığın değerden...

Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın...
Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın!..

Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini...
Göster: Kabaran sular nasıl yıkar bendini?
Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini

Şu kırık abideyi yükseltecek taştasın;
Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın!..

Bu kitaplar Fatih'tir, Selim'dir, Süleyman'dır.
Şu mihrap Sinanüddin, şu minare Sinan'dır.
Haydi artık uyuyan destanını uyandır!..

Bilmem, neden gündelik işlerle telaştasın
Kızım, sen de Fatihler doğuracak yaştasın!..

Delikanlım, işaret aldığın gün atandan
Yürüyeceksin... Millet yürüyecek arkandan!
Sana selam getirdim Ulubatlı Hasan'dan....

Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın;
Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın!..

Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin!
Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın!
Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın...

Yürü, hala ne diye kendinle savaştasın?
Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın!..
tuncay (+1) -
hocam istanbulun tarihin içinde önemi gerçekten çok büyük.bu önemi bütün dünya çok iyi biliyor,biliyor da peki biz gençler biliyor muyuz hocam?hangimiz öz be öz atası ulubatlı hasana yiğitler yiğidi fatih sultan mehmede,yakın tarihimize gelince Gazi M.Kemal ATATÜRK e Başbuğ Alparslan Türkeşe benzemeye çalışıyoruz?hangimiz bu efsaneleri örnek alıyor?
AHMET YETER (0) -
HOCAM ALLAH RAZI OLSUN .YAZINIZ ÇOK ANLAMLI.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Seferihisar Yeni Haber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
ÖNCEKİ YAZILARI
ÖZEL RÖPORTAJ
Ümit Cingöz'le dobra dobra
Ümit Cingöz'le dobra dobra
AK Parti İlçe Başkanı Ümit Cingöz’e biz sorduk, Cingöz cevapladı.
 
YAZARLARIMIZ
Yeni Haber'den
GEÇ DE OLSA İYİ OLACAK
Mustafa KARABULUT
TEOMAN EREL VE SEFERİHİSAR BELEDİYE MECLİSİ
Ayaklı Gazete
BELEDİYENİN AVRUPA YAKASI
Yasemin KARABULUT
KADINLARIMIZ
Şükrü Demirel
ÖMÜR VE ÖLÜM MUHASEBESİ
Muhittin AKBEL
BAZ İSTASYONU TERÖRÜ
 
FOTO GALERİ
 
SON YORUMLANAN HABERLER
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
EN ÇOK TIKLANAN HABERLER
 

Bu sitenin tüm hakları, Seferihisar Yeni Haber Gazetesi-ne aittir.

Seferihisar Yeni Haber Gazetesi - Hıdırlık Mh. Atatürk Cd. 35/105 Seferihisar / İZMİR
Tel :0232 7434212