Seferihisar Yeni Haber Gazetesi | Yazarlar

Önce İnsan Olmak

11 Nisan 2010, 22:50
Seferihisar.com Twitter'da

Kariyerinde ister siyasetçi, ister gazeteci, ister işadamı, isterse devlet görevlisi yazsın…

İsterse, AK Parti Seferihisar İlçe Başkanı Ümit Cingöz’ün son günlerde seslendirdiği ‘kanaat önderi’ olsun.

Bu tür insanlar davranışlarında, icraatlarında, kullandıkları sözcüklerde ‘sıfır hata’ anlayışı ile hareket etmek zorundadırlar. Elbette hata yapmak insana mahsustur ama daha sonra getireceği pişmanlık çok fazla olacaksa, insanlar çok dikkatli olmak zorundadır.

Bu yazımda kendimin ve bir belediye meclisi üyesinin yaptığı hatadan söz edeceğim…

Biz gazeteciler veya yazarlar, haber söz konusu olduğunda veya haber kapsamındaki kişinin yanlışlıkları sınırı aştığında topyekün o kişinin üzerine gideriz.
 
Bu kişi bir kurumu temsil ediyorsa, bir de siyasetçi ise bazen kantarın topuzunu kaçırdığımız olur.
 
Muhatap kişiye yakın çalışan veya sıkça o kişinin yanında görülenleri de aynı tempoda hedef alırız. Düşünürüz ki yanlışlık yapan siyasetçinin yanındaki kişiler de yanlışın ortağıdır. Hatta düzenleyicisidirler.

İşte bu düşünce ile 28 Mart 2004 yerel seçimleri arifesinde Sığacık’ta siyasi partilerin konuşmalarını izlerken yanıma yaklaşan üç beş kişi, “Bak, başkanın sekreterinin kardeşi, SİT alanı içinde olmasına rağmen, şuradaki evinin üçüncü katına kaçak inşaat yapıyor, başkan da buna göz yumuyor” demişti. Ben de bu inşaatın fotoğrafını çekip haberi yayınlamıştım.

Bölgedeki incelemelerde SİT ihlali yapan 9 ev tespit edildi ve sahipleri mahkemeye verildi.. Ancak sekiz kişinin cezası paraya çevrildi, habere muhatap olan ev sahibinin cezası paraya çevrilmeyip kendisine bir yıl hapis cezası verildi.

İsmini veremeyeceğim ev sahibi cezasını çekmek için geçtiğimiz hafta cezaevine girdi.

Burada diğer 8 kişinin cezalarının niçin paraya çevrildiği, bir kişiye ise niçin hapis cezası verildiği konusuna girmeyeceğim. Bu konu elbette mahkemenin taktiridir. Ancak şu kadarını da söyleyeyim ki, bugüne kadar hiçbir sabıkası olmayan bir kişinin böyle bir suçtan dolayı cezaevine konulması, Türkiye’de son aylarda yaşanan hukukla ilgili tartışmaların belirli ölçülerdeki haklılığını göstermektedir.

Biz yine konumuza dönersek, önceki gün cezaevine konulan bu arkadaşın kız ve erkek kardeşlerinin şahsıma karşı duydukları kin ve nefret dolu sözler kulağıma geldiğinde, ben ilk kez habercilikten de, gazetecilikten de tiksindim.

Olay netleşmişti... Yapılan inşaat o günkü belediye başkanının sekreterinin kardeşine ait olsa bile belediye başkanıyla ilgisi yoktu, ama olan olmuştu. Benim de geriye dönüp haberi telafi edebilecek bir olanağım yoktu.

Olan olmuştu bir kere… Önceki gün mağdurun kız ve erkek kardeşlerinin kullandığı nefret içerikli cümleler karşısında benim için ne özür dilemek yeterdi ne de  pişman olmak… Ancak bu olay, gazetecilik mesleğinde 28 yılı geride bırakan bir kişi olarak benim kendime en diren şekilde kızmama neden oldu.

Bir siyasetçiden de önceki akşam yaşanan bir örnek…

Belediye başkan yardımcısı sıfatıyla yaklaşık 10 yıl makamda oturan ve şu anda muhalefet görevi yapan bir belediye meclisi üyesi arkadaşımızın hatasını aktarayım..

Bu arkadaşımız, aynı zamanda belediyenin ilgili komisyonun üyesi..
 
Belediyeye ait bir yerin satışı veya kiraya verilmesi söz konusu olduğunda komisyonda olumlu imza atıyor, ancak konu mecliste oylanacağı zaman ortaya bir gerekçe sürüyor ve diyor ki, “Ben her ne kadar komisyonda olumlu imza atsam da burada ret oyu vereceğim! Çünkü, konu yasal olduğu için komisyonda evet dedim, ancak kime satılacak veya kiraya verilecek bilemediğim için mecliste hayır oyu vereceğim..”

Şimdi adama sormazlar mı? Meclis salonuna girerken kimin etkisi altında kaldın? Dahası ve de en önemlisi, söz konusu taşınmazlar ve gayrimenkuller, kendisinin belediye başkan yardımcısı sıfatıyla görev yaptığı yıllarda kendi oyu ile satışa çıkarılmadı mı? O günlerde alıcısı belli miydi de siz kabul oyu vermiştiniz..?

İşte hangi meslek ve makamda olursak olalım, bilhassa toplum önderi durumundaki insanların, geride ve anılarda unutulmayacak hatalar yapmaması gerekir. En önemlisi de hem el kaldırırken, hem yazarken, hem konuşurken yıllar sonra pişmanlık duyacağı haraketlerden kaçınması önce insan olması zarureti vardır.

                                                                                             mustafa@seferihisar.com

Seferihisar Yeni Haber Gazetesi
 Seferihisar Yeni Haber Gazetesi internet sitelerinde yayınlanan köşe yazılarının tüm hakları ve sorumluluğu köşe yazarına aittir.
YORUM YAZ
melek (+19) -
bu olayla ilgili başka yorum yapmayacağım çünkü hukuk mücadelesi devam etmektedir.Son olarak eklemem gereken şey bu olayda üçüncü kat falan yoktur.2003 yılında seferihisarda meydana gelen yıkıcı deprem nedeniyle evi başına yıkılan ve başka gidecek yeri olmadığı için eski binasının aynısını yapan ve hala o evin borcunu ödemeye çalışanve hiç bir sabıkası olmayan zararsız bir türk vatandaşından bahsediyorum.
melek (+19) -
Sayın kurşunkalem arkadaşım neyi ne kadar biliyorsunuz mesleğiniz nedir bilmiyorum.Ama ben sıradan bir vatandaş olarak,Hakimin takdir hakkı varsa bunuda suçlunun lehine kullandığını çok iyi biliyorum.Tabi ki geçmişten gelen bir suçu veya sabıkası yok ise...Yasaların tanıdığı ölçüler içerisinde aynı tarihlerde aynı suçlardan yargılanan birden fazla dosya varsa ve bu dosyalar emsal teşkil ediyorsa ve kanun hiç bir mahkeme aynı suçtan yargılanan kişilere ayrı kararlar veremez diyorsa...siz hangi takdir hakkından bahsediyorsunuz....Bu arada benim yerim belli bana çok rahat ulaşabilirsiniz.Türk adaletine ve hukukuna sonuna kadar inanan ve güvenen biri olarak er yada geç adaletin yerini bulacağını biliyoruz.Bir kişinin yaptığı hatayı asla ve asla tüm kurumlara yüklemiyoruz.Tek bildiğim var olayla ilgili hukuk mücadelesi devam ediyor.Adalet yerini bulacak yine tekrarlıyorum.TÜRK HUKUKUNA TÜRK ADALETİNE SONUNA KADAR İNANIYORUM.sizde gerçek isminizi açıklarsanız daha rahat iletişim kurabiliriz.
kurşunkalem (-28) -
Melek Hanım, dosyanın ayrıntısını elbette bilmiyorum, bilmem de mümkün değil. eposta adresime gönderirseniz incelemek isterim.

Ancak Zafer beyin dediği gibi cezaya konu olan eylem 2003'te işlendiyse, o zamanki Türk ceza kanununda imar suçlarına yönelik bir ceza olmadığı için, verilen cezanın nedeni bu imar suçu değildir.

Ama siz illa ki kaçak kat nedeniyle bu ceza verildi diyorsanız, dediğim gibi dosyaya ilişkin bilgileri eposta adresime kursunkalem@mynet.com a gonderin.

Ben verilen cezanın ağırlığına ilişkin bir yorum yapmadım. Bu yasaların tanıdığı ölçüler içerisinde hakimin takdiridir. Sonuçta onların da elini bağlayan yasalar vardır. Dolayısıyla Mustafa Bey'in yazısında değinmiş olduğu son aylardaki hukuki tartışmaların Türk ceza kanunu ile ilgisi yoktur. Böyle bir cezayı, son aylardaki tartışmalara bağlayarak adli makamların sorgunlanmasına yol açılmamalıdır.

son olarak, vicdan adlı kullanıcının yorumuna tamamen katıldığımı, ancak kararı veren makamların da ellerinin bağlı olduğunu unutmayın. Olayı vicdani bir değerlendirme aşamasına getirirseniz adi suçlar hariç verilen tüm mahkeme kararlarını tartışmaya açmanız gerekir.
zafer (+10) -
kurşunkalem ayrıntıdan bahsediyorsun ama hiçbir ayrıntıyı bilmiyorsun.bu cezaların hepsi 2003 yılında işlendi..senin yazdığın gibi 2005 te değil..kurşunkalemini kır artık istersen..neyi savunduğunu da bil..sayın Mustafa beyin dediği gibi önce insan olmak..
melek (+6) -
sayın kurşunkalem arkadaşım yaptığın yorumlara dikkat et önce işin doğruluğunu öğren sonra yorum yap.suçun kaç yılında işlendiğini ve olayın rengini merak ediyorsan gel ben sana belgelerle açıklayayım.yine bir yanlış daha yapılmasın.sonra özür dilemek zorunda kalırsın.
vicdan (+6) -
kurşunkalem hangi ülkede oturulmaz durumda olan evini tadilat yapmak zorunda kalan ve bunun için adam öldürmekle bir tutulan bir hukuk var?bu konuda kestiğim kestiklik bir durum yok..orda yaşayanlar villa yapmadılar..bu yoklukta evlerini oturabilecek hale getirdiler..yorum yaparken kendinizi onlarında yerine koyun..
Seferihisarlı (+9) -
Zamanında satılmasın diyen chp li meclis üyerlide dün satılsın diye parmak kaldırdı burdada çok büyük çelişki var demek ki bu işler böyle
kurşunkalem (-16) -
Mustafa Bey vicdanınız rahat olsun. Bu dokuz kişinin cezalandırılmasının sorumlusu siz değilsiniz, onların bu ülkenin kanunlarını hiçe saymasıdır.

8 kişinin para dokuzuncunun da hapis cezası alması da teknik bir ayrıntıdan ibarettir. 2005 yılında kabul edilen Türk ceza kanunu kaçak bina inşaa edene hapis cezası getirmiştir. 8 kişi bu suçu 2005ten önce işlediği için para cezası alırken, bu dokuzuncu kişi bu suçu 2005'ten sonra işlediği için hapis cezası almıştır. Kaldı ki mahkeme en alt sınır olan 1 yıldan ceza vermiş, dört yıl da verebilirdi.

Yazınızda bu teknik ayrıntıya yer vermediğiniz için insanların aklında başka soru işaretleri oluşabilir, hatta sizin de yaptığınız gibi adaletin meşruiyetini sorgulayabilir. Lütfen bu hususa dikkat edin.

Not: Jeotermal AŞ haberine yapmış olduğum yorumun neden yayınlanmadığını merak ettim. Sansür mekanizması mı işlemeye başladı?
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Seferihisar Yeni Haber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
ÖNCEKİ YAZILARI
ÖZEL RÖPORTAJ
Ümit Cingöz'le dobra dobra
Ümit Cingöz'le dobra dobra
AK Parti İlçe Başkanı Ümit Cingöz’e biz sorduk, Cingöz cevapladı.
 
YAZARLARIMIZ
Yeni Haber'den
GEÇ DE OLSA İYİ OLACAK
Mustafa KARABULUT
TEOMAN EREL VE SEFERİHİSAR BELEDİYE MECLİSİ
Ayaklı Gazete
BELEDİYENİN AVRUPA YAKASI
Yasemin KARABULUT
KADINLARIMIZ
Şükrü Demirel
ÖMÜR VE ÖLÜM MUHASEBESİ
Muhittin AKBEL
BAZ İSTASYONU TERÖRÜ
 
FOTO GALERİ
 
SON YORUMLANAN HABERLER
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
EN ÇOK TIKLANAN HABERLER
 

Bu sitenin tüm hakları, Seferihisar Yeni Haber Gazetesi-ne aittir.

Seferihisar Yeni Haber Gazetesi - Hıdırlık Mh. Atatürk Cd. 35/105 Seferihisar / İZMİR
Tel :0232 7434212