Anasayfa | Künye | Önemli Telefonlar | Reklam | Haber Ara | Seferihisar Emlak | Forum | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

HABER ARA


Gelişmiş Arama
 

AKLIMIZI PEYNİR EKMEKLE Mİ YİYORUZ!...

Okunma  Yazar : Muammer TOPRAKCI
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 3297
Tarih  Tarih : 02 Mart 2008 23:40

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

Mehmetçik karda kışta vuruşuyor. Peki ateş  çemberinden geçerken yurtta neler oluyor? Ne ile uğraşıyoruz? Atatürk devrimlerinin temel direği, harcı laiklik karşı  devrimin gelgitinde yaşam sınavından geçiyor.

Olanları daha iyi anlamak için tarihin denek taşına yatıralım. Bildiğiniz gibi Kurtuluş Savaşımız aynı zamanda Türkiye'nin Aydınlanma Devrimi'dir. 1923 Devrimi de dediğimiz bu devrime niçin Aydınlanma diyoruz?

 Çünkü İslam dünyasında ilk kez Türkiye' de laik Cumhuriyet kuruluyordu. 1923 devrimiyle İslam coğrafyasında ilk kez inancın dışında bir gelişmenin, yani aklın ve bilimin yol göstericiliğinde bir gelişimin önü açılıyordu.

Peki bu değişim kolay mı oldu? Hemen benimsendi mi? Yanıtı 21 Kasım 1924 tarihli konuşmasında Atatürk veriyordu:

“Biz büyük bir devrim yaptık. Memleketimizi bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük. Birçok eski kurumları yıktık. Bunların binlerce tarafları vardır. Fırsat beklediklerini unutmamak lazımdır....”

Her zaman olduğu gibi yine haklı çıkmadı mı?... Sonraki gelişmeler bunun ne kadar doğru bir tespit olduğunu kanıtlamadı mı?...

Mustafa Kemal 1930'da ki konuşmasıyla da bugünlere ışık tutuyordu:

İnsanların ruhun selameti için yakıldıklarını biliyoruz. Herhalde bunu yapan engizisyon papazları, iyi niyetlerinden ve iyi iş yaptıklarından bahsederlerdi. Belki de cidden bu sözlerinde samimi idiler. Fakat bir ahmaklığı yahut bir hainliği iyi bir kılıfa uydurmak güç değildir; en nihayet bu bir isim değiştirmek meselesidir. İşte bu nedenledir ki aldırmazlığı kayıtsızlık derecesine kadar götürmemek önemlidir. Unutulmamalıdır ki bazı insanlar, geleceği geçmişin arasından görmekte ısrarlıdırlar. Bunlar ilgimizi kestiğimiz geleneklere karşı mutlaka bağlılığın iadesini isterler. Bu gibi insanlar kendi inandıkları gibi ezemezlerse, kendilerini cenderede hissederler. Herhalde taassupsuzluğun, arzu edildiği gibi genelleşmesi, huy haline gelmesi,  fikir terbiyenin yüksek olmasına bağlıdır...”

Ülkemizin karanlıklara geri dönmesini istemiyorsak, aydınlanma güneşinin ülkemizi ışıklara boğmasını arzuluyorsak bu sözlere kulak vermeli, olanları sadece seyretmekle yetinen kayıtsızlığımıza son vermeli, ellerimizi taşın altına sokmalıyız. Ülkemizin içine sürüklenmek istendiği kargaşa ortamına karşı sesimizi daha gür çıkarmalı, Türkiye Cumhuriyeti'mizin ve onun temel direği olan laikliğin savunucuları olduğumuzu çabalarımızla kanıtlanmıştır.

Büyük olasılıkla bu satırları 3 Mart günü okuyacaksınız. Bundan tam 84 yıl önce 3 Mart 1924'te, TBMM hilafeti kaldırarak, laik devrimin önündeki en büyük engeli aşdı.

O gün buna engel olamayanlar, içlerinde biriktirdikleri kara kini hep besleyerek karşı devrimi adım adım tırmandırarak bu günlere geldiler. Bakın bu gün yapılanların mimarlarının, ilk eğitimlerini alıp yerleştikleri o günkü Refah Partisinin üyesi hem de TBMM'sindeki milletvekili sıfatıyla Hüseyin Ceylan, Hollanda'da Milli Görüş Teşkilatı toplantısında yaptığı konuşmasında hiç takkiye yapmadan  şunları söylüyordu:

Tarih 3 Mart 1924. Yer Ankara Ulus Meclis. Bu tarihi unutmayın beyler. 3 Mart 1924' de sen de bende yıkıldık. Ezan da yıkıldı, hilafet de yıkıldı, hepimiz yıkıldık. Allahın esmasından bir esma var. Ya muntakim u celle celellahu ay intikam sahibi olan rabbim, beni imtihanına memur eyle, 3 Mart adına... Meclisten yıkıldık, y,ne meclisten indireceğiz. Verdiğiniz her bir mark, her bir gulden, her bir frank düşmana birer kurşun olacak...”

Türban olaylarına bir de bu gözle bakın, resmin tamamını görmeye çalışın, çalışalım...

3 Mart 1924 tarihine, laikliğe, aydınlanma devrimine sahip çıkın, çıkalım...

10.         yüzyıl fıkıh bilgini Abdullah İbni Mübarek'in şu sözleri hep kulağımıza küpe olsun:

11.         “İnsanın en alçağı, din kisvesi altında dünya menfaati sağlayandır...”

 

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Mustafa KARABULUT Mustafa KARABULUT
Şu Beş Yıllar Ne de Çabuk Geçiyor.
Dt. Koray ACAROĞLU Dt. Koray ACAROĞLU
1 Mayıs Terörü
Muammer TOPRAKCI Muammer TOPRAKCI
MEÇHUL ASKER
Yasemin VAROĞLU Yasemin VAROĞLU
Aman Dikkat!!!

SATILIK EMLAK

ANKET

Seferihisar CHP İlçe Başkanı Güler Boler'i Başarılı Buluyor musunuz?



Tüm Anketler

© 2005-2007 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Sponsorlar: Teknik destek: Bilkar Bilgisayar Mali Destek: Karabulut Emlak İçerik Desteği: Seferihisar Yeni Haber Gazetesi

Sitemizde yayınlanan köşe yazıları, yazanın sorumluluğundadır. Haber, yazı ve resimler izinsiz yayınlanamaz alıntı yapılamaz. İletişim: admin@seferihisar.com

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi