Seferihisar Yeni Haber Gazetesi | Yazarlar

ÇOK ÇALIŞMALIYIZ ÇOOKKKK...

10 Mart 2010, 13:47
Seferihisar.com Twitter'da

Geçen Cuma akşamı Bilses’in(Bilimsel Eğitim Kültür ve Sanat Vakfı)düzenlediği ödül törenine katıldım.

Nasıl katılmam?

Ödül alan değerli insanlarımıza bakar mısınız:

Demokrasi ödülü,Yargıtay Onursal Başsavcımız Sabih Kanatoğlu’na,

Bilim ödülü,Cumhuriyetimizin çınar kadınlarından Muazzez İlmiye Çığ’a,

Sanat Ödülü,Rutkay Aziz’e,

Basın Medya Ödülü,Yılmaz Özdil’e,

Bilimsel Eğitim Ödülü,ÇYDD İzmir Şubesi adına başkan Gönül Kaya’ya,

Araştırmacı gazetecilik ödülü,Merdan Yanardağ’a;Halk Bilimi ve Kültürel Çalışma ödülü Arif Sağ ve Erdal Erzincan’a,

Ve ve Ekoloji ve Çevre ödülü,Seferihisar Belediye Başkanımız Tunç Soyer’e verildi.

Soyer ödülünü Tema Vakfı kurucusu Hayrettin Karaca’nın elinden alırken yaptığı kısa ama öz konuşmasını yazının başlığındaki sözlerle tamamladı:”Çok çalışmalıyız çoookkkk...”

Haksız mı?

Bakın ödül törenine Yılmaz Özdil katılamadı.

Niye mi?

AKP hükümetini eleştiren iki yazısı nedeniyle savcılıkta ifade vermeye gittiği için…

Ülkemiz,kimsenin AKP’ye karşı ağzını açamadığı,yazamadığı bir korku imparatorluğuna dönüştürülmek isteniyor.Yaşananları acı ve ibretle izliyoruz.Tek sesli bir dikta rejimi kurmak istemelerini anlamamak mümkün mü?...

Kendi korkuları da dağları aşıyor…

Nasıl aşmasın…Dokunulmazlıkların kaldırıldığı bir ortamda olacakları düşünün…Milletvekillerinizin neredeyse tamamı hakkında açılan soruşturma dosyaları var…

Yolsuzluktan evrakta sahteciliğe…

Peki ya memleketin bu iktidarın getirdiği hali pür melali?...

Tamam,tüm kamu mallarını haraç mezat satıyorlar satmasına da borçları azalttılar mı?

Ne gezer…

Cumhuriyetin kuruluşundan 2002’ye kadar yaptığı borcu bunlar 7 yılda ikiye katladı.

Her dakika,evet her dakika 108000(birde yazıyla yazalım,yüzsekizbin)TL, borcun yalnızca faizini ödemek durumundayız.Ana para değil,faiz ödemesi…

Halkın durumu mu?

Rakamlara boğmamak için acı gerçeği yansıtan tek bir örnek verelim:

7milyon insanımız elektrik faturasını ödeyemiyor…

İşşizlik mi?

Rakamı ne yapacaksınız,sokaklara çıkın,kahveleri dolaşın…

Bu durumda sayın Belediye Başkanımız Tunç Soyer’e hak vermemek mümkün mü?...

Hele de önümüzde bizlere örnek olan o iki dev çınar,sayın Muazzez İlmiye Çığ  ve sayın Hayrettin Karaca örneği varken…

Yaşlarını tahmin edebiliyorsunuz…

Perşembe günü her ikisi de toplantılarda konuşuyorlardı,Cuma günü ödül törenindeydiler,baktım bir gün sonra Sayın Karaca’nın İstanbul’da bir toplantısı vardı.Pazar günü de sayın İlmiye Çığ’ı televizyonda canlı yayında izledim…

Her gün oradan oraya koşturuyorlar…

Ya ben?

Ya sen?

 Ya biz?...

Tunç Soyer’e teşekkürler…

Çok çalışmalıyız çoookkkk…

 

Seferihisar Yeni Haber Gazetesi
 Seferihisar Yeni Haber Gazetesi internet sitelerinde yayınlanan köşe yazılarının tüm hakları ve sorumluluğu köşe yazarına aittir.
YORUM YAZ
asaf akat (+4) -
Daha önceki hakaret içermeyen yorumlarım yayınlanmadı. Yeniden aynı noktaya temas edelim. Ödül veren alevi derneğinin listesi eksik kalmış sabih,ilmiye ve çyddci tam isabet olmuş. Yalnız meclis komedyeni kameri unutmuşlar teessürlerimi sunarım.
Binali ATAMAN (-2) -
Bu mükemmel insanı okumak bana gerçekten keyif veriyor.Yeni Haber gazetesine teşekkürler.Yazı içeriğindeki(yorumların) her kelimesine aynen katılıyor saygılarımı sunuyorum.Ey koca yürekli Adam gibi Adam mutlu ve sağlıklı yaşa teşekkürler sana. defalarca...
ASU (+1) -
Sizlerle kütüphaneciler arasında Eşşekli Kütüphaneci olarak tanınan Mustafa Güzelgöz'le ilgili gelen bir yazıyı paylaşmak istedim.

Üniversitedeyken hocalarımızdan biri dersine davet etmis ve bende kendisiyle hem tanışma hem de dinleme şerefine erişmiştim. Müthiş bir aydındı, 2005 yılında onu kaybettik. Fakir Baykurt'un da yazdığı da dahil 5-6 kitap yazıldı hakkında ve yaptıkları bir efsane gibi anlatılır bizim aramızda.

GİRİŞİMCİLİK
Yıl 1943. Genç Mustafa'nın tayini kütüphaneci olarak Ürgüp Tahsin Ağa Kütüphanesi'ne çıkar. Devlet memurluğu o dönemde süper bir şey, çünkü özel sektör falan yok. Bizimki kütüphanede heyecanla okurları bekler; bir gün olur, beş gün olur, gelen giden yok.

Etraftakilerle konuşur, herkese anlatır: Bakın kütüphane bomboş duruyor, gelin kitap okuyun. Gelen giden olmaz. Amirlerine durumu bildirir.

Kardeşim otur oturduğun yerde, maaşını düzenli alıyon mu, almıyon mu
Alıyorum.
Eee, o zaman ne karıştırıyon ortalığı, gelen giden olsa maaşın mı artacak? Başına daha fazla bela alacan, o kütüphaneye yıllardır kimse gelmez zaten.
23 yaşındaki genç memur.

Ne yapayım, ne yapayım? diye düşünür durur. Sonunda aklına bir fikir gelir, eşine söyler. Eşi önce: Deli misin bey? der, ama kocasının bir şeyler üretme, işe yarama çabasını yakından görünce fikri kabullenir.

O dönem devletteki amirlerinin çıkardığı tüm engellerin tek tek, binbir güçlükle üstesinden gelir. Çünkü o zaman da şimdiki gibi, Aman bir şey yapmayalım da başımıza bir iş gelmesin. Çalışsan da aynı maaş, çalışmasan zihniyeti aynen var.

O bıyıklı, kravatlı, asık yüzlü, sigara kokan, arkalarındaki Atatürk resminden utanmayan, ama ülkesine gram faydası olmayan bürokratları zorlukla ikna eder ve bir eşek alır. İki tane de sandık yaptırır. İki sandığa, kalınlığına göre 180-200 kitap sığar. Sandıkların üstüne: Kitap İare Sandığı.. yazar.
     
Kitapları eşeğe yükler ve köy köy gezmeye başlar.
Kütüphaneye de bir yazı asar. Sadece Pazartesi ve Cuma günleri açıyoruz.

Köydeki çocuklar şaşırır. Eşeğe bir sürü kitap yüklemiş bir amca, o gariban çocukların küçücük ellerine kitapları verir. Düşünün, Noel Baba gibi. Noel Baba yalan, Mustafa Amca ise gerçek. Geyikler yerine eşeği var. Eşek de daha gerçek, Mustafa Amca da.

Çocuklar bunları okuyun, aranızda da değişin. On beş gün sonra aynı gün gelip alacağım. Aman yıpratmayın, diğer köylerdeki arkadaşlarınız da okuyacak der.

Mustafa artık Ürgüp teki kütüphanede bir iki gün durmakta, diğer günler eşeği Yüksel' le köy köy gezmektedir. Köylerdeki çocuklar Eşekli Kütüphaneciyi her seferinde alkışlarla karşılarlar. Kalpleri küt küt atar heyecandan, sevinç içinde yeni kitapları beklerler.

Mustafa Amca'nın ünü etrafa yayılır. Diğer devlet memurları makam odalarında sıcak sıcak oturup iş yapmazken, Mustafa'nın eşeği Yüksel yediği otu hepsinden fazla hak etmektedir.

Zamanla insanlar kütüphaneye de gelmeye başlar. Mustafa bakar ki kütüphaneye kadınlar hiç gelmiyor. Zenith ve Singer'e mektup yazar:

Bana dikiş makinesi yollayın, firmanızın adını kütüphanenin girişine kocaman yazayım der.

Zenith dokuz tane, Singer bir tane dikiş makinesi yollar (ilk sponsorluk faaliyeti). Salı günlerini kadınlar günü yapar. Kumaşı alan kadın kütüphaneye koşar. On makine yetmediği için sıra oluşur.

Sırada bekleyen kadınların eline birer kitap verir, beklerken okusunlar diye. Okuma-yazma oranının düşüklüğünü görünce halkevlerine okuma yazma kursları vermeye gider. Halıcılık kursları başlatır, bölgede halıcılığı canlandırır.

Bu arada valilik Mustafa hakkında dava açar, kendi görev tanımı dışında davranıyor diye. 50 yaşına gelen Mustafa Amca baskıyla emekli edilir.

Mustafa Amca köylüler arasında efsane olur, yıllar geçtikçe köylerdeki çocuklarda okuma aşkı yerleşir. 2005 yılında Mustafa Amca vefat eder.
Tüm Kapadokya çok üzülür, aralarında toplanırlar. Ürgüp'e Eşekli Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz ve eşeğinin heykelini dikerler.

Girişimcilik ne biliyor musun?

Bulunduğun yere yenilik katmalısın.
Mutlaka adım atmalısın.

Yaptığın iş olduğu yerde durup duruyorsa, sende bir uyuzluk vardır arkadaş.

İnsan var, dokunduğu yere değer katar; insan var, dokunduğu yere değer kaybettirir.

HEYKELİ DİKİLECEK YOKMU MEMLEKETTE?VAR AMA OLANLARINDA KIYMETİ BİLİNMEZ:(

İŞTE GERÇEK BİR HIKAYE..

Bakın Nevşehir'den ve bu ülkeden nice müdür, amir, vali, bürokrat, milletvekili, politikacı geçti; binlercesinin adını kimse hatırlamaz ama Mustafa Güzelgöz ve eşeğinin heykeli var.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Seferihisar Yeni Haber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
ÖNCEKİ YAZILARI
ÖZEL RÖPORTAJ
Konuğumuz Kadir Başlı
Konuğumuz Kadir Başlı
Başarıya Koşanlar sayfamızda ilçemizde adlarını başarı ile özdeşleştiren işadamı, siyasetçi, sporcu veya sanatçı gibi isimlerin öykülerini okuyacak, zirveye giden yoldaki mücadelelerine tanık olmaya devam edeceksiniz…
 
YAZARLARIMIZ
Ayaklı Gazete
31. İLÇE KURULACAK MI?
Mustafa KARABULUT
SEFERİHİSAR CHP’Lİ DELEGELERDEN İNCE AYAR
Şükrü Demirel
NAMAZ AŞIKLARI
Yasemin KARABULUT
Stadyum ve CHP’lilerin sazanlığı
Muhittin AKBEL
Sığacık’ta 2. raunt
 

 

SON YORUMLANAN HABERLER
 
FOTO GALERİ
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
EN ÇOK TIKLANAN HABERLER
 

Bu sitenin tüm hakları, Seferihisar Yeni Haber Gazetesi-ne aittir.

Seferihisar Yeni Haber Gazetesi - Hıdırlık Mh. Atatürk Cd. 35/105 Seferihisar / İZMİR
Tel :0232 7434212