| Seferihisar.com Twitter'da |
|
|
Geçtiğimiz hafta Seferihisar’da meydana gelen sel felaketinde can kaybının olmaması, maddi zararın da telafi edilebilecek boyutta kalması, sanki büyük felaketlere karşı bir tatbikat gibiydi.
Televizyonlardan Mustafa Dolapçı adlı vatandaşımızın Antalya Serik’te göz göre göre ölüme gitmesini izleyince Seferihisar’daki felaket karşısında ‘Bu kadarına da şükür’ diyebildik.
Seferihisar’da sel olduğu gün insanlar telaş içindeydi ve o anda hiç kimse ne yapacağını kestiremiyordu. Kaymakam ve belediye başkanı olaylara hakim olmaya çalışırken o anda aklıma “Sivil Savunma” isminde bir kuruluşun olması gerektiği geldi. “Acaba şu anda neredeler, ne yapıyorlar” diye düşündüm.
Ayrıca bu kuruma bağlı görevliler, büyük orman yangınında da ortalıkta görünmemişti. Hatta, depremde de ‘buhar’ olmuşlardı.
İlçede yangın ve sel paniği yaşanırken bu kurum nerelerdeydi? Ne iş yapıyor bu kurumda görevli arkadaşlar?...
Bizizim yasalarımızda Sivil Savunma’nın tanımı şöyle yapılır:
Savaşta ve afetlerde halkın can ve mal kaybını en aza indirme amacı taşıyan ve topyekün savunmanın en önemli unsurlarından biri olan Sivil Savunma;
- Savaş zamanı halkın can ve mal kaybının en aza indirilmesi,
- Afetlerde can ve mal kurtarılması,
- Büyük yangınlarda can ve mal kaybının azaltılması;
- Yok olmaları veya çalışamaz hale gelmeleri durumunda yaşamı büyük ölçüde etkileyecek olan kamu ve özel kurum ve kuruluşların korunması ile bunların acil onarımlarının yapılmas,
- Savaş zamanı her türlü savunma faaliyetlerinin sivil halk tarafından desteklenmesi;
- Cephe gerisinde halkın moralinin kuvvetlendirilmesi konularını kapsayan SİLAHSIZ, KORUYUCU, KURTARICI önlem ve faaliyetler bütünüdür.
Kurumun görev alanları şöyle sıralanmış
a. Düşman Taarruzları,
b. Doğal (Tabii) Afetler,
(1) Deprem,
(2) Su Baskını,
(3) Toprak Kayması (Heyelan),
(4) Kaya Düşmesi,
(5) Çığ,
(6) Kuraklık,
(7) Fırtına - Kasırga - Tayfun,
(8) Volkan Patlaması,
(9) Hava – Su - Çevre Kirlenmesi,
(10) Sınai Kazalar,
(11) Ulaşım (Kara, Demir, Hava, Deniz Yolları) Kazaları.
(12) Tsunami (Deprem Sonrası Oluşan Dev Dalgalar.)
c. Büyük Yangınlar
Seferihisar bir büyük deprem, bir büyük yangın ve geçtiğimiz hafta da bir büyük sel felaketi yaşadı.
Tekrar soruyorum! Sahi bizim Sivil Savunma ekibimiz o günlerde neredeydi?
Neden yoktu veya olamazdı. Dilimin döndüğünce biraz anlatayım...
İlçelerde “Sivil Savunma Memuru” isminde bir makam vardır. Bu makama bir isim atanılır. Bu isim de diğer dairelerde görev yapan memurlardan on, on beş isim yazar. Ama bu isimlerin sahipleri bile Sivil Savunma birimine yazıldıklarını bilmez.
Bilse de bir yangın veya sel felaketinde ne iş yapacağını bilmez. Bilmemekte de sonuna kadar haklıdır.
Çünkü bu görev için ne eğitim almıştır ne de gerektiğinde can pahasına yapacakları Sivil Savunma hizmetinin karşılığında kendilerine bir kuruş ücret ödenmez.
İşte böyle bir Sivil Savunma ekibi yangında da selde de ‘buhar’ olur.
Bu görev yine belediyeye düşecek gibi görünüyor. Yani belediye bünyesinde bir ekip oluşturulacak. Bu konudaki görev de Başkanı Tunç Soyer’e düşecek.
Acilen en az 10 kişilik bir ekip kurulmalı ve bu arkadaşlara sel, yangın ve deprem gibi afetlerde neler yapacakları iyice öğretilmeli. En az da ayda bir eğitime tabi tutulmalı.. Aksi halde bu gibi olaylarda bir daha can kaybı olmadan kurtulabileceğimizi kimse söyleyemez.
mustafa@seferihisar.com
Sel gider kum kalır derler felaketle yarışma
Buda unutulur elbet ikinci sele kadar
Ey ALTINOK diyorlar; konuşma ve karışma,
Ne değiştibekle gör ÜMİT BAŞKA BAHARA
Atila Altınok(Doğanbey)