| Seferihisar.com Twitter'da |
|
|
Merhaba sevgili dostlar
Sürekli olarak bir darbe konusudur aldı başını gidiyor. Silahlı kuvvetlerin emekli generalleri görevdeyken darbe yapmayı bilmiyorlarmış gibi emekli olup elinde herhangi bir güç kalmadıktan sonra darbe yapmaya karar vermişler.
Bilindiği gibi bu konudan ötürü de malum davadan içeride yattılar. Hatta askerlerle ilgili davalara sivil mahkemelerin bakamayacağı anayasa mahkemesi kararıyla kesinleştikten sonra Ergenekon mahkemesi darbeci
askerler görevdeyken değil de görevden ayrıldıktan sonra darbe yapmaya karar verdikleri için davanın sivil mahkemede sürmesine karar verdi.
Acaba bu adamlarda hiç akıl yok muydu da görev süresi bittikten sonra darbe yapmaya karar verdiler. Hem bu darbe planlarını da malum kozmik odalarda saklamışlar. Malum savcı ve hakimler bir aydır kozmik derecede gizli odayı didik didik aradılar ama hiç bir şey bulamadılar. Ama olsun o planlar mutlaka oralarda bir yerlerdedir...))
Ülkede inanılmaz bir şekilde darbe edebiyatından geçilmiyor. Neymiş efendim
2003 de
TSK camileri bombalayacakmış da, uçaklarımız
Yunan uçaklarıyla savaş çıkaracakmış da, ortalık karışacakmış. Bunun adı Balyoz operasyonu olacakmış. Böylece darbeye zemin hazırlandıktan sonra darbe yapılacakmış.
Lütfen ama ya biraz ciddiyet artık. Hani birazcık bari olsun ciddiyet.
Allah rızası için ciddiyet.
Böyle abuk sabuk şeyleri piyasaya sürüp inanılmaz bir bilgi kirliliği yaratıp halkın kafası ancak bu kadar karıştırılabilir herhalde. Bu TSK kimin ordusudur lütfen birazcık düşünün. Bu ordu Ermenistan ordusu falan mıdır? Bu ordu Güneydoğu da yıllardır onbinlerce şehit veren, senin benim çocuklarımızdan oluşan bir ordudur.
Bu ordu
Mustafa Kemal'in ordusudur.
Kemalist bir ordudur.
Yunanistan'la savaş çıkarmaya gerek yok ki.
Güneydoğu'da savaş fiilen zaten var. Savaş, darbe için bir gerekçe olsaydı zaten şimdiye kadar on defa olurdu herhalde.
Ey aklıevvelller bu
orduyu yıpratmaya çalışmanın, halkın gözünden düşürmeye çalışmanın, sanki halk düşmanı, demokrasi düşmanı bir yapı gibi göstermenin amacı nedir ey gerici basın. Biraz aklınızı başınıza toplayın. Bu sadece
Fethullah/CIA ortaklığı yani
Amerika'nın ekmeğine yağ sürer. Başka kimsenin değil.
Bu geminin içinde hepimiz beraberiz. Bu gemiyi yabancı ellere teslim etmenin size de bir yararı olmayacak. Lütfen ordumuza birazcık olsun sahip çıkın. Genelkurmay başkanı çıkıyor televizyona 'darbe yapmayı asla düşünmedik ve düşünmüyoruz ' diyor.'Lanetliyorum' diyor. Ama yok orduyu eleştirmek moda ya ' Canım zaten kesin darbe yapacaktınız siz' deyip vurun abalıya misali habire orduyu yıpratarak Fethullah/CIA ortaklığının ekmeğine yağ süren bir kesim gazeteci grubu hâlâ bu ülkede gündem yaratıyor.
Bu arada malum kozmik odada
1 ay boyunca didik didik yapılan aramalar sonucunda darbe yapılacağına ilişkin hiç bir şey bulunamadı. Peki
Baykal'a
'Kozmik odadan kozmik patates çıktı' dedi diye kızanlar şimdi ne diyecekler?
Amerika'nın Büyük
Ortadoğu Projesi çerçevesinde gözü gibi koruyup kolladığı
Feto'nun ülkede ne kadar güçlendiği artık o kadar aşikar hale geldi ki....
Baksanıza Erzincan'da İsmailağa cemaati soruşturmasına el atan meşhur savcı zaten 26 yılla yargılanırken bir dönem bu cemaatle uğraşan dönemin Erzincan İl Jandarma Komutanı da bugünlerde Eskişehir'de Ergenekonculuktan gözaltına alındı.
Anlaşılan bu İsmailağa cemaatine dokunan yanıyor.
Anlaşılan Türkiye'nin sorunlarını çözmek Seferihisar'ın sorunlarını çözmekten kolay geldi size. Seferihisar'a ilişkin bir kelime sarfetmiyorsunuz. Siz bu ilçede CHP'nin başkanlığını yaptınız, milletvekili aday adayı oldunuz, halen daha yönetim kurulu üyesisiniz. Seferihisar'a ilişkin söyleyecek hiçbir şeyiniz yok mu? Mandalinimiz, jeotermalimiz, yollarımız, gençlerimiz ne olacak? Zor geliyor de mi bunlara ilişkin yazmak, çözüm üretmek. Nasıl olsa azcık ordu, tarikat, Kemalizm muhabbeti yapsam yeter, siyasi kimliğimizden de ödün vermemiş oluruz, Seferihisar'da da kimsenin ayağına basmamış oluruz diyorsunuz de mi?
Hayırlı işler efendim!
azına saglık kardeşim......... :)
Eğer Tekel işçilerinin direnişi dediğiniz gibi sadece maaşları için değil, Tekelin fabrikalarının ve arazilerinin peşkeş çekilmesini önlemek içinse emin olun bu hükümeti bu direniş götürür!
Ama Türk-İş'in hükümete önerdiği Tekel işçilerinin başka kamu kurumlarına nakli gerçekleşirse o zaman ne diyeceksiniz? İşçi sınıfı topyekün mücadeleyi bir kez daha gündelik çıkarına tercih etmiş olacak. Türk-İş'in genel grev kararını bu kadar zor ve bu kadar geç almasından anladığım, hala daha bir ara çözüm umutları olduğu.
Ha bu arada, bizim de mevsimlik işçilerimiz vardı, Akkum'da çalışan, onlara ne oldu???
birincisi tekel işçileri ile yetkililerin anlaşamama nedenleri sadece maaş olayı değildir,işçilerin çalıştığı bina ve arazilerin (işçiler çıkarıldıktan sonra) boş arazi, atıl arazi denilerek birilerine peşkeş çekilmesidir.İkincisi ve bence en önemlisi bu gün taşeron yanında üç kuruşa hiçbir güvencesi olmadançalışan bunca işçi durumlarından yakınıyorsa(ya da memnunsa)bu gün tekel işçilerinin direnişine karşı çıktığımız sürece yarın daha çok taşeron yanında,daha çok iş güvencesiz ve ve daha az ücretle çalışmayı kabul edeceğiz demektir.
Mezhep meselesine gelince, bir kere tüm mezhepler Hz.Muhammed (s.a.v)'den sonra ortaya çıkmıştır. Yani kul uydurmasıdır. Hatta bunda çıkar kavgaları etkin olmuştur. Kur'an tektir. İslam tektir. Allah'ın gönderdiği dinde mezhepler yoktur. Senin inancın Allah'ın gönderdiği tek olan dine midir yoksa sümüklü vaizlerin lafına mıdır? ASIL OLAN KUR'AN'DIR. Allah kelamı olan sadece bizim kutsal kitabımızdır. Anladın mı? Eğer Türkçe okuma yazman varsa ve okuduğunu anlayacak kadar da zekan varsa Kur'an-ı Kerim'de her şey var. Unutma bizim dinimizde aracı kurum yoktur. İbadet etmek için, dinini anlaman için sadece basit bir zeka yeter de artar bile. Bizim dinimiz vicdan dinidir. Sen Hıristiyan isen onu bilmem. Çünkü ben Hıristiyanlıkta bir Rahip ihtiyacı olduğunu biliyorum. Bizim dinimizi anlaman için, Allah'ın emirlerini yerine getirmen için Amerika'nın beslediği bir uşağa, kapitalizmin bir kölesine, bir hizmetçiye asla ama asla ihtiyacın YOKTUR. Bizim dinimiz "oku" emriyle başlar. Ne idüğü belirsiz bir sümüklü vaizin peşinden gitmeyi emretmez. Ayrıca senin bu hocanın bir çocuğunun adı da Mesih'tir. Bilmiyorsan öğren. Ben, bizim dinimizde bir Mesih'e inanıldığını, bir Mesih beklendiğini bilmiyorum. Buradan belki o senin yerlere göklere koyamadığın hocanın gerçek dinini de anlarsın.
Şunu da asla unutma: Sakın ama sakın kimsenin dinine imanına laf atma. Bu çok tehlikeli bir yoldur. Şundan emin ol ki ben Kur'an-ı Kerim'i senden çok hem de çok daha iyi biliyorum. Bunu anlamak için elalemin sümüklülerine ise asla ihtiyacım olmadı ve asla da olmayacak. Sen eğer okuduğunu anlayacak kadar bir zekadan bile yoksunsan, git sana dinini başkaları anlatsın, sen de sana din adına öğretilenin peşinden gitmeye devam et....
tarikatlar, cemat liderleri saf temiz inanları kendi çıkarları için kullanmaktadırlar. bu kişilere inanmayalım kanmıyalım kendimizi kullandırmayalım............
Bununla beraber Kürt Said'in müridi Amerikan uşağı Fehtullah'ın eline geçen, Amerika'nın ılımlı İslam projesinin yürürlüğe konduğu, sınırları değiştirilmiş, ulusal onurundan eser kalmamış, haysiyetsiz bir ülkede yaşamak istemediğim için ulaşabildiğim herkese ülkemizin içinde bulunduğu tehlikeyi anlatmaya çalışıyorum. Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler müritler, meczuplar ülkesi mi olmalıdır? Neden bunların yazılması sizi bu kadar rahatsız ediyor? Bunlar konuşulmamalı mıdır, yazılmamalı mıdır? Fethullahçıların hoşuna gitmeyen şeyler yazdığımın farkındayım. Ama Atatürk'ün Cumhuriyeti bir tarikat şeyhinin aracılığıyla Amerika'nın çıkarlarına göre şekillendirilmeye çalışılıyorsa ben buna sessiz kalamam. Unutmayın Atatürk'ün bir lafı vardır."Katlandığınız bir yönetimden siz de sorumlu olursunuz". Amerika'nın besleyip büyüttüğü, güçlendirdiği, gözbebeği gibi baktığı, güvenlik önlemlerinin had safhada olduğu özel bir çiftlikte koruduğu bir adam herhalde Türk Milleti'nin çıkarlarına değil Amerika'nın çıkarlarına hizmet ediyor olmak zorundadır. Yine Atatürk'ten bir örnekle bu konuyu netleştirmek istiyorum. "Tarihte hiçbir ülke görülmemiştir ki yabancı ülkelerin tavsiyeleri ve desteğiyle büyümüş ve güçlenmiş olsun"...
Eğer memlekette başka sorun kalmamış gibi bu soruna eğiliyor olmam ulamışlı ya da başka birilerinin hoşuna gitmiyorsa ben doğru şeyler yazıyorum demektir. Demek ki burada bile çoğalıyorlar ve demek ki herkesin kendi ilçesinde böyle bir örgütlenmenin önüne geçebilmek için halkı aydınlatmak gibi ulusalcı bir görevi olmak zorundadır.
Siyasetin laiklik-darbe ekseninden çıkması gerek artık! Önümüzde olan sorunlara çözüm üretmesi lazım siyasetin.
eğer seferihisara hizmet ettiysen icraatlarını anlat bilelim.değilse akıl vermeyi bırak senin yerine bir başkası düşünür ve hizmet eder.
koray bey sizi atatürkçü,laik, demokrat,dürüst kişiliğinizle tanıyoruz.başarılarınızı diliyorum. diğer yorumcu arkadaşlarda çıksın isimlerini açıklayıp yorum yapsınlar görelim........HODRİ MEYDAN.............!!!!!!!!
Ulusal basında onlarca köşe yazarı Ergenekon, TSK, cemaat diye yazıp çiziyor zaten. Ben Seferihisar'ın sorunlarına çözümler istiyorum. Bu çözümleri istediğim kişi de herhangi biri değil, bu ilçedeki iktidar partisinin yöneticisi!
Anlayın artık millet laiklik edebiyatına, ondan üretilen siyasete zerre kadar değer vermiyor.
Millet geçim derdine düşmüş, esnaf kan ağlıyor, emekliler perişan, öğrenciler umutsuz, gençler işsiz!
Bizler artık soframıza giren ekmek nasıl büyüyecek bunları duymak istiyoruz!
Kaldırımlarda hoplayıp zıplamadan insanca nasıl yürüyeceğiz bunların konuşulmasını istiyoruz!
Pazaryerindeki çamur deryasından ne zaman kurtulacağız, Seferihisar içindeki trafik nasıl düzene girecek bunları duymak istiyoruz.
Yemek tarifi verir gibi üç bardak asker, dört kaşık hukuk, biraz tarikat sosu ile servis edilen ahkamlardan bıktık.
Gündelik, önümüzdeki sorunlara çözümler istiyoruz. Bak mesela bu gazetenin yazarlarından Yasemin Hanım'ın gündeme getirdiği bir sorun var önümüzde: Sığacık Yolu. İsterim ki birileri çıksın (mesela Koray Acaroğlu) kafasında bu sorunun çözümüne ilişkin neler var onu anlatsın! Yok Ergenekonmu, darbeymiş, tarikatmiş... bunlar hakkında yaz yaz bitmez, elinden de birşey gelmez! Ama mevkii ve yetki sahibi olarak Sığacık yolu için birşeyler yapabilirsiniz Sayın Acaroğlu! Gelin bir iyilik yapın bize, Seferihisar'a ve kendinize, sorunlarımıza çözüm üretin!!!
Bu ilçenin yerel sorunlarının dışında bir de ülkenin genel gündemi var. Kafasını biraz da kaldırıp seferihisardan dışarıya bakan insanların varlığı sizi rahatsız mı ediyor. Tabi Feto ülkeyi ele geçirsin, emniyeti ele geçirsin, millet sadece seferihisar'ın çöpüyle suyuyla uğraşsın, ülkeyele ilgilenmesin değil mi? istediğiniz bu sizin
Anlaşılan Türkiye'nin sorunlarını çözmek Seferihisar'ın sorunlarını çözmekten kolay geldi size. Seferihisar'a ilişkin bir kelime sarfetmiyorsunuz. Siz bu ilçede CHP'nin başkanlığını yaptınız, milletvekili aday adayı oldunuz, halen daha yönetim kurulu üyesisiniz. Seferihisar'a ilişkin söyleyecek hiçbir şeyiniz yok mu? Mandalinimiz, jeotermalimiz, yollarımız, gençlerimiz ne olacak? Zor geliyor de mi bunlara ilişkin yazmak, çözüm üretmek. Nasıl olsa azcık ordu, tarikat, Kemalizm muhabbeti yapsam yeter, siyasi kimliğimizden de ödün vermemiş oluruz, Seferihisar'da da kimsenin ayağına basmamış oluruz diyorsunuz de mi?
Hayırlı işler efendim!