| Seferihisar.com Twitter'da |
|
|
İtalya’dan Seferihisar’a kazandırdığı, uluslararası bir simgeyle dönen Başkan Soyer’le gelen başarının öyküsünü ve bundan sonrasında ilçeyi bekleyen dönüşümü sizler için konuştuk…
1- İtalya’da Cittaslow Koordinasyon Kurulu’nu ikna eden ve Seferihisar’a sakin şehir üyeliğini getiren, ne oldu?
- Bu proje ilk Türk ilk Müslüman kentine dair bir başvuru olarak önemliydi. Onlara da bunu anlattık. Siz 1 Ocakta tüzüğü değiştireceksiniz ve üyeliği zorlaştıracaksınız. O takdirde biz bu içerideki heyecanı 1 – 2 yıl koruyamayabiliriz. Siz de tekrar açılmak istediğinizde aynı talebi bulamayabilirsiniz. Dolayısıyla bizim için bu birliğe üye olmak ne kadar önemliyse bizi kabulünüzde o kadar önemlidir dedik.
- Daha birinci gün üyeliğimizin mümkün olabildiğini gördüm. Bu nedenle gittiğimiz zaman stratejimizi değiştirerek, ilk günden itibaren üyeliği almak için ne yapmamız gerek ona kafa yormaya başladık. Bütün yaptığımız görüşmelerde de hep bunu vurguladık. Bize kazandıran en önemli noktalardan biri de felsefeyi çok iyi kavramış olmamızdı. Biz sakin şehir konseptine sadece bir turizm projesi olarak bakmadık. Bu konseptin felsefesini çok iyi içselleştirdiğimizi ve sakin şehir felsefesine katabileceklerimizi gördüler. İşte tüm bu nedenlerle belki uzunca bir süre Cittaslow’un son üyesiyiz.
2- Cittaslow üyeliğiyle birlikte hayata geçirmeyi planladığınız projelerin sırası değişti mi? Seferihisar’la ilgili en hızlı şekilde hangi eksiği gidermeniz ya da hangi sorunu öncelikli çözmeniz gerekecek?
- Bu kadar hızlı bir şekilde üyeliğe kabul edilmiş olmak önemli bir sıkıntı doğurdu. Çünkü bizim öngörümüz Nisan ya da Mayıstı. Ve biz o vakte kadar bazı alanlarda yol almayı planlıyorduk. Şimdi ise şöyle bir sıkıntı yaşıyoruz. Artık Seferihisar’a dışarıdan gelen yerli yabancı her konuk bir sakin şehre geldiğini düşünerek gelecek. Ama ne yazık ki biz daha o sakin şehri yaratmadık. Bu hızlı üye olmanın bir handikapı ve programımızı alt üst eden bir durum. Ancak hızlı üyeliğin bir avantajlı yanı var. Artık biz, bahar aylarıyla birlikte yağmaya başlayacak turist akınına hazırlıkla geçireceğiz bu süreyi. Yani köy pansiyonculuğu, ev pansiyonculuğu, ikinci konutların turizme kazandırılması, yeni butik oteller gibi. Bu çalışmaların hepsi zamana yayılacak projelerdi şimdi bunları öne çekmeliyiz.
- İkinci en önemli önceliğimiz de bu cadde düzenlemesi şimdi çok daha hızlı şekilde gerçekleştirmeliyiz. Dolayısıyla öngördüğümüz her şeyi yine yapacağız. Ama daha ağır bir zaman baskısı altında yapacağız bu durumda.
- Tüm bunları gerçekleştirmek içinde Kültür Turizm Bakanımızla bir araya gelmeyi bekliyorum. Bu ay içinde bir görüşmenin planlanması aşamasındayız. Birkaç gün önce müsteşar yardımcımız aradılar. Bakan Bey’le beni bir araya getirmek istediklerini söylediler. Biz zaten cadde düzenlemesiyle ilgili çalışmalarımızı Bakanlığımıza göndermiştik. Şimdi bu konuya dair vereceği onayı biraz daha hızlandırmasını bekliyoruz.
Çünkü bu proje her ne kadar felsefesi ve ideolojisi üzerinde sıkça dursak da ciddi bir turizm projesi. Yeni bir turizm modeli ve Türkiye’ye bu yeni akımın kapısını açan Seferihisar oldu. Seferihisar’ın bu desteği hak ettiğine inanıyorum. Bu Seferihisar’a verilmesi gereken bir destektir. Bakan Bey’in de bu desteği vereceğine inanıyorum. Dolayısıyla bu desteğin ışığını gördüğümüz anda çok daha hızlı adımlarla yol alacağız.
- Sakin Şehir projesinde Seferihisarlının rolü ne olacak, vatandaş bu projenin neresinde duracak ve nasıl destek verecek?
- İtalya dönüşünde gördüğüm, inanılmaz coşkulu ve heyecanlı Seferihisar Halkı, bana tarifi imkansız bir duygu yoğunluğu yaşattı. O yolculuktan sadece eşim ve çocuklarımla buluşup dönebilirdim. Ancak Seferihisar halkının bana gösterdiği sevgi ve ilgi bir şeyi çok net kanıtladı. Artık bu proje Seferihisar halkı tarafından anlaşılmıştır ve onların projesi olmuştur. Bu benim için çok kıymetli. Başından beri yapmaya çalıştığımız şey de buydu. Bu projeyi yaşatacak olan Seferihisarlının katılımıdır. Yoksa bu proje yaşamaz.
- Sakin Şehir projesi, zabıta ya da polisiye tedbirlerle uygulanacak bir oluşum değil. Gerçekten vatandaşların inanarak katılmasını gerektiriyor. Tabela indirmeden, çanak antenlerin sökülmesine, dikilecek sardunyaların bakımından, yapılacak eğitim programlarına katılıma kadar pek çok başlık insanların gönüllü desteği ve katılımıyla olmak zorunda.
- Ben 7’den 70’e herkesin bu projenin bir figüranı değil bir aktörü olduğunu düşünüyorum. Ancak böyle olursa bu toplumsal katılımı başarabilirsek, dışardan gelen insanlara farklılığımızı göstermiş oluruz. Bu projenin özü farklılığımızı anlatabilmektir. Bunun için de belki kafalarımızı ve yüreklerimizi değiştirmemiz gerekecek. Daha iyimser ve pozitif insanlar olmayı hep birlikte başarmak zorundayız. İşte bunu başardığımızda, Türkiye’de parmakla gösterilen bir ilçe olacağız. Seferihisar başka bir şeyi yaşıyor dedirteceğiz.
- Seferihisar sakin şehir kriterlerini gerçekleştirirken en fazla hangi kurum ve kuruluşların desteğine ya da yol arkadaşlığına ihtiyaç duyacak?
- Sakin Şehir projesi bir çok kez de ifade ettiğimiz gibi çok ciddi bir dönüşüm projesi ve gerçekleştirmemiz gereken kriterler hayatın her alanında. Devletin tüm ve kurum ve kuruluşları da yaşamımızın için de hizmet ürettikleri için, hepsiyle paslaşacağımız ortak çalışmalarımız olacak. Ancak en önemli yol arkadaşımız Kültür Turizm Bakanlığı olacak. Çok ciddi bir paylaşım ve koordinasyonla çalışmamız gerekli. Örneğin ev pansiyonculuğu ya da ikinci konut turizmi diyoruz. Tüm bu çalışmalar için Bakanlığın verdiği fonlar ve hibeler var. Bize bu konularda daha ılımlı ve bu işi oldurmak için yaklaşmalarını isteyeceğiz. Dolayısıyla bu projenin başından sonuna kadar Turizm Bakanlığının her birimiyle ayrı ayrı yol arkadaşı olmak zorundayız.
- Seferihisar Belediyesi Sakin Şehir için yapması gereken yatırımların kaynağını nasıl yaratacak. Şimdiye kadar başvuruda bulunduğunuz fonlarla ilgili olumlu bir gelişme oldu mu?
- Bu işin ekonomik ayağında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteği bizim için hayati önemde. En ciddi ışığı şu an için orada görüyorum. Bize destek olacaklarına da inanıyorum. Ama en çok da Seferihisar Halkı’na inanıyorum. Seferihisar Halkı gerektiğinde imece usulüyle bu projeye destek verecek ve sahip çıkacak. Çünkü bu Seferihisar’ın uzun yıllar sonra eline geçen çok önemli bir fırsat. Yani çok sıkıştığımız zaman, ben Seferihisar Halkı’na dönüp diyebilirim ki arkadaşlar gelin herkes şu taşın altına elini koysun. Bize bu desteği vereceklerine inanıyorum. Çünkü, biz bu proje de başarılı olmak zorundayız. Biz başardığımız takdirde, bizden sonrası da gelecek, başka adaylar çıkacak. Bu projenin başka sahiplerinin de olması için bunu yapmak zorundayız. Çünkü sakin şehir dünyanın en çağdaş projelerinden biri. Türkiye için yeni bir yerel yönetim modeli aslında. Yaşam kalitesini yükselten bambaşka bir yaşam şekli.
- Sakin Şehir kriterleri hayata geçirilmeye başlandığında, sizce uygulanacak 52 sakin şehir kriterinden hangisi ya da hangilerinde en fazla zorlanacaksınız?
- Paraya dayalı olanları hayata geçirmekte zorlanacağız muhtemelen. Örneğin güneş ve rüzgar enerjisiyle çalışan aydınlatma direkleri, tanesi 4 bin dolar civarında. Kent merkezine en azından 50-60 tane dikmemiz gerekiyor. Yine bir başka kriter bisiklet yolları ya da çöplerin ayrıştırılması ve bunların geri dönüşümle yeniden kullanılması. Bunlar ciddi yatırımları gerektiren başlıklar. Yani alternatif enerji kaynaklarının kullanılması başlığında biraz zorlanırız. Ancak tüm bu işler içinde destek ve sponsor arayacağız, tüm bunları da aşmayı başaracağımıza yürekten inanıyorum. Bunların hiçbiri dert değil.
- Peki diyelim Seferihisar maddi sıkıntıları nedeniyle sakin şehir kriterlerinden birkaçını yerine getiremedi. Salyangoz logosunun geri alınması gibi bir şey söz konusu mu?
- Elbette ki böyle bir şey var. Ancak Cittaslow Kentler Birliği’nde asıl önemli olan sizin samimiyetle bu kriterleri uygulamaya gayret etmeniz ve sakin şehir felsefesini yaşatma çabası içinde olmanız. Ama bizim bu felsefenin kriterlerini yerine getirmekten kaçındığımızı gördükleri takdirde bunu hoş karşılayacaklarını zannetmiyorum. Yani burada kriterleri gerçekleştirmek için verdiğiniz çaba gerçekleştirmekten daha önemli. Ben yine çok net bir şekilde ifade ediyorum ki, bu proje artık Seferihisar Halkına malolmuştur. Seferihisarlı bu projeye sahip çıkmıştır ve artık hiç kimse bu projeyi Seferihisarlının elinden alamaz.
- Salyangoz logolu ilk yaz ayında Seferihisar’ı nasıl bir turizm sezonu bekliyor? Seferihisarlılar umutlanabilirler mi?
- Seferihisar’ı çok kalabalık bir yaz ve kalabalık sokaklar bekliyor. Çünkü bırakın yabancı turisti İstanbullular, Ankaralılar gelecekler. Bizim ulusal basındaki çıkışımız hızla yükselecek ve daha da artacak. Dolayısıyla insanlar daha çok merak etmeye başlayacaklar “neymiş bu cittaslow, sakin şehir” diyerek gelmeye başlayacaklar. Bu yüzden de kalabalık bir Seferihisar’a herkes hazır olsun.
İzmir'in kaymak tabakası Çeşme'de,Alaçatı'da,Bodrum'da.
Hayal kurmak güzeldir....:))))