Seferihisar Yeni Haber Gazetesi | Yazarlar

Farkında mısınız?

15 Kasım 2009, 09:43
Seferihisar.com Twitter'da

Her semtin, yörenin kendine ait insanları vardır. Herkesin bildiği, çocukluk yıllarımıza damgasını vuran, özlemle andığımız günlerin, vazgeçilmez kişileridir onlar. Seferihisar’da Erol Amca ve kim bilir kimlerin hafızasında, hangi hatıralara yer eden onlarca kişi…
 

Ekmek teknesinin başındaki mağrur duruşu, güler yüzü ve kendinden emin haliyle, sitemizde yayınlandığı ilk günden itibaren herkesi bambaşka diyarlara götüren Şamtatlıcı Erol Amca, beni de tarifi anlatılamaz şekilde duygulandırdı.
 

Onlar aslında bir yaşam biçiminin sembolüydü hepimiz için. Hayatının her anını, emek emek kazanmış, yaşam mücadelesinden hiçbir zaman yılmamış, sahip olduklarıyla yetinmiş ve iç huzuru yakalamış.
 

Siyah-beyaz bir filmin Münir Özkul oyuncuları, Erol Amcalar. Yaşadıkları yerlere kimlik kazandıran, yerel kahramanlar…
  

                                                           *    *    *
 

Farkında mısınız!!!
 

Sakin şehir, ilçemizde hayatımıza çeşitli yollarla -Şamtatlıcı Erol Amca örneğinde olduğu gibi- birtakım değerleri katmaya ya da hatırlatmaya başladı bile.  Sahip olduğumuz güzellikleri usul usul idrak etmeye başladık.
 

Yerelleşmenin ve özgün değerleri ön plana çıkartarak kimlik kazanmanın tadına varmaya ise yeni yeni alışıyoruz.
 

Bir yandan kentin çehresi sakin şehir projesi için yenilenmeye hazırlanırken, biz hala acaba mı? olur mu? sorularında dolaşıyoruz.

Seferihisar Yeni Haber Gazetesi
 Seferihisar Yeni Haber Gazetesi internet sitelerinde yayınlanan köşe yazılarının tüm hakları ve sorumluluğu köşe yazarına aittir.
YORUM YAZ
nisa (+4) -
melike abla çok güzel olmus tam senlik bu iş madem işndende memnunsu yürü ki tutar seni yolun acık olsun
Değişen İnsani Yönümüz Veya Bize Neler oluyor..! (+8) -
Bu akşam köyümü,çocukluğumu düşündüm biraz...Biz ne kadar kalabalıktık...

Ataerkil aile topluluğu;dede,nine,amca,halalar,kuzenler...

Sahi ne çok kalabalıktık....

Ya komşularımız?

Ak saçlı,nur yüzlü amcalar,nineler...

O ahşap köy evlerimizde idare lambasının loş ışı altında çocukluğumuza anlatılan masallar vardı birde...

Evde pişen tarhanadan bir tas yan komşuya komşuluk hakkı...Bir tabak erişte,bir kap yemek....

Köy imeceleri olurdu...Kızlar ayrı,gelinler ayrı gruplara ayrılır maniler söylerlerdi...Türkülerle hayata renk katan o insanlar nerede hani?

Ne çok kalabalıktık....
Ne güzel adetlerimiz vardı bizim...

Tükenmeye başladık...

Kısa aralıklarla o kalabalık sofralardan birer birer eksilmeye başladılar...
Önce dedeler öldü nineler yenildi ecele...Amcalar gurbete gitti,kızlar evlendi...İştahlı sofraların tadı tuzu kalmadı.

Sonra bizlere yol göründü...Gurbet yollarına düştük...Doğduğumuz yerler değil doyduğumuz yerler vatanımızdır dedik...

Biz bölünmeye ailede başladık...

Geldiğimiz kentlerde apartmanlarla tanıştık...Çocukluğumuzun komşuluk paylaşımlarını yavaş yavaş unutmaya başladık...

Çok katlı sitelere taşındık...
Üstümüzde,altımızda kim oturuyor bilmeden,hiç tanımadan bir birimizden kopuk,içimize dönük bir hayat yaşamaya başladık...

Asansörde,sokak kapısında bir birbirimize selam vermeden,bir günaydın demeden başımız çevirip gittik...

Nerede Fatma nineler...Teyzeler?Bize sevgilerini ve tebessümlerini eksik etmeyen o güzel yürekli insanlara ne oldu?

Bize ne oldu sahi...
Onlar yapmıyorsa biz yaptık mı...Elimizde bir tas çorba,çaldık mı yan komşumuzun kapısını?

Geldiğimiz kentlerde hayata tutunmak adına kendimizi ne kadar kaptırdık meşgalelere...Başımızı sokacak bir ev,araba,çoluk çocuğun okulu,giyimi kuşamı derken geçmişimize ne kadar zaman ayırdık?

Toplum bilimcilerini kaygılandıran bu kopukluk yersiz sayılmaz...Gerçek Türkiye nin gittikçe gerildiği,insanların kamplaştığı ve bölünme kaygısı....

Biz bölünmeye ailede başlamadık mı?

Gelinen noktada artık sosyal hayatın getirdiği kaos umurumuzda değil...Öyle bir hale geldik ki kendimizi düşünmekten başkalarına zaman ayıramaz olduk...

Dostluklarımız değerini yitirdi...Bencil paylaşımlarımız bizi yalnızlığa iterken kabahati başkalarında aradık...Tv dizilerine esir olduk...Kendi içimizde tükenmeye başladık...

Sosyal olguda bu bir sınıf atlama sancısı değildir...Kabuk değiştirme bişr üst sınıfa çıkıp elitleşmeye geçişte değil...Bunun ölçüsü bellidir...Babamız çiftçi iken biz memur olmuşuz,yada babamız işçiyken biz biraz iyi kazanan bürokrat olabilmişiz...Sınıfsal sancıdan ziyade toplumsal bir hastalığa yakalanmışız...

Hep gergin,asabi ve somurtkanız...

Sabahları işe giderken servis bekleyen insanların yüzlerine bakınca gördüklerimiz ne kadar acı...Mutsuz yüzler coğrafyası sokaklar sanki...

Teknoloji çağı bizi mutlu etmesi gerekmez mi?
Gördüğümüz bu gergin yüzler öfkeli de...En küçük bir sözde şiddete yönelik eyleme hazır...Tıpkı bomba gibi ....

Biz bölünmeye ailede başladık...
Yazının başında böyle demiştik...

Evlerden komşularımıza,onlardan mahalleye,köye,derken ülkeye böyle yayıldı bu hastalık...Sosyal doku bozuldu,değerlerimiz yozlaştı...

Birbirine tahammül edemeyen bireyler olduk...Ruh yapımız sağlığımız bozuldu...

Biz böyle değildik...
Sahi bize ne oldu?
Not: cok degerli bir dostumdan alıntıdır...
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Seferihisar Yeni Haber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
ÖNCEKİ YAZILARI
YAZARLARIMIZ
Mustafa KARABULUT
SEFERİHİSAR CHP’Lİ DELEGELERDEN İNCE AYAR
Ayaklı Gazete
EMNİYET HIRSIZLARA GÖZ AÇTIRMIYOR AMA….
Şükrü Demirel
NAMAZ AŞIKLARI
Yasemin KARABULUT
Stadyum ve CHP’lilerin sazanlığı
Muhittin AKBEL
Sığacık’ta 2. raunt
 

 

SON YORUMLANAN HABERLER
 
FOTO GALERİ
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
EN ÇOK TIKLANAN HABERLER
 

Bu sitenin tüm hakları, Seferihisar Yeni Haber Gazetesi-ne aittir.

Seferihisar Yeni Haber Gazetesi - Hıdırlık Mh. Atatürk Cd. 35/105 Seferihisar / İZMİR
Tel :0232 7434212