Cengiz Önder (+1) 2009 Temmuz 01, 01:02 İhbar Et +1  -1
Balık çiflikleri ile ilgili yasal düzenlemeler balık çifliklerinden kaynaklanabilecek kirliliklerin önüne geçecek şekle sokulmuştur. Artık kimse kapalı koy tarzında yerlerde, derinliği 30 metrenin altında, en yakın karadan 1.100 metre içerde ve akıntının 0,1 m/sn altında olduğu yerlerde balık çifliği kuramayacaktır. Mevcut olanlarda kriterleri uyan yerlere taşınacaktır. Güvercinlik, kıyıkışlacık v.b. yerlerdeki balık çiflikleride kriterlere uyan yerlere taşınmış, taşınmakta veya taşınamayanlar kapanacaktır. Çiflikler yeni yerlerinde de çevre bakanlığı tarafından kirlilik parametreleri izlenecek şekilde yasal düzenlemeleri yapılmış ve uygulamaya sokulmuştur. Balık çifliği kurmak isteyecek bir müteşebbis yasalara uygun hareket ettiği sürece amacına ulaşacaktır. Halkı bilgilendirme ÇED toplantılarında kurulacak olan balık çifliği ile ilgili itirazlar dinlenir, makul olan itirazlar araştırılır, gerçekle alakası olmayan itirazlar göz önüne alınmaz. Balık çifliği istememenin mantıklı bir açıklaması olmak zorunda. Bence olması gereken "Sığacık körfezinin potansiyelinin ne olduğudur". Bu konuda objektif bilimsel bir çalışma yapılmalıdır. Seferihisar ı yönetenler, Çevre, Tarım, Turizm Bakanlıkları körfez ile ilgili karar ve denetimlerini bu çerçevede yapmalıdır. Körfez potansiyeli taşımıyorsa balık çifliği de kurulmamalıdır. Ancak burnumuzun dibinde Sakız adasında yunanistan 20.000 ton balık üretimini yıllardır yapmaktadır. Ege denizi akıntısı Sakızdaki suları Sığacık körfezine getirmektedir. Şimdiye kadar kimsenin bu kirlilikten yakındığını duymadım. Çünkü sanıldığı gibi balık çiflikleri radyasyon yaymıyor. En büyük kirlilikleri balık dışkısı yani azot ve fosfor. Azot ve fosfor da su bitkilerinin bir nevi gübrelenmesine neden oluyor ve fitoplanktonlar tarafından kullanılıyor, azot ve fosfor bitkiye geçiyor, bu söylendiği gibi yıllar almıyor. Bu olay kapalı koy körfez tarzı yerlerde olursa birikim yapıp kirli bir görüntü oluşturabiliyor. Ancak çevre bakanlığının çıkartığı yönetmeliklerle bu tür yerlerde zaten balık çifliği kurulamıyor ve kirlilik parametreleri yönünden çok sıkı takip ediliyor.
Ege denizi azot fosfor ve mineral madde yönünden zayıf bir deniz. Bunun nedeni Karadeniz gibi besleyici solusyonlar taşıyan büyük akarsulara sahip olmamasıdır. Bu yüzden balık türü fazla ancak miktarı çok düşüktür. Yani balık çiflikleri Ege denizini balık dışkısı ile gübreleyip doğal balık kaynaklarının da artmasına neden olmaktadır diye düşünüyorum.
nilgün torunoğlu (0) 2009 Haziran 30, 18:14 İhbar Et +1  -1
Yavaş kasaba simgesi salyangozu   doğasını ,denizini kirleterek mi alacak Seferihisar?İzmir'in narenciye cenneti cennet ilçemiz serin denizi bakir koylarıyla kendini hakettiği yere taşıyacak ayrıcaklıklarını kaybetme tehlikesiyle ne yazık ki....
Geçen yaz Güvercinlik koyunda balık çiftliklerinin yarattığı kirliliği gözlerimle gördüm,turistlerin hızla kaçıp gitmelerine tanık oldum ve inanın çok üzüldüm.
Tüm çiflıkleri aynı kefeye koymanın yargısız infaz olduğunun ben de farkındayım ama nedense yerel yönetimlerin çabalarının sonuçsuz kaldığı ülkemde Seferihisar'ın geleceğini de bu çifliklere dur denmediği taktirde çok parlak görmüyorum.
Cengiz Önder (0) 2009 Haziran 27, 21:09 İhbar Et +1  -1
Seferihisarlı bir su ürünleri mühendisi olarak yorum yazmak istiyorum!
Maalesef bizim halkımızda bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak gibi bir kötü alışkanlık var. Buna en büyük nedenlerden biride sorumlu gazetecilik ilkelerini çöpe atan araştırma yapmadan yönlendirme yapmaya çalışan medya olmasıdır. Balık çifliklerine karşı insanlar o kadar bilinçsizce yönlendirildilerki avrupa insanının Türkiye den ithal edip yıllardır güvenle tükettiği su ürünlerimize halkımız radyasyonlu çay muamelesi yapmaya başladı. Video da anlatıldığı gibi Bodrum da bu iş bırakılmış değil, tam tersine miktar dahada artmaya devam ediyor. Çifliklerle ilgili yasal düzenlemeler, denetlemeler yavaş yavaş oturmaya başladı. Türkiye`nin en çok turist çeken Muğla bölgesinde vergi sıralamasında balık çiflikleri ilk sıraları paylaşıyor, ilk 10`da herhangi bir turizm tesisi yok. Yılın 12 ayı çalışma imkanına sahip kuluçkahaneler, besi tesisleri, yem fabrikaları, paketleme tesisleri kurulmuş ve kurulmaya devam ediyor, nakliyeciler çalışıyor. Sığacık körfezi çevresinde yaşayan insanlarında iş ihtiyacı var. Balık çifliğine körü körüne hayır demektense bilinçli ellere yaptırılmış, herkes tarafından kabul görmüş turizmi çevreyi su ürünlerini işsizliği göz önüne alan tüm körfezi kapsayan halk tarafından denetlenebilen bir yapıda körfez potansiyeli hedeflenmelidir. Belirlenen körfez potansiyeli aşılmadan kanunlara ve kurallara uygun denetlenebilen üretimler halkımızın ihtiyacıdır.
acar çelik (0) 2009 Haziran 09, 23:04 İhbar Et +1  -1
emeği geçen herkese teşekkürler..herkes duyarlı olmalı,bu arkadaşlara destek vermeli..