17 Haziran 2007, 12:04 - 
Siz de Seferihisar.Com Yazarı Olun
Seferihisar.com Twitter'da

Siz de Seferihisar.Com Yazarı Olun

Günde 300 hit alan Seferihisar'ın ilk ve tek portalına yazılarınızla destek olmak ister misiniz?

Seferihisar ve beldelerinde karşılaştığınız sorunları, makalelerinizi yazabilir, Sorunların çözümüne katkıda bulunabilirsiniz. Tek yapmanız gereken, admin@seferihisar.com adresine vesikalık fotoğrafınızla birlikte, kısaca kendinizi tanıtan bir mail yollamak...



YORUM YAZ
KARTAL (-1) -
1 MAYIS      

Siz bıkmadınız mı? Ben bıktım! Her sene aynı çekişme. 1 Mayıs'ta Taksim'e çıkılacak, çıkılmayacak, çıkılacak, çıkılmayacak! Bir köprüde karşılaşmış iki inatçı keçi; Ve ardından her 1 Mayıs akşamı ana haber bültenlerinde aynı görüntüler: Üzerlerine boyalı su sıkılan, coplanan, biber gazından gözleri kızarmış genç, yaşlı, kadın, erkek insan manzaraları.
Yahu, insan nasıl üzülmez? Bunlar, benim yurdumun insanları. Belki komşumun kızı, belki köşedeki gazete bayii, belki akrabamın oğlu var içlerinde, belki de hergün selamlaştığım marketteki kasiyer oğlan . Mutlaka yüzü maskeli örgüt üyesi olması gerekmez ki insanın. Eskaza o anda oradan geçme gafletinde bulunmak bile yeterli toz duman kıyasıya bir kavgadan nasibini almak için. Hükümetin günler öncesinden psikolojik püskürtmelerine, popüler medyanın her daim pompaladığı korku kültürüne bilinçaltı biat etmek suretiyle güvenli evlerine saklanan, korku içinde bekleyen diğerlerine düşense, sadece kimseye birşey olmasın diye dua etmek ve sonrası; eş dost, hısım akraba, herkes evinde mi diye, sarılmak telefonlara can havliyle...
Peki nereden çıktı bu 1 Mayıs? Yooo, öyle sandığınız gibi komünist bir ülkenin marifeti değil. Hatta tam tersi, özgürlükler ülkesi Amerika'da başlayıp, tüm Dünya'yı rüzgarına alan bir süreç bu. İşte, 1 Mayıs'ın kökeni:
Albert Parsons asılmadan evvel, özür dilemesi halinde affedileceğini söyleyen mahkeme heyetine dönerek, tarihe geçecek şu sözleri sarf etmiştir: “Bütün Dünya biliyor suçsuz olduğumu. Eğer asılırsam cani olduğumdan değil, emekçi olduğumdan asılacağım. 'Cenaze törenlerine yüzbinlerce işçi katıldı.
Gelelim tarihe 'Kanlı 1 Mayıs' olarak geçen 1977 yılına:

DİSK organizasyonu önderliğinde İstanbul'a gelen 500.000 kişi alanı doldurdu. Katılımın yüksek olması nedeniyle kortejlerin alana geç girmesi sonucu, miting te uzadı. Saat 19:00 sularında DİSK Başkanı Kemal Türklerin konuşması sırasında, aniden The Marmara Oteli'nin (o zamanki adı ile İntercontinental Oteli) üst katlarından ateş açıldı. Kalabalık panikledi ve koşarak kaçmaya başladı. İnsanlar kaçmaya çalışırken, panzerler halkı sıkıştırarak hepsini Kazancı Yokuşu'na doğru itti. O sırada Kazancı Yokuşu'nu bir kamyon tıkadı.
Bu esnada kalabalığı korkutmak için bir kere daha ateş açıldı. Ve arada kalan insanlara polis sert bir biçimde müdahale etti. İnsanlar birbirlerini ezerek ve kimileri panzer altında kalarak kaçmaya devam ettiler. Çıkan olaylarda 28 kişi ezilme ve boğulma nedeniyle, kurşun yarasından ve 1 kişi de polis kurşunu ile olmak üzere, toplam 34 kişi hayatını kaybetti.

Ölenlerin çoğu, Kazancı Yokuşu'nun başına park eden kamyon yüzünden sıkışarak öldüler.130 kişi yaralandı ve 470 kişi gözaltına alındı. Fakat gözaltına alınanlardan hiçbirinin olayla bağlantısı kurulamadı. Ateşi kimin açtığı tam olarak belirlenemedi ve olaylar aydınlatılamadı. Sular İdaresi'nin çatısından ve Otel odalarından ateş edenler bulunamadı.
PEKİ NE İSTİYORUZ...!
Çünkü birincisi, uğruna savaştığınız bu güzel halkın, yaşam koşulları artık eskisinden çok daha zor. Üstüne üstlük, kendileri için asfalt yerde sürüklenen, ağzı burnu kan içinde kalmış kadınlar, kıyasıya coplanan gencecik üniversiteliler, üzerine boyalı su ve biber gazı sıkılan işçiler görmeye, emin olun yürekleri dayanmıyor ve çoğu da artık bunu istemiyor.
Gelelim yüzyıllardır kavgası bitmeyen, bu çok özel günle alakalı olarak, bendenizin naçizane
görüşüne: Efendim, bütün çalışan, üreten, işçi ve emekçi kesimin 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlu olsun, diyorum. Ve 1 Mayıs'ın, bayram gününe yakışır bir barış ortamı içinde olmasını istiyorum. Herkesin güneşli bir bahar gününde, neşe içinde, türkülü, halaylı, sazlı, sözlü, kendi misyonuna yakışan güzellikte bir İşçi Bayramı geçirmesini diliyorum. Bilmem ki.. Çok mu şey istiyoruz acaba?
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Seferihisar Yeni Haber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER Yarımada Haberleri HABERLERİ
ÖZEL RÖPORTAJ
Ümit Cingöz'le dobra dobra
Ümit Cingöz'le dobra dobra
AK Parti İlçe Başkanı Ümit Cingöz’e biz sorduk, Cingöz cevapladı.
 
YAZARLARIMIZ
Yeni Haber'den
GEÇ DE OLSA İYİ OLACAK
Mustafa KARABULUT
TEOMAN EREL VE SEFERİHİSAR BELEDİYE MECLİSİ
Ayaklı Gazete
BELEDİYENİN AVRUPA YAKASI
Yasemin KARABULUT
KADINLARIMIZ
Şükrü Demirel
ÖMÜR VE ÖLÜM MUHASEBESİ
Muhittin AKBEL
BAZ İSTASYONU TERÖRÜ
 
FOTO GALERİ
 
SON YORUMLANAN HABERLER
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
EN ÇOK TIKLANAN HABERLER
 

Bu sitenin tüm hakları, Seferihisar Yeni Haber Gazetesi-ne aittir.

Seferihisar Yeni Haber Gazetesi - Hıdırlık Mh. Atatürk Cd. 35/105 Seferihisar / İZMİR
Tel :0232 7434212