
| Seferihisar.com Twitter'da |
| Follow @Seferihisar_com |
Anadolu Gençlik Derneği Semineri
Anadolu Gençlik Derneği İzmir Şubesi Seferihisarlılar için çağımızın en büyük sorunu aile içi iletişimsizlik konulu bir seminer düzenliyor.
Anadolu Gençlik Derneği İzmir Şubesi, 20 Şubat 2010 Cumartesi günü saat 19:30’da Seferihisar Belediyesi Eski Kültür Merkezinde çağımızın en büyük problemlerinden, aile içi iletişimsizliği konu alan bir seminer düzenleyecek.
6 yıldır milli ve manevi değerlere bağlı nesiller yetiştirmek için çalışmalarını sürdüren Anadolu Gençlik Derneği; düzenledikleri Çanakkale Programları, Mekke’nin Fethi Geceleri, Peygamberimize Sevgi Geceleri, İstanbul’un Fethini Kutlama Programları, üniversite ve ortaöğretim gençliğine yönelik faaliyetlerine, çağımızın en büyük sorunu olan aile içi iletişimsizliğe çözüm olacak “Aile İçi İletişim Seminerleri”ni de ekliyor. Araştırmacı Mehmet Baki Öztürk’ün konuşmacı olarak katılacağı seminerde, aile fertleri arasında iletişim nasıl olmalı?, Çağımızın En Büyük Sorunu Aile İçi İletişimsizlik!, 21.yy’da aile gibi konular işlenecek ve seminer tüm katılımcılara ücretsiz olarak açık olacak.
-
Seferihisarspor finallerde
Terfi maçları eşleşmeleri çekilen kuralarla belli oldu
Eklenme: 27 Ocak 2012
-
Derbide gülen Karşıyaka
A2 Ligi’ndeki İzmir derbisinde gülen taraf Karşıyaka oldu
Eklenme: 23 Ocak 2012
-
Seferihisar'dan Diyarbakır...
Seferihisar Belediyespor forması giydiği yıllarda üstün perform...
Eklenme: 20 Kasım 2011
-
SEFERİHİSAR'DA FUTBOL ŞÖLE...
Göztepe A2, Seferihisarlı futbol severlerin oluşturduğu tribünl...
Eklenme: 18 Ekim 2011
-
GÖZTEPE SEFERİHİSAR'DA OYN...
Türk futbolunun önde gelen takımları Seferihisar-da oynayacak.
Eklenme: 06 Ekim 2011
-
CANINIZ SAĞOLSUN
Seferihisar Spor, final maçında Alanya-ya yenilerek Türkiye iki...
Eklenme: 06 Ekim 2011
-
ANTALYA'DA SEFERİHİSAR RÜZ... Seferihisar Spor rakibinin 6 golüne karşı 13 gol atarak gurup b... Eklenme: 06 Ekim 2011
-
KUMLARIN KRALLARI ŞAMPİYON
2011 yılı Garanti Plaj Futbol Ligi Seferihisar etabı sonuçlandı...
Eklenme: 06 Ekim 2011







.jpg)


.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)


(1).jpg)










Türkiye'de aile-geçlik arasındaki kopukluğun bu durumlara gelmesinin ana temeli 1980'lerin başında atılmıştır. Bilmiyorum hatırlar mısınız? Zamanın televizyonlarında çok konuşan birisi "biz Avrupa'da yaşayan vatandaşlarımızın dini inançlarını yerine getirebilmeleri için hocalar gönderdik ve hatta paralarını Rabıtaya ödettik" diye avazı çıktığı kadar bağırıyordu. Gönderilen hocalar, şehirlerin her köşesine "eski binaları camilere dönüştürüp, ilk önce tarikatları türeterek toplumu kamplaştırıp, bir bütünü paramparça ettiler. Bu konuda fazla detayına girmeyeceğim. İşte o tarikatlar sonradan Türkiye'ye ithal edildiler.
Sayın dostlar, sorunun ana kaynağı gelişen dünyada ekonominin adil dağıtımının yollarının tıkatılmış olmasından kaynaklanmaktadır. Şimdi affınıza sığınarak ana nedeni açmaya çalışacağım. İlk önce şunu belirteyim ki, inancı olmayan toplumlar ölmeye mahkûmdur. Bizim inancımızda bir ana öğe "şükretmek" vardır. Bizlere dini bütünlerimiz tarafından şükretmeyi ne şekilde aktarmışlardı ve aktarıyorlar? Bu gün kuru ekmek bulduysan ona şükretmelisin, şayet şükretmezsen yarın onu da bulamazsın demişlerdi ve demeye de devam ediyorlar. Niçin, üçüncü olarak "Eğer, yarın için bu kuru ekmeyin yanına bir zeytin tanesi eklemek için gayret göstermezsen, yarın yapacağın şükür kabul olunmaz" demiş olsalardı. Toplum üretkenliğe itilmiş olurdu. Tüketilenleri görebilenlerde üretmeye başlayınca işsize iş kapısı açılmış olacağından, çalışanlarda ailelerine, çocuklarına insanca yaşama koşulu yaratılmış olurdu. İnsanca yaşama kavuşmuş olanlarında da aile-gençlik sorunları olmazdı. Saygılarımı ve sevgilerimi sunarım.
Buyurun size MİLLİ GÖRÜŞ'Ü doya doya yaşayan bir, ne olarak adlandırırsanız artık. Nekadar kuvettli bir iletişim gücüne sahip etrafında toplanan kalabalığa bakarkta anlamak mümkün sanırım.
nün isterim. Olaya partizanca yaklaşmayan ve bir rant amacı gütmeyen akıl ehli her insan sanırım bu düşüncelerime bir nebzede olsa katılacaktır. Şimdi soracaksınız yönetim dedin, ailenin, toplumun bazı sıkıntılarından bahsettin ne alaka? Şu alaka sayın başbakan ve saygı değer dava arkadaşları değilmiydi iktidara sahip olmaya aday oldukları ilk günlerde seçim meydanlarında bangır bangır bağararak BU MİLLİ GÖRÜŞTEN BİŞİ OLUMUYOR, ÜLKEYE DAHA ÇOK ZARAR VERİYOR ki biz bu yüzden milli görüş gömleğimizi çıkardık, kabuk değiştirdik ve idareye talibiz.. Fakat bilindiği üzere görünen o ki bu gömleği çıkarmışlar ütülemişler ve gardroplarının en özel köşesine asmışlar ki zamanı geldiğinde takkelerinin, burkalarının, altına giyip düzgün bir gömlek ile artık her şeye eyvallah eder halkın karşısına temiz temiz çıkabilsinler diye. Ben derimki bu kafa bu birikim ile halka yapılan onca şeyide göze alarak evet bu milli görüş hikayesi ve milli görüşün arkasından yapılan üretilen politikalar, sosyal hedefler ülkeyi ve milleti bu hale sokmaktan başka bir şey sağlayamamıştır ve konuyla alakalıda şunu diyorum son cümle ANADOLU GENÇLİK DERNEĞİ bir MİLLİ GÖRÜŞ örgütlenmesidir ve benim gözümden görünen bütün bu ülkede yaşanan sorunların, aile temelinne dayandırılarak üzerinin örtülmesinden başkada bir şey değildir ki bu ülkenin en büyük avantajlarından biridir aile bağları ve aile birliği onuda kendi kafa yapılarına uygun kıstaslara, kalıplara soktularmı eyvallah bundan sonra elde ne kalır allah bilir... saygılarımla..