17 Şubat 2010, 08:47 - 
Anadolu Gençlik Derneği Semineri
Seferihisar.com Twitter'da

Anadolu Gençlik Derneği Semineri

Anadolu Gençlik Derneği İzmir Şubesi Seferihisarlılar için çağımızın en büyük sorunu aile içi iletişimsizlik konulu bir seminer düzenliyor.

Anadolu Gençlik Derneği İzmir Şubesi, 20 Şubat 2010 Cumartesi günü saat 19:30’da Seferihisar Belediyesi Eski Kültür Merkezinde çağımızın en büyük problemlerinden, aile içi iletişimsizliği konu alan bir seminer düzenleyecek.

6 yıldır milli ve manevi değerlere bağlı nesiller yetiştirmek için çalışmalarını sürdüren Anadolu Gençlik Derneği; düzenledikleri Çanakkale Programları, Mekke’nin Fethi Geceleri, Peygamberimize Sevgi Geceleri, İstanbul’un Fethini Kutlama Programları, üniversite ve ortaöğretim gençliğine yönelik faaliyetlerine, çağımızın en büyük sorunu olan aile içi iletişimsizliğe çözüm olacak “Aile İçi İletişim Seminerleri”ni de ekliyor. Araştırmacı Mehmet Baki Öztürk’ün konuşmacı olarak katılacağı seminerde, aile fertleri arasında iletişim nasıl olmalı?, Çağımızın En Büyük Sorunu Aile İçi İletişimsizlik!, 21.yy’da aile gibi konular işlenecek ve seminer tüm katılımcılara ücretsiz olarak açık olacak.



YORUM YAZ
balcı ozkan (-2) -
cok guzel geçitin seferihısarda     daha guzel işler   olacak
Halil Uçar (+5) -
Sayın Seferihisarlı dostlarım. Almanya'da olmam dolaysıyla Anadolu Geçlik Derneğinin ne amaçla hizmet verdiğini bilmiyorum. Yalınız toplantının konusu beni çok yakından ilgilendirdiğinden, düşüncelerimi açmaya çalışacağım. Bende bu günlerde bu konuyu irdelemeye çalışıyorum. Türkiye'deki aile-geçlik arasındaki yaşantısının çok daha vahimi Almanya'da yaşanmaktadır. Çok farklı iki toplum arasına sıkışıp kalan Almancı Türk geçliği kaybolup gitmektedir. İşte ben, kaybolmakta olan bir neslin dramını araştırıp, bir kâğıt üzerine karalamaya çalışıyorum. Konuyu fazla dağıtmadan, Ercüment rumuzuyla yazan arkadaşım yazacaklarımı yazdığından, onu kutlayorum. Bende bir başka pencereden bakmaya çalışacağım.
Türkiye'de aile-geçlik arasındaki kopukluğun bu durumlara gelmesinin ana temeli 1980'lerin başında atılmıştır. Bilmiyorum hatırlar mısınız? Zamanın televizyonlarında çok konuşan birisi "biz Avrupa'da yaşayan vatandaşlarımızın dini inançlarını yerine getirebilmeleri için hocalar gönderdik ve hatta paralarını Rabıtaya ödettik" diye avazı çıktığı kadar bağırıyordu. Gönderilen hocalar, şehirlerin her köşesine "eski binaları camilere dönüştürüp, ilk önce tarikatları türeterek toplumu kamplaştırıp, bir bütünü paramparça ettiler. Bu konuda fazla detayına girmeyeceğim. İşte o tarikatlar sonradan Türkiye'ye ithal edildiler.
Sayın dostlar, sorunun ana kaynağı gelişen dünyada ekonominin adil dağıtımının yollarının tıkatılmış olmasından kaynaklanmaktadır. Şimdi affınıza sığınarak ana nedeni açmaya çalışacağım. İlk önce şunu belirteyim ki, inancı olmayan toplumlar ölmeye mahkûmdur. Bizim inancımızda bir ana öğe "şükretmek" vardır. Bizlere dini bütünlerimiz tarafından şükretmeyi ne şekilde aktarmışlardı ve aktarıyorlar? Bu gün kuru ekmek bulduysan ona şükretmelisin, şayet şükretmezsen yarın onu da bulamazsın demişlerdi ve demeye de devam ediyorlar. Niçin, üçüncü olarak "Eğer, yarın için bu kuru ekmeyin yanına bir zeytin tanesi eklemek için gayret göstermezsen, yarın yapacağın şükür kabul olunmaz" demiş olsalardı. Toplum üretkenliğe itilmiş olurdu. Tüketilenleri görebilenlerde üretmeye başlayınca işsize iş kapısı açılmış olacağından, çalışanlarda ailelerine, çocuklarına insanca yaşama koşulu yaratılmış olurdu. İnsanca yaşama kavuşmuş olanlarında da aile-gençlik sorunları olmazdı. Saygılarımı ve sevgilerimi sunarım.
ercument (+6) -
http://www.facebook.com/home.php?#!/video/video.php?v=104475309578200&ref=nf

Buyurun size MİLLİ GÖRÜŞ'Ü doya doya yaşayan bir, ne olarak adlandırırsanız artık. Nekadar kuvettli bir iletişim gücüne sahip etrafında toplanan kalabalığa bakarkta anlamak mümkün sanırım.
ERCÜMENT (+7) -
Aile içi iletişim, güzel tanım aslında tamda kaybetmeye yüz tutmuş bir değer, kuşak çatışması, olgunların çağa ayak uydurmakta zorlanması, ebeveny ve çocuk ilişkisinin gitgide zayıflaması   aile içi iletişime sekte vuran başlıca sebepler. Ben biraz farklı bir pencereden bakmak istiyorum müsadenizle bu işe, ülkedeki refahın her geçengün ciddi bir düşüş ivmesi göstermesi, işsizliğin alabildiğince artması, geçim sıkıntısının neredeyse her gelir sınıfında kendini acımasızca hissettirmesi, toplumun ordusuna, hukukuna güven kaybetmesi, halkın giderek artan bir korku politikası ile yönetilerek neredeyse artık herşeyi sessizlikle kabullenmeye zorlanması, milletin bin bir türlü ayak oyunları ile zerre zerre şırınga edilerek, rejim biçiminden, laikliğinden, hukuk düzeninden, taa 1923 ten beri üzerine tek tek tuğla konularak bu güne kadar verdiği onur mücadelesiyle, dökülen tonlarca kanla, göz yaşı ile çizilen mukaddes haritasından ve yaşam biçiminden, milliyetini göğsünü gere gere söylemesinin engellenmesinden, hakkını aramaya çalışan halkının, hakkı olanı aradığı için itilip kakılmasından ve hatta dövülüp yerlerde sürüklenmesinden, yüz yıllardır en büyük nifak yuvası olan tekkelerden, dergahlardan, cemaatlerden artık çok normal hayatın içinde ülke birliğine varlığına hizmet eden birer yuva gibi bahsedilmesinden ve hayat bulmasından, daha akıl sahibi olan her kişinin çığ gibi büyütebileceği bu sebeplerden bakmak istiyorum olaya. Acaba son 7 - 8 yıldır iyice tavan yapan bu nedenlerin, aileye etkisi ne kadardır, geçim sıkıntısı ile debelenen bir ebeveynin evlatları ile, eşi ile ve diğer aile fertleri ile olan ilişkisi ne derece düzgün ve iiyi bir iletişime muktedir olabilirki, sizlerde elinizi vicdanınıza koyarak bir düşü
nün isterim. Olaya partizanca yaklaşmayan ve bir rant amacı gütmeyen akıl ehli her insan sanırım bu düşüncelerime bir nebzede olsa katılacaktır. Şimdi soracaksınız yönetim dedin, ailenin, toplumun bazı sıkıntılarından bahsettin ne alaka? Şu alaka sayın başbakan ve saygı değer dava arkadaşları değilmiydi iktidara sahip olmaya aday oldukları ilk günlerde seçim meydanlarında bangır bangır bağararak BU MİLLİ GÖRÜŞTEN BİŞİ OLUMUYOR, ÜLKEYE DAHA ÇOK ZARAR VERİYOR ki biz bu yüzden milli görüş gömleğimizi çıkardık, kabuk değiştirdik ve idareye talibiz.. Fakat bilindiği üzere görünen o ki bu gömleği çıkarmışlar ütülemişler ve gardroplarının en özel köşesine asmışlar ki zamanı geldiğinde takkelerinin, burkalarının, altına giyip düzgün bir gömlek ile artık her şeye eyvallah eder halkın karşısına temiz temiz çıkabilsinler diye. Ben derimki bu kafa bu birikim ile halka yapılan onca şeyide göze alarak evet bu milli görüş hikayesi ve milli görüşün arkasından yapılan üretilen politikalar, sosyal hedefler ülkeyi ve milleti bu hale sokmaktan başka bir şey sağlayamamıştır ve konuyla alakalıda şunu diyorum son cümle ANADOLU GENÇLİK DERNEĞİ bir MİLLİ GÖRÜŞ örgütlenmesidir ve benim gözümden görünen bütün bu ülkede yaşanan sorunların, aile temelinne dayandırılarak üzerinin örtülmesinden başkada bir şey değildir ki bu ülkenin en büyük avantajlarından biridir aile bağları ve aile birliği onuda kendi kafa yapılarına uygun kıstaslara, kalıplara soktularmı eyvallah bundan sonra elde ne kalır allah bilir... saygılarımla..
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Seferihisar Yeni Haber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER Spor HABERLERİ
YAZARLARIMIZ
Mustafa KARABULUT
SEFERİHİSAR CHP’Lİ DELEGELERDEN İNCE AYAR
Ayaklı Gazete
EMNİYET HIRSIZLARA GÖZ AÇTIRMIYOR AMA….
Şükrü Demirel
NAMAZ AŞIKLARI
Yasemin KARABULUT
Stadyum ve CHP’lilerin sazanlığı
Muhittin AKBEL
Sığacık’ta 2. raunt
 

 

SON YORUMLANAN HABERLER
 
FOTO GALERİ
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
EN ÇOK TIKLANAN HABERLER
 

Bu sitenin tüm hakları, Seferihisar Yeni Haber Gazetesi-ne aittir.

Seferihisar Yeni Haber Gazetesi - Hıdırlık Mh. Atatürk Cd. 35/105 Seferihisar / İZMİR
Tel :0232 7434212